Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılar yapılanmasına ilişkin dikkat çeken iddialar gündeme geldi. Sabah’tan Halit Turan’ın haberine göre soruşturma dosyasında, yapılanmanın iletişim yöntemlerinden mali faaliyetlerine, yurtlardaki uygulamalardan karar alma mekanizmasına kadar birçok başlıkta iddialar yer aldı.
Şifreli haberleşme ve “ulak” sistemi
Savcılık belgelerinde, yapılanmanın iletişim ve bilgi güvenliği amacıyla çeşitli yöntemler geliştirdiği öne sürüldü. Güvenlik ve istihbarat birimlerince, FETÖ’nün ByLock sistemine benzer özel bir haberleşme uygulamasının kullanıldığının tespit edildiği aktarıldı.
Dosyada WhatsApp ve Facebook gibi uygulamalardan kaçınılması, şifreli e-posta ve özel yazılımların kullanılması, talimatların ise “ulak” adı verilen aracılar üzerinden iletilmesi yönünde kurallar bulunduğu belirtildi.
“Ulakların” aynı şehre art arda gitmemesi ve aynı aracı kullanmaması gibi tedbirler aldığı da öne sürüldü. Yurt ve derneklere ilişkin hassas bilgilerin yalnızca sorumluların erişebildiği şifreli çantalarda tutulduğu iddia edildi.
Yurtlarda resmi kayıtların yanı sıra gayriresmi kayıtların da tutulduğu, bu işlemler için özel olarak korunan bilgisayarların kullanıldığı ve kamera görüntülerine ilişkin de çeşitli talimatlar verildiği ileri sürüldü.
Kuriş hakkında “mehdi” iddiası
Soruşturma dosyasına yansıyan bir diğer iddia ise cemaatin karar alma mekanizmasına ilişkin oldu. Dosyada, Alihan Kuriş’in Hz. Muhammed ile görüşerek karar aldığı yönünde tabana söylem aktarıldığı ve bu yöntemle alınan kararlara yönelik şüphelerin ortadan kaldırılarak itaati sağlamanın amaçlandığı öne sürüldü.
Kuriş’in tabana “mehdi” olarak gösterildiği ve bu şekilde bağlılığın güçlendirildiği de soruşturma dosyasındaki iddialar arasında yer aldı.
Yurtlarda yabancı çocuk iddiası
Dosyada ayrıca yurt dışından getirilen yaşı küçük yabancı çocukların Türkiye’deki bazı yurtlara yerleştirildiği ve burada yapılanmaya bağlı bir eğitimden geçirildiği iddia edildi. Kütahya, Mersin ve Antalya’daki yurtlarda kalan çocukların turist vizesiyle Türkiye’de tutulduğu, daha uzun süre kalmalarını sağlamak amacıyla dil eğitimi gerekçesiyle farklı kuruluşlarla iletişime geçildiği ileri sürüldü.
7,2 milyar liralık gelir iddiası
Yapının mali faaliyetlerine ilişkin incelemelerde de dikkat çeken rakamlar yer aldı. Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün 2025 verilerine göre, 2 bin 82 dernek üzerinden toplam 7,2 milyar liralık gelir elde edildiği ve bu paranın kayıt dışı kullanıldığı öne sürüldü. Para transferlerinin kamu bankaları yerine güvenilen kişilerin kişisel hesapları üzerinden gerçekleştirildiği de dosyadaki iddialar arasında yer aldı.
Merkez Almanya’ya taşınacak iddiası
Soruşturma dosyasında, Türkiye’deki denetimlerin artması halinde yapılanmanın merkezini Almanya’ya kaydırmayı planladığı da ileri sürüldü.
Köln’de 17 bin metrekarelik arazi üzerinde yaklaşık 70 milyon euro maliyetle inşa edilen İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) tesisinin, Avrupa’daki dini ve eğitim faaliyetlerinin koordinasyon merkezi haline getirilmesinin planlandığı belirtildi. Dosyada ayrıca, kaçak ve ruhsatsız olması veya depreme karşı risk taşıması nedeniyle yıkılan dernek ve yurtların ardından cemaat tabanının hükümete karşı yönlendirildiği iddiası da yer aldı.




