Dursun Erkılıç
Türkiye’de belediye başkanlıkları, özellikle büyükşehirlerde uzun yıllar boyunca siyasi gücün en önemli kaynaklarından biri olarak görüldü. Ancak bu tablo son yıllarda belirgin şekilde değişmeye başladı.
Liderlikten kırılganlığa
Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, 1994 yılında İstanbul’da başlayan sürecin belediye başkanlarını “geleceğin liderleri” haline getirdiğini belirtti. Büyük bütçeler, geniş yetkiler ve yüksek görünürlük, bu makamı siyasetin merkezine taşıdı.
Ancak 2000’li yıllarda yapılan düzenlemelerle belediyelerin hem güçlendiğini hem de daha kırılgan hale geldiğini ifade eden Şahin, bu çelişkinin zamanla daha belirgin hale geldiğini söyledi.
Merkezileşme etkisi
2010’lu yıllarda artan merkezileşme politikalarının belediyelerin hareket alanını daralttığını belirten Şahin, “süper bakanlıklar” ve yeni düzenlemelerle yerel yönetimlerin yetkilerinin sınırlandığını vurguladı.
Buna rağmen büyükşehir belediyelerinin artan sorumlulukları, beklentileri de büyüttü. Bu durumun özellikle muhalefet belediyeleri için hem fırsat hem de risk yarattığı ifade edildi.
Yeni dönem tartışması
2019 ve 2024 seçimlerinde muhalefetin elde ettiği başarıların ardından belediyelerin yeniden siyasi rekabetin merkezine yerleştiğini belirten Şahin, 2025 itibarıyla bu yükselişin baskılarla karşılaştığını dile getirdi.
Yerel yönetimlerin geleceği, artık yalnızca hizmet üretme kapasitesiyle değil, siyasi dayanıklılığıyla da ölçülüyor.



