Vatandaşı yüksek fiyatla karşı karşıya bırakırken üreticinin ürününü düşük fiyata satmasına neden olduğu belirtilen yaş sebze ve meyve zincirine yönelik operasyonda, ürünlerin üreticiden çıktıktan sonra tüketiciye ulaşana kadar geçtiği ticari aşamalar incelendi.

İncelemelerde, ekonomik açıdan zorunlu olmayan ticari halkalar üzerinden ürünlerin birden fazla kez el değiştirdiği belirlendi. Her işlemde yeni bir alış ve satış fiyatı oluşurken, buna eklenen ticari marjların üretici fiyatı ile tüketici fiyatı arasındaki farkı artırdığı tespit edildi.

Vergi Denetim Kurulu (VDK) tarafından yürütülen çalışmada üreticilerin beyanları; müstahsil makbuzları, şirketlerin alış ve satış kayıtları ile Hal Kayıt Sistemi verileriyle karşılaştırıldı. Böylece üreticinin ürünü hangi fiyattan sattığı, şirketin aynı ürünü kayıtlarına hangi bedelle aldığı ve sonraki aşamada ne kadara sattığı takip edildi.

Çalışma kapsamında 1.029 çiftçinin beyanı üzerinden üreticinin satış fiyatı ile tedarikçi şirketin aynı ürünü kayıtlarında gösterdiği alış bedeli karşılaştırıldı.

Bazı ürünlerde maliyet yüksek gösterildi

İncelemelerde dikkat çeken örneklerden birinde üretici, mandalinayı 6-8 TL/kg seviyesinde sattığını beyan etti. Buna karşın tedarikçi şirketin kayıtlarında aynı ürünün alış maliyeti 28 TL/kg olarak gösterildi. Şirketin ortalama satış fiyatı ise 31,82 TL/kg oldu.

Başka bir kayıtta ise üreticinin satış fiyatı 12 TL olarak beyan edilirken, şirket kayıtlarında ürünün alış bedeli 31,48 TL, ortalama satış fiyatı ise 31,65 TL olarak yer aldı.

Bu kayıtta şirketin alış ve satış fiyatı arasında yalnızca 17 kuruş fark bulunurken, üreticinin beyan ettiği fiyat ile şirket kayıtlarındaki alış bedeli arasında 19,48 TL fark oluştu.

Vergi incelemelerinde, bazı ürünlerin gerçek alış fiyatından daha yüksek bedeller üzerinden kayda alındığı ve bu yolla şirket kayıtlarında daha yüksek maliyet oluşturulduğu tespit edildi.

Bazı müstahsil makbuzlarının da gerçeği yansıtmadığına yönelik tespitlere yer verildi. VDK raporlarına göre hayatını kaybetmiş 49 kişi adına 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği belirlendi. Söz konusu belgelerin toplam tutarının ise 2,5 milyon lirayı aştığı tespit edildi.

İncelemelerde bazı büyük tedarikçilerin piyasaya sundukları ürün miktarını olduğundan düşük gösterdikleri de belirlendi.

Dosyaya yansıyan değerlendirmelerde, bu yöntemle piyasada arzın sınırlı olduğu görüntüsünün oluşturulduğu ve bunun fiyatların yükselmesine zemin hazırladığı ifade edildi.

Tarlada 5 lira, markette 100 liraya kadar çıkıyor

Yaş sebze ve meyvedeki fiyat farkının dikkat çektiği ürünlerden biri de limon oldu. Yeni hasat limonun tarla fiyatı 5 liraya kadar gerilerken, hal fiyatı 10 lira seviyesinde bulunuyor. Limonun pazardaki fiyatı 40-50 liraya, marketlerdeki fiyatı ise 80-100 liraya kadar çıkıyor.

Fiyat farkında yeni sezon ürününün henüz sınırlı miktarda piyasaya girmesi, erkenci ürünün talebi karşılayacak düzeyde olmaması ve geçen sezondan depolanan yüz binlerce ton limonun hâlâ satışta bulunmasının etkili olduğu belirtiliyor.

Depolarda yaklaşık 400-500 bin ton limon stoklanabiliyor. Uzmanlar, stoklanan limonların piyasada fiyat manipülasyonu amacıyla kullanılabildiğini ifade ediyor.

Öte yandan limonun depoda tutulması halinde depolama, işçilik, fire, nakliye ve finansman maliyetleri de ürünün fiyatına ekleniyor. Bunun yanı sıra tüccar, hal, dağıtıcı ve perakendeci aşamalarındaki ticari marjlar da nihai fiyatın yükselmesine neden oluyor.

Fed faiz kararını açıkladı
Fed faiz kararını açıkladı
İçeriği Görüntüle

Üretici kasım ve aralık aylarını işaret etti

Adana'da narenciye üreticisi Bekir Yıldız, şu anda 5 liraya kadar gerileyen erkenci limon fiyatının piyasadaki gerçek fiyatı yansıtmadığını söyledi.

Yıldız, asıl ürünün kasım ve aralık aylarında piyasaya gireceğini belirterek, bu nedenle şu anda üreticiden alım yapılmadığını ifade etti. Yıldız, birkaç ay sonra arzın artmasıyla çarşı ve pazardaki fiyatların düşmesini beklediklerini dile getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi