Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yürüttüğü Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) 2025 sonuçları 8 Eylül 2026’da açıklandı. Türkiye, 2022 yılına kıyasla matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinde ortalama puanlarını artırdı.
OECD ülkelerinin ortalamalarında ise üç alanda da gerileme yaşandı. OECD’nin Türkiye değerlendirmesinde, Türkiye’nin 2022-2025 döneminde matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin tamamında ilerleme kaydeden az sayıdaki ülke ve ekonomiden biri olduğu belirtildi.
Sonuçlara göre Türkiye’nin matematik performansı OECD ortalamasına yakın, fen bilimleri ve okuma becerilerindeki performansı ise OECD ortalamasının üzerinde gerçekleşti.
Puanlar üç alanda da yükseldi
Türkiye’nin fen bilimleri puanı 2022’de 476 iken 2025’te 494’e yükseldi. Okuma becerilerinde puan 456’dan 472’ye, matematikte ise 453’ten 462’ye çıktı.
Yuvarlanmış puanlara göre Türkiye’nin üç alandaki değişimi şöyle gerçekleşti:
Alan Türkiye 2022 Türkiye 2025 Puan farkı OECD 2022 OECD 2025
Matematik 453 462 +9 472 463
Fen bilimleri 476 494 +18 485 482
Okuma becerileri 456 472 +16 476 461
2022’de Türkiye üç alanda da OECD ortalamasının altında bulunuyordu. Matematikte OECD ortalamasının 19, okumada 20, fen bilimlerinde ise 9 puan gerisinde olan Türkiye, 2025 sonuçlarıyla özellikle fen ve okumada bu farkı tersine çevirdi.
Fen bilimlerinde Türkiye’nin 494 puanlık ortalaması, 482 puanlık OECD ortalamasının 12 puan üzerine çıktı. Böylece Türkiye, 2022’de OECD’nin 9 puan gerisindeyken 2025’te 12 puanlık üstünlük sağladı.
Okuma becerilerinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Türkiye’nin 472 puanlık ortalaması, 461 puanlık OECD ortalamasını 11 puan geçti. 2022’de 20 puan olan fark, 2025’te Türkiye lehine 11 puana dönüştü.
Bu değişimde yalnızca Türkiye’deki puan artışı etkili olmadı. Türkiye’nin puanları yükselirken OECD ortalamalarının gerilemesi de aradaki farkın kapanmasına katkı sağladı. Bu nedenle Türkiye’nin kendi performansındaki yükseliş ile OECD ülkelerine göre konumundaki değişimin ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Matematikte ise Türkiye 462 puanla, 463 puanlık OECD ortalamasının yalnızca 1 puan gerisinde kaldı. OECD de Türkiye’nin matematik performansını ortalamaya yakın olarak değerlendirdi.
Puan değişimlerinde kullanılan hesaplama yöntemleri arasında da küçük farklılıklar bulunuyor. Millî Eğitim Bakanlığı matematikteki artışı 9 puan olarak açıklarken, OECD’nin Education GPS sistemindeki doğrudan dönemsel değişim göstergesi 8 puan veriyor. Benzer şekilde, okumadaki dönemsel düşüş göstergesi 14 puan olarak açıklanırken, yayımlanan yuvarlanmış ortalamaların çıkarılması 15 puanlık fark ortaya çıkarıyor. Bu nedenle yuvarlanmış puanların aritmetik farkları ile OECD’nin dönemsel değişim göstergelerinin birbirinin yerine kullanılmaması gerekiyor.
Sıralamalarda dikkat çeken yükseliş
Millî Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı sıralamalara göre Türkiye, 2022’ye kıyasla üç alanda da önemli basamaklar yükseldi.
Okuma becerilerinde Türkiye’nin sıralaması 36’ncılıktan 18’inciliğe, fen bilimlerinde 34’üncülükten 19’unculuğa, matematikte ise 39’unculuktan 28’inciliğe çıktı.
Alan Tüm katılımcılar: 2022 → 2025 OECD ülkeleri: 2022 → 2025
Matematik 81 katılımcıda 39. → 91 katılımcıda 28. 37 ülkede 32. → 38 ülkede 23.
Fen bilimleri 81 katılımcıda 34. → 91 katılımcıda 19. 37 ülkede 29. → 38 ülkede 14.
Okuma becerileri 81 katılımcıda 36. → 91 katılımcıda 18. 37 ülkede 30. → 38 ülkede 13.
Ancak katılımcı ülke ve ekonomi sayısının 2022’de 81’den 2025’te 91’e çıkması nedeniyle sıralamalar aynı büyüklükteki grupları karşılaştırmıyor. Bu nedenle Türkiye’nin performansını değerlendirirken yalnızca sıralamaya değil, puan değişimlerine ve öğrencilerin ulaştığı yeterlik düzeylerine de bakılması gerekiyor.
Ortalama puanların yükselmesi, tüm öğrencilerin temel becerileri kazandığı anlamına gelmiyor. OECD verilerine göre Türkiye’de matematikte öğrencilerin yüzde 64’ü en az ikinci yeterlik düzeyine ulaştı. Başka bir ifadeyle öğrencilerin yaklaşık yüzde 36’sı matematikte asgari yeterlik düzeyinin altında kaldı.
Okuma becerilerinde öğrencilerin yüzde 76’sı, fen bilimlerinde ise yüzde 81’i en az ikinci yeterlik düzeyine ulaştı. 2022’de bu oranlar matematikte yüzde 61, okumada yüzde 71 ve fen bilimlerinde yüzde 75 seviyesindeydi.
Bu veriler, temel yeterlik düzeyine ulaşan öğrencilerin oranının üç alanda da arttığını gösterirken, özellikle matematikte desteğe ihtiyaç duyan geniş bir öğrenci grubunun bulunduğunu da ortaya koydu.
Başarı farkı ve küresel gerileme
PISA 2025 sonuçları, eğitimde yalnızca ortalama puanlara bakmanın yeterli olmadığını da gösterdi. OECD değerlendirmesine göre 2022-2025 döneminde en yüksek puan alan yüzde 10’luk öğrenci grubu ile en düşük puan alan yüzde 10’luk grup arasındaki fark matematik ve fen bilimlerinde büyüdü. Okuma becerilerinde ise bu farkta istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik görülmedi.
Sosyoekonomik koşullar da öğrencilerin başarısında önemli bir etken olmaya devam etti. Türkiye’de sosyoekonomik açıdan en avantajlı dörtte birlik öğrenci grubunun fen bilimleri puanı, en dezavantajlı dörtte birlik grubun puanından 81 puan daha yüksek oldu. OECD ortalamasında bu fark 84 puan olarak ölçüldü.
Bu iki gösterge farklı eşitsizlikleri ortaya koyuyor. Birincisi en yüksek ve en düşük başarı gösteren öğrenciler arasındaki farkı, ikincisi ise sosyoekonomik koşulları farklı öğrencilerin performansları arasındaki farkı gösteriyor.
PISA 2025’e 91 ülke ve ekonomiden 760 binden fazla öğrenci katıldı. OECD’nin genel değerlendirmesine göre matematik, fen bilimleri ve okuma alanlarında OECD ortalamaları, PISA’nın bugüne kadar ölçtüğü en düşük seviyelere geriledi.
Özellikle okuma becerilerindeki düşüş dikkat çekti. Bilgiyi değerlendirme, farklı kaynaklar arasında bağlantı kurma ve metinleri eleştirel biçimde inceleme gibi becerilerde yaşanan gerileme, öğrencilerin değişen bilgi ortamına uyum sağlama kapasitesinin eğitim politikaları açısından daha fazla önem kazanacağını gösterdi.
Türkiye’nin üç alandaki puan artışı da OECD genelindeki bu gerileme ortamında gerçekleşti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, PISA 2025 sonuçlarının açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu.
Tekin, “PISA 2025’te tarihî bir başarıya imza attık. İlk kez fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktık, matematikte ise OECD ortalamasını yakaladık” ifadelerini kullandı.
Tekin açıklamasında, “Eğitimde attığımız kararlı adımların karşılığını almaya devam ediyoruz. Hedefimiz açık; eğitimde daha güçlü, başarılarıyla dünyada söz sahibi bir Türkiye” değerlendirmesinde bulundu.
PISA 2025 sonuçları, Türkiye açısından son yıllardaki yükselişi ortaya koyarken, özellikle matematikte temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrenciler ve başarı grupları arasındaki farklar nedeniyle eğitimde fırsat eşitliği ve öğrenci desteğinin önemini de bir kez daha gündeme taşıdı.




