Rahim ağzı (serviks) kanserinin en önemli ve yaygın nedeni HPV virüsü olan ve rahim ağzını kaplayan hücrelerin çoğalıp büyümesi ile başlayan ancak erken teşhis ile tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Rahim ağzı kanseri, cinsel ilişki sırasında ağrı ve sonrasında vajinal kanama, normalden ağrılı ve kanamanın daha uzun sürdüğü regl dönemleri, adet dışı ve menopoz sonrası vajinal kanama, kıvamlı ve ağır kokulu vajinal akıntı, pelvik bölgede ağrı ve kilo kaybı gibi belirtilere neden olur.
Rahim ağzı kanserinin en yaygın nedeninin HPV virüsü olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları erken teşhisinin önemini vurguladı. Rahim ağzı kanserinin belirtileri arasında cinsel ilişki sırasında ağrı ve sonrasında vajinal kanama, normalden ağrılı ve kanamanın daha uzun sürdüğü regl dönemleri, adet dışı ve menopoz sonrası vajinal kanama, kıvamlı ve ağır kokulu vajinal akıntı, pelvik bölgede ağrı ve kilo kaybı bulunuyor.
Rahim ağzı kanserinde erken teşhisin önemini vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Jinekolojik Onkoloji Yan Dal Uzmanı Doç. Dr. Yağmur Minareci “İlişki sonrası kanamadan olağandışı vajinal akıntıya, geçmeyen pelvik ağrıdan açıklanamayan kilo kaybına kadar bazı değişiklikler göz ardı edilmemeli. Bu belirtiler tek başına kanser anlamına gelmez, ancak tekrarlıyor veya uzun sürüyorsa mutlaka değerlendirilmelidir” dedi.
Kişinin kendi normalinden farklı, açıklanamayan değişiklikleri önemsemesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Minareci, rahim ağzı kanserinde gözden kaçan 10 belirtiyi sıraladı:
1. CİNSEL İLİŞKİ SONRASI KANAMA
Cinsel ilişki sonrası tekrarlayan kanama değerlendirilmelidir. Enfeksiyon, rahim ağzındaki hassasiyet veya polip gibi iyi huylu nedenler de kanamaya yol açabilir, ancak uzun süre tekrarlayan kanamayı normal kabul edip geçiştirmemek gerekir.
2. MENOPOZ SONRASI KANAMA
Menopoz sonrası kanama, hiçbir zaman normal kabul edilmemelidir! Bu durum, farklı nedenlere bağlı gelişebilir, ancak tek bir kez bile görülse, mutlaka sebebi araştırılmalıdır.
3. ADET DÖNEMLERİ ARASINDA KANAMA
Beklenmeyen zamanlarda görülen lekelenme veya kanama, özellikle daha önce böyle bir şikâyeti olmayan kadınlarda araştırılmalıdır.
4. ADETİN NORMALDEN UZUN VEYA YOĞUN OLMASI
Adet miktarının belirgin şekilde artması veya adet süresinin alışılmışın dışına çıkması önemsenmelidir.
5. OLAĞANDIŞI VAJİNAL AKINTI
Kadının alışık olmadığı şekilde gelişen sulu, kanlı veya kötü kokulu akıntının dikkate alınması gerekir. Akıntının rengi, kokusu, miktarı veya yapısında kalıcı bir değişiklik varsa nedeni araştırılmalıdır.
6. CİNSEL İLİŞKİ SIRASINDA AĞRI
Cinsel ilişki sırasında ağrı; enfeksiyon, kuruluk, endometriozis veya farklı pelvik hastalıklardan kaynaklanabilir. Şikâyet sürekli hale geliyor veya ilişki sonrası kanamayla birlikte görülüyorsa kontroller ihmal edilmemelidir.
7. GEÇMEYEN KASIK, PELVİK VEYA BEL AĞRISI
Uzun süren pelvik, kasık veya bel ağrısı tek başına rahim ağzı kanserine özgü değildir. Ancak ağrının geçmemesi, giderek artması ve anormal kanama veya akıntı gibi başka belirtilerle birlikte görülmesi önemlidir.
8. AŞIRI KİLO KAYBI VE İŞTAHSIZLIK
Diyet veya yaşam tarzı değişikliği olmadan gelişen belirgin kilo kaybı ve iştahsızlık farklı hastalıklarda da görülebilir. Bu yakınmaların diğer belirtilerle birlikte ortaya çıkması halinde değerlendirilmesi gerekir.
9. DİNLENMEYLE BİLE GEÇMEYEN YORGUNLUK
Uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk tek başına rahim ağzı kanserine özgü bir belirti değildir. Ancak diğer uyarı işaretleriyle birlikte görülüyorsa önemsenmelidir.
10. BACAKLARDA AĞRI VE ŞİŞLİK
Hastalığın ileri dönemlerinde pelvik bölgedeki lenfatik dolaşımın etkilenmesine bağlı olarak bacaklarda şişlik görülebilir. Bu bulgu damar ve lenf sistemi hastalıkları gibi birçok farklı nedene de bağlı gelişebilir.
Belirtilerin büyük bölümünün iyi huylu hastalıklarda da görülebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Minareci, sözlerini “Bizim için önemli olan, açıklanamayan değişikliklerin ortaya çıkması ve tekrarlaması veya inatçı şekilde devam etmesidir. Rahim ağzındaki kanser öncüsü değişiklikler çoğu zaman belirti vermez. Bu nedenle yalnızca şikâyetlere güvenilmemeli; yaşa, sağlık öyküsüne ve önceki test sonuçlarına uygun HPV ve Pap smear taramaları aksatılmamalıdır.” diyerek bitirdi.





