Muğla’dan Antalya’ya, Denizli’den Aydın’a, Kastamonu’dan Afyonkarahisar’a kadar farklı şehirlerde meydana gelen yangınlardan sonra yazılı açıklama yapan Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, vatandaşları ihmale, dikkatsizliğe ve sorumsuzluğa karşı sert ifadelerle uyardı.
Aslan, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Her yaz aynı acıları yaşamak, aynı görüntüleri seyretmek ve aynı ihmallerin bedelini orman işçilerimizin canıyla, milletimizin servetiyle ve ülkemizin geleceğiyle ödemek zorunda değiliz. Resmî verilere göre geçtiğimiz yıl meydana gelen orman yangınlarının yüzde 96’sı insan kaynaklıdır. İnsan kaynaklı yangınların çok büyük bir bölümü de ihmalden ve dikkatsizlikten çıkmıştır. Bu oran bize çok açık bir gerçeği göstermektedir: Ormanlarımız yalnızca aşırı sıcaklardan veya doğal şartlardan dolayı yanmıyor. Ormanlarımız çoğu zaman bir insanın dikkatsizliği, tedbirsizliği ve sorumsuzluğu nedeniyle yanıyor. Söndürülmeden yere atılan bir sigara izmariti, kontrolsüz yakılan bir mangal ateşi, anız yakılması, bahçe temizlemek amacıyla tutuşturulan ateş, yol kenarına bırakılan cam şişeler veya kıvılcım çıkaran bir çalışma; binlerce hektarlık ormanı birkaç saat içerisinde küle çevirebiliyor. Bunun adı basit bir hata değildir. Bunun adı, milyonlarca canlının yaşam alanını ve milletimizin ortak geleceğini tehlikeye atmaktır.”
Orman işçilerimizin canını tehlikeye atmayın
Settar Aslan, orman yangınlarıyla mücadele eden işçilerin çok ağır şartlarda görev yaptığına dikkat çekerek açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Birileri birkaç saniyelik dikkatsizlik yapıyor; o dikkatsizliğin bedelini orman yangın işçilerimiz günlerce alevlerin arasında mücadele ederek ödüyor. Orman işçilerimiz kavurucu sıcakların, yoğun dumanın ve metrelerce yükselen alevlerin karşısına canlarını ortaya koyarak çıkıyor. Ailelerinden, çocuklarından ve sevdiklerinden ayrılarak Yeşil Vatan’ı savunuyorlar. Her kontrolsüz ateş, her söndürülmemiş izmarit ve her sorumsuz davranış, aynı zamanda bir orman işçisinin hayatını tehlikeye atmaktır. Buradan açıkça ifade ediyorum: Hiç kimsenin ihmali, orman işçilerimizin canından daha değerli değildir. Hiç kimsenin keyfi, milletimizin ormanlarından ve geleceğinden daha önemli değildir.”
Yangın çıktıktan sonra üzülmek yetmez
Aslan, orman yangınlarıyla mücadelenin yalnızca yangın çıktıktan sonra yapılan müdahaleden ibaret görülmemesi gerektiğini belirtti:
“Yangın çıktıktan sonra üzülmek, sosyal medyada paylaşım yapmak veya birkaç gün boyunca hassasiyet göstermek yeterli değildir. Asıl vatanseverlik, yangının çıkmasını engelleyecek sorumluluğu göstermektir. Ormanlarımız hepimizin ortak malı değil, ortak emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak yalnızca Orman Genel Müdürlüğünün, kamu kurumlarının veya orman işçilerinin görevi değildir. Ormana giren, kırsalda çalışan, araç kullanan ve açık alanda ateş yakan herkesin doğrudan sorumluluğu vardır. Vatandaşlarımızdan özellikle yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde çok daha dikkatli olmalarını istiyoruz.
Ormanlık alanlarda ve ormanlara yakın bölgelerde ateş yakılmamalı, anız ve bahçe atıkları kesinlikle yakılmamalı, sigara izmaritleri gelişigüzel atılmamalı, yasaklara eksiksiz uyulmalı ve en küçük duman görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verilmelidir.”
İhmalin bedeli ağır olmalıdır
Öz Orman-İş Genel Başkanı Settar Aslan, yangına sebebiyet verenlere yönelik yaptırımların caydırıcı biçimde uygulanması gerektiğini de vurguladı:
“Orman yangınına neden olan ihmal ve sorumsuzluklar sıradan bir kabahat olarak değerlendirilemez. Bir kişinin dikkatsizliği sonucunda binlerce ağaç, yaban hayatı, köyler, tarım alanları ve insanların hayatları tehlikeye giriyorsa bunun karşılığında uygulanacak yaptırım da ortaya çıkan zararın büyüklüğüyle orantılı olmalıdır.Yangına sebep olan kişiler hızlı biçimde tespit edilmeli, adli ve idari süreçler gecikmeden işletilmeli, verilen cezalar kamuoyuna açıklanmalı ve caydırıcılık sağlanmalıdır. Devletimizin bütün kurumları yangınla mücadele için seferber olurken, hiç kimse ‘Bir şey olmaz’ anlayışıyla hareket edemez. Çünkü ormanda bir şey olduğunda yalnızca birkaç ağaç yanmıyor; vatanın bir parçası yanıyor.”
Yeşil vatan millî bir meseledir
Aslan, açıklamasının sonunda yangınlarla mücadele eden bütün personele teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün ülkemizin farklı bölgelerinde alevlere karşı mücadele eden orman işçilerimize, orman mühendislerimize, muhafaza memurlarımıza, itfaiye ekiplerimize, pilotlarımıza, güvenlik güçlerimize, gönüllülerimize ve destek veren bütün kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Rabb’im bütün çalışanlarımızı kazadan, beladan ve her türlü tehlikeden muhafaza etsin. Bizler Öz Orman-İş Sendikası olarak dün olduğu gibi bugün de orman işçilerimizin ve Yeşil Vatan’ın savunucusu olmaya devam edeceğiz. Ancak milletimizin de artık şu gerçeği çok net biçimde görmesi gerekiyor:
Orman yangınlarının çok büyük bölümü önlenebilir yangınlardır. Önlenebilir bir yangına sebep olmak kader değildir; ihmal ve sorumsuzluktur. Bir izmarit yalnızca izmarit değildir. Kontrolsüz bırakılmış bir ateş yalnızca ateş değildir. Her biri bir ormanı, bir köyü, bir canı ve bir orman işçisinin hayatını tehdit edebilir. Herkesi açıkça uyarıyoruz: Yeşil Vatan’ı ihmale, dikkatsizliğe ve sorumsuzluğa teslim etmeyeceğiz. Yangını söndürmek kahramanlıktır. Yangının çıkmasını önlemek ise insanlık, vatandaşlık ve vatan borcudur.”




