Gümüş fiyatlarında tarihi yükseliş
Gümüş fiyatlarında tarihi yükseliş
İçeriği Görüntüle

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) finansman yapısında önemli bir değişiklik 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81’inci maddesinde yapılan değişiklikle, devletin SGK’nın tahsil ettiği malullük, yaşlılık, ölüm ve genel sağlık sigortası primlerinin dörtte biri oranında kuruma yaptığı katkıya ilişkin hüküm kaldırıldı. Düzenleme, 24 Temmuz’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen torba kanunla hayata geçirildi. Değişikliğin ardından ekonomi ve sosyal güvenlik alanından iki dikkat çekici değerlendirme geldi.

Babuşçu: SGK’da finansman riski büyüyor

Prof. Dr. Şenol Babuşçu, Hazine katkısının kaldırılmasının SGK açısından önemli bir gelir kaleminin ortadan kalkması anlamına geldiğini belirtti. Babuşçu, düzenlemenin kurumun finansman açığını büyüterek nakit dengesi ve mali sürdürülebilirliği üzerinde olumsuz etki yaratacağını belirtti:

“Ağustos 2026 itibarıyla SGK primlerine sağlanan Hazine katkısının kaldırılması, kurumun önemli bir gelir kalemini ortadan kaldırdı. Bu kararın, SGK’nın finansman açığını artırarak nakit dengesini ve mali sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemesi bekleniyor.”

Çelik: Mesele sadece para değil, yasal güvence

Prof. Dr. Aziz Çelik ise değişiklik yürürlüğe girmeden önce BirGün’de yaptığı değerlendirmede, hükümetin düzenlemeyi teknik ve muhasebesel bir sadeleştirme olarak sunduğunu hatırlattı. Çelik’e göre devlet katkısı ile “açık finansmanı” adı altında yapılan bütçe transferlerinin tek kalemde toplanması nedeniyle Hazine’den SGK’ya aktarılan toplam nakit tutarın mutlaka azalacağı sonucu çıkarılamaz. Ancak kaldırılan düzenlemenin, prim gelirlerinin dörtte biri kadar otomatik ve yasayla güvence altına alınmış bir devlet yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Çelik, yeni sistemde aynı desteğin “ihtiyaç kadar” ve takdire bağlı biçimde aktarılacağını belirterek değişikliği şöyle tanımladı:

“Kuralın niteliği, ‘güvenceli bir yükümlülük’ten ‘ihtiyaç kadar takdiri transfer’e dönüşüyor.”

Bu nedenle düzenlemenin yalnızca bir muhasebe değişikliği değil, hukuki ve kurumsal bir dönüşüm olduğunu belirtti.

SGK’nın “açığı” daha yüksek görünebilir

Çelik’in üzerinde durduğu bir diğer nokta, değişikliğin SGK’nın mali tablolarına nasıl yansıyacağı oldu. Eski sistemde devlet katkısı SGK’nın düzenli gelirleri arasında gösteriliyordu. Yeni modelde aynı nitelikteki kamu kaynağının “açık finansmanı” olarak kaydedilmesi halinde, SGK’nın bilançosundaki açık rakamının teknik olarak büyüyeceğini belirten Çelik, 2025 yılında 889 milyar liralık devlet katkısının SGK’nın mali görünümünde belirleyici olduğunu belirtti. Çelik’e göre SGK geçmiş alacaklarını tahsil eder veya başka gelirler elde ederse, yeni sistemde Hazine’den yapılacak transfer o ölçüde azaltılabilecek. Bu da otomatik bir finansman taahhüdünün koşullu bir bütçe transferine dönüşmesi anlamına geliyor.

SGK nasıl finanse ediliyor?

Çelik’in analizine göre SGK’nın temel düzenli gelirleri primler, bugüne kadar uygulanan devlet katkısı ve diğer gelirlerden oluşuyordu. Emekli aylıkları ve sağlık harcamaları ise kurumun temel gider kalemleri arasında yer alıyor. Gelirlerle giderler arasında fark oluştuğunda ise Hazine “açık finansmanı” yoluyla SGK’ya kaynak aktarıyor. Çelik, SGK’nın özel bir sigorta şirketi veya hane bütçesi gibi değerlendirilmemesi gerektiğini; gelir ve harcamalarının esas olarak kamu finansmanının bir parçası olduğunu vurguluyor.

Kamu katkısının payı yıllar içinde geriledi

Çelik’in aktardığı verilere göre, SGK’nın toplam gelirleri içinde devlet kaynaklı katkının payı uzun vadede ciddi biçimde geriledi. 2002’de toplam kurum gelirlerinin yaklaşık yüzde 40’ı açık finansmanı adı altında devlet tarafından karşılanırken bu oran 2004’te yüzde 46’ya çıktı. 2008 sonrasında otomatik devlet katkısı sistemine geçildi ancak toplam kamu katkısının kurum gelirleri içindeki payı sonraki yıllarda düşerek 2025’te yaklaşık yüzde 15’e kadar geriledi. Aynı dönemde emekli dosya sayısının 5,9 milyondan 16,2 milyona çıktığını belirten Çelik, emekli sayısındaki büyük artışa karşın kamu katkısının SGK gelirlerindeki payının gerilemesinin sosyal güvenlik sistemindeki temel sorunlardan biri olduğunu belirtti.

Emekli aylıkları için de uyarı

Çelik, yeni düzenlemenin gelecekte emekli aylıkları ve sosyal güvenlik haklarına ilişkin tartışmalarda da etkili olacağını belirtti. SGK’nın mali tablolarındaki açığın daha yüksek görünmesinin ilerleyen dönemde emekli aylıklarında artış, intibak veya diğer sosyal güvenlik iyileştirmelerine karşı “kaynak yok” gerekçesinin daha fazla kullanılmasına zemin hazırlayabileceğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi