Saadet Partisi Genel Başkanı ve Yeni Yol Partisi grup başkanı Mahmut Arıkan, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'ndan fon krizine, sel felaketlerinden 2027 bütçe teklifine ve basın özgürlüğüne kadar birçok başlıkta iktidarı sert bir şekilde eleştirdi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan ve TBMM Başkanlığı'na sunulan 16 maddelik Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na değinen Arıkan, İslam dünyasında yeni çatışma hatları üretecek adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Arıkan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bir Müslüman ülkenin güvenliğini sağlamak adına başka bir Müslüman ülkenin güvenliği tehlikeye atılıyorsa, bunun adı 'dayanışma' değil, yeni bir 'ayrışmadır'. Biz böyle bir ayrışmanın parçası olmayız."
Anlaşmanın bir iş birliği değil yükümlülük anlaşması olduğunu vurgulayan Arıkan, TBMM'den izin alınıp alınmayacağını ve 5 Ekim Riyad kararının hukuki dayanağını sorarak, "Mevcut bölgesel gelişmelerle birlikte değerlendirdiğimizde, bu anlaşmanın coğrafyamızın geleceği adına umudumuzu değil, endişemizi artırdığını ifade etmek zorundayız" dedi.
'Dere yatağına AVM yaparsanız selden şikayet edemezsiniz'
İstanbul'da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyen Arıkan, yağışın şiddetinin tek başına bir açıklama olamayacağını belirterek, "Yaşanan felaketin hazırlayıcısı dere yatağına yapılaşmadır, artan beton yoğunluğudur. Dere yatağına AVM yaparsanız, selden, fay hattına rezidans dikerseniz, depremden şikâyet edemezsiniz" değerlendirmesinde bulundu.
Fon krizi ve 'siyasi ayak' çağrısı
Sermaye piyasalarında günlerdir konuşulan "fon krizine" yönelik hazırlanan yasa teklifini eleştiren Arıkan, teklifin mağdurun parasına tam güvence vermediğini ve SPK'ya geniş yetkiler tanındığını belirtti. Vatandaşın hem vurgunculardan hem de devletin gecikmesinden zarar gördüğünü ifade eden Arıkan, şöyle konuştu:
"Tüm bunlardan sonra muhalefeti ekonomiyi terörize etmekle suçluyorsunuz… Ekonomiyi terörize edenleri arayanlar, o meşhur listeye bakacaklar! Orada aradıklarını bulacaklardır. O listenin başına da 'Fon Terör Örgütü' yazmayı unutmayacaksınız!"
İşin siyasi ayağının sümen altı edildiğini savunan Arıkan, "Fon vurgununda gazetecilere, bürokratlara, şirketlere ve mağdurlara fatura kestiniz ama iş siyasi ayağa gelince listeyi sümen altı ettiniz! Bu işin siyasi ayağını, lordlar kamarasını açıklayacaksınız" çağrısında bulundu.
2027 bütçesi ve tarım politikalarına tepki
Meclis'e sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi'nde 3 trilyon 868 milyar TL bütçe açığı bulunduğuna dikkat çeken Arıkan, faiz ödeneklerinin artış hızına tepki gösterdi. Bütçeye ilişkin Arıkan, "Demek ki bu bütçe, aileyi, gençleri, engellileri, eğitimi, sağlığı, toplumu öncelemiyor" dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını ton başına 3 bin 720 lira olarak belirlemesini de eleştiren Arıkan, enflasyon oranına göre fiyatların artırılması ve üreticinin korunması gerektiğini vurguladı. Antalya'da kasım ayında düzenlenecek COP31 Zirvesi hazırlıkları kapsamında Aksu'da EXPO karşısındaki 300 dönümlük tarım arazisinin otoparka dönüştürülmesine değinen Arıkan, "300 dönüm tarım arazisini otopark yaptılar! İklim Zirvesi’ne de toprağı asfaltla kapatarak hazırlanması bizler için hiç şaşırtıcı olmadı!" ifadelerini kullandı.
'Gazetecilik suç değildir'
Konuşmasının sonunda basın meslek örgütlerinin 24 Ekim Cumartesi günü düzenleyeceği ortak eylem ve basın açıklamalarını kıymetli bulduğunu dile getiren Arıkan, "Milletimizin haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne sahip çıkan bu haklı itirazın yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Gazetecilik suç değildir" diyerek sözlerini tamamladı.





