Beyaz Saray'da düzenlenen Kabine Toplantısı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden müzakereler ve Orta Doğu'daki stratejik dengeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. İran'ın anlaşma masasında istenen noktaya gelmesi gerektiğinin altını çizen Trump, aksi takdirde askeri seçeneğin masada olduğunu ima etti.

İspanya Başbakanı Sanchez'in ofisine polis baskını!
İspanya Başbakanı Sanchez'in ofisine polis baskını!
İçeriği Görüntüle

İran'ın ABD ile bir anlaşma yapma konusunda "çok kararlı" olduğunu belirten Trump, mevcut ilerlemeden henüz tamamen memnun olmadığını dile getirdi. Sürecin başarısız olması ihtimaline değinen ABD Başkanı, şu ifadeleri kullandı:

"Şu ana kadar gelinen noktadan memnun değiliz, ama olacağız. Belki geri dönüp bitirmek zorunda kalacağız, belki de kalmayacağız. Kusursuz bir anlaşma olması gerekiyor, kötü bir anlaşma için bunu yapmadım."

Toplantıda hazır bulunan Dışişleri Bakanı Marco Rubio da diplomasiyi öncelediklerini ancak sonuç alınamaması durumunda ellerinde başka seçeneklerin de bulunduğunu vurguladı. Rubio, önümüzdeki birkaç günün gidişat açısından belirleyici olacağını ifade etti.

"Hürmüz Boğazı İran'ın kontrolünde olmayacak"

İran Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerini denetlediğine yönelik açıklamalarının ardından gelen bir soruyu yanıtlayan Trump, su yolunun statüsüne dair net bir duruş sergiledi. Boğazın uluslararası sular olduğunu hatırlatan Trump, "Boğaz herkese açık olacak ve İran'ın kontrolünde olmayacak. Kimse onu kontrol etmeyecek, biz onu koruyacağız" dedi.

Abraham Anlaşması ve nükleer stok çıkışı

Bölgesel normalleşme adımlarına da değinen Trump; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkelerin Abraham Anlaşması'na derhal dahil olmalarını arzu ettiğini söyledi. Bu ülkelerin sürece katılmasının tarihi bir başarı olacağını belirten Trump, "Dürüst olmak gerekirse, bunu bize borçlu olduklarını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Trump ayrıca, İran'ın nükleer stoklarının kontrolünün Rusya veya Çin'e devredilmesi fikrine de karşı çıkarak, böyle bir senaryonun kendisini "konforlu hissettirmeyeceğini" sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi