Sağlık Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan okullarda çocuklara yönelik “uyuşturucu testi yapılacağı” iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, çalışmanın biyolojik bir test değil, dijital bağımlılık ve tütün kullanımına yönelik bilimsel tarama anketlerini kapsadığı belirtildi.

Açıklamada, kamuoyunda yanlış anlamalara yol açabilecek iddialar üzerine bilgilendirme yapılmasına gerek duyulduğu vurgulandı. Çalışmanın, 12-18 yaş grubundaki gençlerin dijital bağımlılık, tütün kullanımı ve diğer bağımlılık türleri açısından risk durumlarını değerlendirmeyi amaçladığı ifade edildi.

Programın, Bağımlılık Bilim Kurulu’ndaki akademisyenlerle birlikte, uluslararası bilimsel standartlara uygun ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandığı kaydedildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 21 Mart 2025'te 280 santimetreyle Türkiye'de yılın en yüksek kar kalınlığı n
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 21 Mart 2025'te 280 santimetreyle Türkiye'de yılın en yüksek kar kalınlığı n
İçeriği Görüntüle

Söz konusu çalışma, herhangi bir biyolojik test uygulamasını değil; iletişim dili özenle hazırlanmış, bilimsel geçerliliği olan anket ve soru formları aracılığıyla risk durumlarının erken dönemde tespit edilmesini amaçlayan koruyucu bir halk sağlığı yaklaşımını içermektedir. Programın, Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle ve ilgili tüm etik ve bilimsel ilkeler gözetilerek hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

Bu yaklaşım, gençlerimizin gelişim sürecinde ailelerin rolünü merkeze alan bir anlayışla tasarlanmaktadır. Süreçte ailelerin bilgilendirilmesi ve farkındalıklarının artırılması temel öncelikler arasında yer almakta; çocuklarımızın karşı karşıya kalabileceği riskler konusunda hem gençlerimizin hem de ailelerimizin bilinç düzeyinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Tarama çalışmaları sonucunda risk altında olabileceği değerlendirilen gençlerimiz, ihtiyaç duymaları halinde psikolog ve psikiyatri uzmanlarımızın bulunduğu danışmanlık hizmetlerine yönlendirilecektir. Bu süreçte aileler de bilgilendirilerek destek mekanizmasının bir parçası olacak; böylece özellikle dijital bağımlılık başta olmak üzere bağımlılık risklerinin, çoğu zaman aileler tarafından dahi fark edilmeden ilerleyebildiği erken dönemlerde bilimsel destek mekanizmaları devreye alınabilecektir.

Kaynak: Haber Merkezi