ABD ile İran arasında beklenen diplomatik sürecin yerini sıcak çatışmaya bırakması, yalnızca bölgeyi değil küresel dengeleri de sarstı. Enerji üretimi açısından kritik bir ülke olan İran’ın hedef alınması ve Tahran yönetiminin ABD üslerinin bulunduğu ülkelere yönelik füze saldırıları, çatışmanın bölgesel savaşa hatta daha büyük bir krize dönüşebileceği endişesini artırdı.

Piyasalar tedirgin, güvenli limanlara yönelim artıyor

Yeni günde küresel piyasalarda sert dalgalanmalar bekleniyor. Uzmanlar, değerli metallerde yukarı yönlü bir hareket, hisse senedi piyasalarında ise satış baskısı öngörüyor. Petrol fiyatları 73 dolar seviyesine yükselirken, İngiltere merkezli Barclays, olası arz kesintisine bağlı olarak fiyatların 80 dolara çıkabileceğini belirtiyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplantı kararı alması ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatına ilişkin endişelerin artması, jeopolitik risk algısını daha da yükseltti. Bazı sevkiyatların askıya alındığına yönelik haber akışı da küresel ticarette kırılganlığı artırıyor.

İletişim Başkanlığı: Borsa İstanbul’un kapatılacağı iddiaları asılsız
İletişim Başkanlığı: Borsa İstanbul’un kapatılacağı iddiaları asılsız
İçeriği Görüntüle

Hürmüz boğazı küresel ticaretin kalbi

Dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin, LNG ticaretinin ise beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki risk, zincirleme bir ekonomik baskı oluşturuyor. Günlük yaklaşık 17 milyon varil petrolün taşındığı bu koridorda yaşanabilecek bir aksama; petrol fiyatları, tanker navlunları ve savaş riski sigorta primlerinde hızlı artış anlamına geliyor.

Uluslararası Deniz Hukuku ve Ticareti Uzmanı Selçuk Esenyel, Hürmüz’deki her gelişmenin yalnızca maliyet değil, aynı zamanda stratejik denge unsuru olduğuna dikkat çekiyor. Esenyel’e göre LNG fiyatlarının yükselmesi, navlun ve sigorta primlerinin artması; Türkiye dahil birçok ülke için elektrik üretim maliyetlerinden sanayi girdilerine kadar geniş bir alanda enflasyonist baskı oluşturabilir.

Türkiye hem risk hem fırsatla karşı karşıya

Türkiye’nin enerji ithalatında doğalgaz ve LNG’nin önemli paya sahip olması, kısa vadede maliyet baskısını artırabilir. Elektrik üretim maliyetlerinde artış riski ve lojistik zincirde yaşanabilecek aksamalar, enflasyon üzerinde ek baskı oluşturabilir.

Öte yandan uzmanlara göre, gerilimin kontrollü kalması hâlinde Türkiye’nin enerji transit ülkesi ve alternatif koridor rolü sayesinde bölgesel enerji lojistiğinde görünürlüğünü artırma ihtimali de bulunuyor. Ancak bu stratejik avantajın, kısa vadede oluşabilecek maliyet artışlarını telafi etmesi zor görünüyor.

Altının yıldızı parlıyor

Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte yatırımcıların güvenli liman arayışı hız kazandı. Altının ons fiyatı 5.200 dolar seviyesine yükselirken, gelişmelere bağlı olarak 5.500 dolar seviyesinin gündeme gelebileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre önümüzdeki günlerde enerji arzı, deniz taşımacılığı ve diplomatik temaslara ilişkin gelişmeler, küresel piyasalarda risk iştahının yönünü belirleyecek. Dünya, belirsizliğin hâkim olduğu kritik bir eşikten geçiyor.

Kaynak: Haber Merkezi