Geçirilen hukuki süreç ve "mutlak butlan" kararı sonrası Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, yaşanan son gelişmelere ve siyasi geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Görevden alınma kararını sert bir dille eleştiren Özel, partide gerçekleştirdikleri değişimi hazmedemeyen odakların yargı eliyle birleştiğini ileri sürdü.

Yaptıkları kurultayın hukuken tartışmasız olduğunu ve delegenin iradesiyle seçildiğini belirten Özgür Özel, elde ettikleri yerel seçim başarısının ardından bu kararın çıktığına dikkat çekti. Özel, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Buraya gelmekte bizim suçumuz ne, ne yaptık biz? Bizim suçumuz partiyi birinci parti yapmak. Değişim kurultayına gittik ve ne dediysek yaptık. İzmir'de Cumhuriyet tarihi boyunca 7 kadın belediye başkanı seçilmişken, biz tek seçimde 8 kadını başkan yaptık. Bu geceki seçim sonucunu kabul etmeyen mutlak sultancılarla, partideki değişimi kabul edemeyen mutlak butlancılar birleşti. Geleceğin iktidar partisine darbe yapıldı."

"Ayrı bir partiye gitmeyeceğiz"

Yargı kararlarının arkasında iktidarın olduğunu iddia eden ve CHP'den ayrılarak yeni bir parti kuracağı yönündeki spekülasyonlara değinen Özel, partide kalıp mücadele etmeye devam edeceğini vurguladı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin sıradan bir yapı olmadığını belirten Özel, şöyle devam etti:

"AK Parti bu işin tam göbeğinde. Tayyip Bey'in apartman dairesinde kurduğu partiden bahsetmiyoruz; birinci kongresi Sivas Kongresi sayılan bir partiden bahsediyoruz. Kolay kolay terk edilecek bir parti değildir. AK Parti yargısının onlara sağladıkları alanda bizi yıldırıp, güya başka bir partiye gideceğiz sanıyorlar. Yerel seçimlerde hezimete uğramamızı bekleyen 1 Nisan'cıların basiretsizliği bu."

"Cumhurbaşkanlığının tapusunu verseler kabul etmem"

Kendisine yönelik farklı siyasi tekliflerin ve adaylık formüllerinin zeminini reddettiğini ifade eden Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın da bu süreçte dürüst bir duruş sergileyerek karara tepki gösterdiğini hatırlattı. İlkeli siyaset vurgusu yapan Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Mansur Bey ilk günden dürüst bir karar aldı; 'butlanla falan devam edilirse ben siyaseti bile bırakırım' dedi. Şimdi Mansur Bey'i, Özgür Bey'i aday yapalım diyorlar. Ben bu kadar insanın umutlarını tüketemem. Bana değil adaylık, Cumhurbaşkanlığının tapusunu verseler, ben böyle bir ilkesizlik üzerinden kendimle ilgili bir al-ver'e girmem."

Kürşad Oğuz'un Genel Merkez'de yer alan 1. Partiyiz afişine ilişkin Özel'e sorduğu cevaba Özel şu yanıtı verdi: Allah'a şükür biz yaptık.

"Türkiye'de toplum bazen çok büyük sıçramalar için zaman geçmesini bekliyor ama bazen öyle şeylerden etkileniyor ki... Şimdi asıl yapılamayacak olan olağan kurultay takvimi. Kamu hukukçuları derhal kurultay olmalı diyor. Gelmişler, 'kurultay olursa biz onu yenemeyiz, delegenin karşısına çıkamayız, kurultay olmazsa burada otururuz'; öyle bir şey yok. Partiyi aldığımızda yüzde 13 ile aldık partiyi. Partiyi bıraktığımız durumda, yüzde 38 sandıkta oy almışız. Toplumun bizi sahiplenme konusunda desteğinde yumuşama, gevşeme görürlerse beni de ihraç listesine almayı düşünebilirler. Atanmış sözcü, 'Bu arkadaşlar yargıda aklanırlarsa gelecekler' diyor. Bu nasıl bir şey, siz partili arkadaşlarınızın dokunulmazlığının kaldırılmasını dilinizin altındaki bakla olarak diyorsunuz. AK PARTİ bile bunu dillendiremiyor. Muhittin Böcek hangi şartlarda bunları söylemiş, ben ona dikkatli bir üslup kullanmaya çalışıyorum, Ferdi'mize iftira atmışken bile ben onun hangi sağlık koşullarında, hangi zorlamalarla bunları söylediğini biliyorum.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı’dan Özgür Özel cephesine ağır itham: ‘Paralel yapı’
CHP Sözcüsü Müslim Sarı’dan Özgür Özel cephesine ağır itham: ‘Paralel yapı’
İçeriği Görüntüle

