İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sosyal medya platformlarında yayınladığı videolarda suç unsuru bulunduğu gerekçesiyle başlatılan soruşturma kapsamında, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlarından 2 yıl 7 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talebiyle tutuklanan Deniz Göktaş, bugün yargılanmasına başlandı.

Duruşma, İstanbul 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde salon kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle İstanbul 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda görüldü.

Duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, Göktaş hakkında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla cezalandırılmasını ve tahliye edilmesini istedi.

Casusluk soruşturması: Eski MASAK Başkan Yardımcısı tutuklandı
Casusluk soruşturması: Eski MASAK Başkan Yardımcısı tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Hakim, Göktaş'ın "suçu ve suçluyu övme" suçundan beraatine karar verirken, "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "dini değerleri aşağılama" suçundan ise 7 ay 20 gün hapis cezası verdi. Göktaş, hakkında tahliye kararı verildi.

İddianameden

İddianamede, şüphelinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili, YouTube'da yer alan bir videodaki söylemlerinin "eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanı'nın toplum nezdindeki şeref, onur ile saygınlığını rencide edecek boyutta" olduğu kaydedilmişti.

Göktaş'ın "halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici" söylemlerde bulunduğu da ileri sürülen iddianamede İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'le ilgili halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu iddia edilmişti.

Şüphelinin gösterisinde sarf ettiği bu sözlerin toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı mahiyet arz ettiği, dini inançları gereği denize kapalı kıyafetle giren kadınları hedef alıp, nefret söyleminde bulunduğu, bu nedenle 500'ü aşkın CİMER başvurusunun yapıldığı anlatılan iddianamede, Göktaş'ın sarf ettiği sözlerin toplumun geniş kesimlerinde infial uyandırmaya elverişli olduğu, kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkardığının anlaşıldığı öne sürülmüştü.

Kaynak: Haber Merkezi