Partisinin TBMM’de düzenlediği grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Anket sonuçları ortaya çıktı! AK Parti’ye geçen Özlem Çerçioğlu başarılı mı?
Anket sonuçları ortaya çıktı! AK Parti’ye geçen Özlem Çerçioğlu başarılı mı?
İçeriği Görüntüle

Bahçeli'nin "Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması önemlidir. Statü açığı varsa ele alınmalıdır. Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olmasını değerlendiriyorum. Temennimiz PKK'nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır" sözlerine üstü kapalı yanıt veren Özel, “Türkiye’nin iç cephesinin kuvvetlenmesini isteyen partiyiz. Kimse bizi bugünkü iktidarın çıkarcılığıyla karıştırmasın. İktidara yürüyoruz, her sorumluluğu almaya hazırız” ifadelerini kullandı.

Özel’in açıklamalarından öne çıkan ara başlıklar şöyle;

Enflasyon açıklaması

Tüm kadrolarımızla seferberliği başlattığımız gün yeni enflasyon verileri açıklandı. Nisan ayında aylık enflasyon TÜİK tarafından %4.8 olarak ilan edildi. TÜİK bile aylık enflasyonu %4.8 olarak ilan etti. Yıllık enflasyon 30'dan 32.4'e yükseldi. Yani TÜİK'e göre bile geçen sene bugün 100 lira olan bir mal ya da hizmet ortalama 132 liraya çıkmış durumda. Tabii ki bu gıdada çok daha yüksek, belli ürünlerde çok daha yüksek; ama TÜİK'in sepetinin o enflasyon ortalaması geçen sene 100 lira olan mal ve hizmetler için bugün 132 lira olduğunu gösteriyor. Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefi, hatırlayalım, %16'ydı. Yani emekli için, emekçi için, devletin memuru için, kamudaki işçi için hesabı kitabı yaparken devlet %16 olacak enflasyon diyordu. 4 ayda %16'lık enflasyona neredeyse geldik, 14.6 oldu. Öyle bir noktadayız ki hiçbir hedefini tutturamayan iktidar, milleti enflasyona ezdiren, ekonomiyi yönetemeyen ve artık yönetme umudu kalmamış bir noktaya sürüklendi.

"Erdoğan'a söyleyeceğim şudur..."

Ya da gerçeklikten kopmuş, saraylara hapsolmuş bir iktidar görüntüsü, fildişi kulelerinden vatandaşı karınca gibi görüyor. Vatandaşı küçük görüyor; vatandaşın aklıyla, vicdanıyla, yaşadıklarıyla dalga geçiyor. Buradan Erdoğan’a söyleyeceğim şudur: O karıncanın kardeşi var, o karıncayı sana ezdirmeyiz. O karıncanın kardeşi Cumhuriyet Halk Partisi’dir!

4 aylık enflasyon sonucunda asgari ücret 4.100 lira eridi. Basit hesap, 4.100 lira. Yani Ocak ayında 28.000 lira denen asgari ücret şimdi 23.900 lira o anki parayla. Daha önünde bir yıl var emekçinin, bir yıl. En düşük emekli maaşı 3.000 lira eridi, 17.000 liraya geriledi. En düşük memur aylığı 9.000 lira eridi. Ne diyordu Erdoğan? Ne diyordu? ‘3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin’ diyordu. Diyor mu? Diyor. Bakın burada, tarih 30.11.2005: ‘3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin’ diyor. 3 yılı geçtim Sayın Erdoğan; 3 ay, 3 ay! 3 ay önce asgari ücretli 1.870 ekmek alıyordu. Hesap ortada. Hani diyorsun ya ‘o makineyi bırak, altın hesabını bırak, o makineyi eline al, somun ekmek hesabı yap.’ 3 ay önce asgari ücret 1.870 ekmek alırken şu anda 1.605 ekmek alıyor. 3 ayda asgari ücrette 265 ekmek kaybı var. Diyorsun ya ‘3 yıl öncesine göre daha az ekmek alan bana beddua etsin.’ Bu milletin irfanında, kültüründe kimseye beddua etmek yok. Bu millet beddua etmiyor sana; bu millet senden kurtulmak için dua ediyor Allah’a!

"Bizden kötü 4 ülke var"

Arjantin, Venezuela yaşadığı istikrarsızlıklar daha geçen aylarda adamların devlet başkanını gidip alıp götürdüler, kafeste New York'ta gezdirdiler. Öbürü Güney Sudan, yıllardır iç savaş sürüyor. İran, dünyanın en büyük donanması kalkmış gelmiş yanı başına İsrail'le birlikte bomba yağdırıyor. Bu dört ülkeden başka ülke yok ki enflasyonu bizden daha yüksek olsun. Bu dört ülke.

Öyle ülkeler var ki bizden iyi, adamın sabahleyin kalkıyor elinde mızrakla ava gidiyor avlanmak için, öyle ülkelerde enflasyon bizden düşük. Öyle bir noktadayız ki savaş sonrası dünyada gıda enflasyonu... Çünkü hep vurguyu şeye yapıyor; İran'da savaş var, bütün dünyada enflasyon yükseliyor. Gıda enflasyonu Nisan itibariyle dünyada %2.4. Türkiye'de %35, %35. O yüzden buna ekonomistler 'kırılganlık' diyor, 'hazırlıksız yakalanmak' diyor, 'tedbir almamak' diyor. Lazım olan enflasyonla mücadele için tedbir almak için gerekli olan kaynakların daha önce yanlış yollarda tüketildiğini, yerine koymak için çok yüksek maliyetlere katlanıldığını söylüyor. İşte böyle bir şeyle karşı karşıyayız ama bir ülke zorluk çeker, tabii bu kadar beceriksiz yönetimin elinde dünya enflasyondan kurtulmuşken %32 enflasyon hep birlikte katlanmak zorunda olduğumuz bir şey değil.

“Akpden.com'u yakından takip edin”

Sevgili arkadaşlar, yeni bir hizmet başlattılar. Bundan sonra takip etmenizi öneririm. Şeyini de aldık isim hakkını da: akpden.com. Bundan sonra akpden.com'u yakından takip edin. Köprüleri, otoyolları, babadan dededen miras o canım karlı işletmeleri satmaya kalktıklarında akpden.com'dan hepsini duyuracağız. Ama şimdi akpden.com sıfır bir otomobil; 1.2 milyon lira fiyatı olan bir sıfır otomobil. Var ya bunda.com'da sepete ekle diyorsun. Bak, 1.2 milyon lira, sepete ekle, bastın tık.

Öyle alıp gitmek yok. akpden.com; 1 milyon 200 bin liralık araca 1 milyon 88 bin ÖTV. Yetmez; ÖTV'li fiyata 460 bin lira KDV. Yetmez; belki sen bu arabanın radyosunu açacaksın, orada TRT nameye denk geleceksin, TRT'den iki name dinleyeceksin; 9 bin lira bandrol ücreti. Toplam vergi 1 milyon 557. Araba 1 200, vergiler toplamı neredeyse 1 600... Arabanın fiyatı oldu sana 2.7 milyon TL.

"CHP bütün anketlerde Türkiye'nin birinci partisi”

Milleti kandırabileceklerini ve AK Parti'nin kara düzenini sürdürebileceklerini sanıyorlar. Böyle bir şey yok. Artık bu milletin algı operasyonlarına karnı tok. Yerel seçimlerde millet tercihini gösterdi. O günden bugüne Cumhuriyet Halk Partisi'ni tüm saldırılara, tüm iftiralara, tüm haksızlıklara, tüm şeytanlıklara rağmen sahiplendi, dimdik ayakta tutuyor. Cumhuriyet Halk Partisi, aynen kurulduğu gün olduğu gibi bugün bütün anketlerde Türkiye'nin birinci partisi. Ancak kalıcı hasarlar veriyorlar ülkeye. Ekonomide de öyle düzeltilmesi güç, düzeltilmesi zor işler yapıyorlar. Farkı çok büyük açıyorlar. Ülkeyi çok büyük borçlandırıyorlar. Varlıkları yok pahasına satıyorlar. 25 yıllık köprünün gelirini 3 yıllığını peşin verene 25 yıllığına veriyorlar. Yarınları düşünmüyorlar. Bir yandan da dış politikada berbat işler yapıp Türkiye'yi bir yalnızlığa, bir itilmişliğe, bir çıkmazın içine sokup onarılması güç zararlar veriyorlar.

"Şara KKTC Cumhurbaşkanı'nın bir kahvesini içmedi"

Gitmesi bir yana, orada duruyor ve ortadan ikiye bölünmüş şehirde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafına geçip de Cumhurbaşkanımızın bir kahvesini içmiyor. Bir kahvesini içmiyor! Yani Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanıyor. Dün olan, kendini bir anda kravatlı bulan Şara, Türkiye'nin 'büyük oyunlar kurduk kurduk' diye geçen sene Aralık'ta alkışlattırdıkları Şara, gidiyor Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin varlığını tasdikliyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne de diğerleri gibi 'Sen yoksun, ben seni tanımam' diyor. Türkiye'yi bu hale getirdiler. Dönelim Filistin'e, Gazze'ye. Neden dış politika ilkesi, prensibi olmayan bir iktidar var Türkiye'de diyorum? Çünkü bunlar, Filistinlilerin olmadığı sözde Gazze Barış Kurulu masasında... Hatırlatacağım, o masa şöyle kuruldu: Trump dedi ki; 'Gazze'yi gördüm, çok güzelmiş deniz kenarı. Oraya yüksek oteller dikeceğim, kumarhaneler yapacağım. Orada Filistinlilerin ne işi var? Beş ülkeye dağıtacağım. Önünde de hidrokarbon var, Gazze'yi istiyorum' dedi. 71 bin kişinin katiline de 'savaş kahramanı' dedi. Sonra Gazze'ye Barış Kurulu kurdu. Aklı başında bir dünya liderinin katılmadığı o kurula bizimkiler gitti, kuruldu.

‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle ilgili mesajlar

Konusuyla ilgili açıkça söyleyeyim: Terörsüz Türkiye, PKK'nın silah bırakması, demokratikleşme adımlarının atılması, altına hep birlikte imza attığımız raporun altıncı ve yedinci kısımları… Bu mesele bir rekabet alanı değildir. Bir husumet alanı olamaz. Bir muhalefet alanı olarak da görmüyoruz. Bu mesele hepimiz için tarihi bir sorumluluk alanıdır. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi olarak; hem katıldığımız komisyon, altına imzamızı koyduğumuz hem barışı savunan hem demokrasiyi savunan, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını, AYM kararlarını, demokratikleşmeyi, yargıyla ilgili sorunları çözen, hem PKK'yı silahsızlandıran, Türkiye'de içerideki sorunu bitiren; Türkiye için, Suriye için, İran için, Irak için, bütün Kürtler için, ülkelerinde, ülkelerinin birlik ve beraberliği içinde en eşit şekilde yaşayacakları bir yarın için inisiyatif koyan yaklaşımımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Altına bir kez daha imzamızı atıyoruz. Biz hem Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerini, hem dünya ile ilişkilerini, hem de Türkiye'nin iç cephesinin en kuvvetli olması gerektiği zamanda durması gerektiği yeri bilen bir partiyiz.

Kimse kusura bakmasın; öyle ne pazarlıkla kurulduk, ne ayrılıkla kurulduk. Ne bir avukat bürosunda rezidans tepelerinde kurulduk. 'Gömlek çıkardık' deyip de geçmişimizi inkar ettik. Ne de o gün için 'Efendim biz Amerikancıyız, her sözü verdik, bilmem ne yaparız' diyerek Oval Ofislerde verdiğimiz taahhütlerle gelip burada 1 Mart tezkeresinde rezillikler yaşadık. Attığımız her adımı kararlılıkla atarız. Attığımız her adımda önce Türkiye Cumhuriyeti devletini, ondan sonra partimizi, ondan sonra kendimizi düşünürüz. Kimse bizi bugünkü iktidarın çıkarcılığıyla karıştırmasın! Durduğumuz yer bellidir! Bu parti iktidara yürüyor! İktidara hazırız! Her sorumluluğu almaya hazırız!

Kaynak: Haber Merkezi