Biz daha dün Pınar Türker'in hangi zorlamalarla iftiracı olmaya zorlandığını gördük. Bugün mutlak butlan kararı parti tüzüğünü ortadan kaldırmadı. Tüzükte tedbir kararı yok. Hukusuz bir MYK oluşturmuş, utanmadan sıkılmadan, kendi arkadaşlarını AK PARTİ yargısının kucağına atmayı planlıyor, yazıklar olsun, birlikte içtiğim çaya yazıklar olsun, haram zıkkım olsun. Bugün meslektaşlarınıza, 'CHP, gazetecilere sarı zarf' veriyor diye iftira attılar. Bu yalanları söyleyenleri o binaya doldurdular. Böyle bir şey olabilir mi? O rezil adam, parti sözcüsünün whatsapp grubunu kuran kişi. Ben eski genel başkan hakkında kötü konuşmam diyordum, madem ki şimdi genel başkan olmuş ağzımı açarsam kötü olur da şu partiye kıyamam. Şu Halk TV'yi hedef gösterdiler ya. Halk Tv bizde değil, parti bile bizde değil. Ama Halk TV yine doğrunun yanında duruyor ya, buna katlanamıyorlar. Sözde YDK Başkanı, TGRT'ye teşekkür etti! Adamlar bizim kongreyi iptal ettiler. Adamlar seçime girememe şartları için, 'iki kurultay yapılmazsa' diyor. Seçime girememe riski var. Bana kalırsa, kurultaysız bırakılan bir parti için Yargıtay, 'seçime giremez' derse ne yapacağız? Bu arkadaşlarla seçimi kazanma şansımız yok da. 25 Temmuz'dan önce kurultayın yapılması gerekliliktir, yapmamak partiye ihanettir.

Faik Bey, 'dededen, babadan geldik, Özel kim, köylü çocuğu, öğretmen çocuğu' diyor. Onun o kibirli bakışı, milletin bana evlat gibi bakışı o kibirli bakışın telafisidir. Biz partiyi 1. parti yaptık ya... Faik Bey gelsin de yürüsün benimle Tekirdağ'da.Ben sahada böyle bir öfke görmedim. Ben öfke sözleri söylemeyin, bu öfkenizi mücadele azmine çevirmemiz lazım diye söylüyorum. Bu öfke sürece yayılırsa bu apatiye, CHP'den ümidi kesmeye yol açar. 28 Mayıs süreci gibi. Ben arkadaşlara dedim, sokağı okuyamıyorsunuz dedim. Kemal Bey, yerel seçimden sonra yapacak kurultayı dediler. Olmaz dedim. Hala aynı yanlışın içindeler. Kemal Bey ile Özgür Bey meselesi değildir. Tayyip Bey'i yeniden seçtirmek için yol yürüyenlerle, bu oyunu bozmak isteyenlerin ayrımıdır mesele.

İktidarın fikriyle uyumlanıp, destek istiyorlar. Toprağımıza göz koyanların gözünü oyacak anlayıştayız biz.Doğru bir denge politikasıyla Türkiye'yi dengede tutmuş bir ülkeyiz. Bu ülkenin dış politikasının maceracı olmaması gerektiği, başkasının politikasına aracı olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Trump'ın 'akıllı adam' dediği, ötekinin 'merhametli monarşi' lafıyla uyumlanmayı üzülerek dinledim. AK Parti yargı kolları üzerimize geliyor saldırıyor ama biz onları kahretmeye devam edeceğiz. O dile uyumlanan, iktidar desteğini sağlamaya çalışan bir teşebbüs olarak görmeyi, diğer tarif ettiğiniz gibi görmeye tercih ederim. Varsın olan bana olsun.

AK Parti bu işin tam göbeğinde. Tayyip Bey'in apartman dairesinde kurduğu partiden bahsetmiyoruz. Birinci kongresi Sivas Kongresi sayılan bir partiden bahsediyoruz. Kolay kolay ter edilecek bir parti değildir. AK Parti yargısının onlara sağladıkları alanda, milletvekilini sıradan bir partili gibi yargıya havale etmeye çalışıyorlar. Bizi yıldırıp güya başka bir partiye gideceğiz biz. Sizin adınız 1 Nisan'cıydı. Bizim yerel seçimlerde hezimete uğramamızı bekleyip, 1 Nisan'da dönmeyi planlıyorlardı. Böyle bir basiretsizlik.Mansur Bey ilk günden dürüst bir karar aldı, butlanla falan devam edilirse ben siyaseti bile bırakırım dedi. Mansur Bey'e diyorlar ki, gel seni aday yapalım diyorlar. Mansur Bey'i Özgür Bey'i aday yapalım diyorlar. Ben bunu kabul etsem bana zaten yıllarca konforlu bir muhalefet liderliği koltuğu teklif ettiler... Beni kendileriyle karıştırıyolar. Ben bu kadar insanın umutlarını tüketemem. Bana değil adaylık, Cumhurbaşkanlığının tapusunu verseler, ben böyle bir ilkesizlik üzerinden kendimle ilgili bir al-ver'e girmem.

Bana geldiler dediler ki, 'Ekrem Bey'in ekibini tasfiye edelim, sen güçlü otur, her yer gidiyor' dediler. Ekrem Başkan'a da Özgür'den kurtul demişler. Bunlar kendilerine yer arıyorlar. Hani Ekrem Bey, kirliydi? Bizi birbirimize düşürmek için neler yaptılar. İçerideki belediye başkanlarına 'mutlak butlan gelsin, çıkacaksın' dediler diyor. Belediye Başkanımıza bunu söyleyen, 'bana şu kadar para vereceksin, şu iftirayı atacaksın' diyen avukatı ben teşhis ettim. Bu ev hapsi almıştı, çıkmış. Bizim Genel Merkez'de fotoğraf çekilmiş, 'Arınma başladı' diye. Biz Atatürk'ün partisini, TGRT'cilere, onların diliyle konuşanlara bırakamayız.

AK PARTİ'nin yargı kollarıyla gelmiş olanlar, 'arınacağız' diyorlar. Ben 14 ayda TGRT'yi çürütmüşüm, TGRT'ye teslim olanlar mı AK Parti’yi yenecek, A Haber'de canlı yayına mı çıkanlar AK Parti’yi yenecekler? Az önce bir büyüğümüzün adını andık, onlar hep tarihin yanlış tarafında yer alırlar. Dokunmazlıklardan tutun da 15 Temmuz'a kadar. Darbe sürecinde sinmiş bir CHP... Ben inisiyatif alıp Meclis'e gitmiştim. Bu parti, zor günde arkadaşlarını satanlar değil, iyi günde kötü günde partiyi sahiplenenlerin partisi. Belediye başkanlarına, 'Özel'i destekleyenleri koruyamayız, geri kalana AK PARTİ dokunmayacak' demek ne demek... Bu siyaset değil. Hem Vahap Bey, hem Zeydan Bey, hem de Mansur Bey aracı olmak istedi iyi niyetle. Ben Ferdi'nin cenazesine gidecekken Meclis'te grup toplantısı yapmak istediler.

Ekrem Başkan, parti meselesinde, Genel Merkezi dinler, İstanbul ile ilgili bile olsa Genel Başkan ne derse o der.

Ben Devlet Bey'e napacağım? Yaşı benden fazla, ben gidip orada kabalık yapıp da aferin alacağımızı kimse beklemesin. Ben Manisa'da öyle dğeildim. Ben orada nasılsam burada da böyle olurum.

Kaynak: Haber Merkezi