Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’de düzenlediği grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda değerlendirmelerde bulundu.
Özgür Özel'in açıklamaları şöyle;
"Türk askerini Yemen'e göndermek, Türkiye'nin planı programı değildir. Türk askerini Yemen'e göndermek Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir. Kimse Meclis'e gelmemiş, somut bir anlaşmaya dönüşmemiş, Anayasa'nın 90. ve 92'nci maddeleri, yani uluslararası anlaşmaların usulüne uygun müzakere ve yürürlüğe girmesini ve yurtdışına asker göndermedeki Meclis yetkisini ihlal edemez. Türkiye bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir. Yemen çöllerine ilişkin Türkiye'nin bir planı, bir programı yoktur. Trump'ın figüranı olmaya, İsrail'in koruyucusu olmaya, Mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız”
"Başörtülü bacımı Trump'ın zulmüne bırakan Erdoğan"
"Bu milletin elinden sizi Trump kurtaramaz! Bunu bilin. Temsilciler Meclisinde bir göçmen kadın var. İlhan Omar. Somalili. Temsilciler Meclisinin tek başörtülü kadını. Trump onu hedef almış. Dün evini bastırdı. Evinde arama yaptırdı. Aradığı belge, göçmen kayıt belgesi. Düşünün ki milletvekili seçilmiş, 'Sen bu ülkeye kaçak mı girdin, göçmen kayıt belgen var mı' bahanesiyle, Somalili kadının evini bastırıp, ona dünya kadar zulmedip, bunu servis edip yabancı düşmanlığı üzerinden kendisine destek sağlamaya çalışıyor. Dünyada tüm duyarlı insan hakları aktivistleri, tüm ülkeler, özellikle İslam ülkeleri, başörtülü İlhan Omar'a yapılan zulme karşı çıkıyor, ses çıkarmayan bir tek ülke var; Türkiye. Ses etmeyen birisi var, 'başörtülü bacımı' Trump'ın yaptığı zulme bırakan, ona sahip çıkmayan Recep Tayyip Erdoğan. Niye? Çünkü bütün ilişkisini Trump'ın desteğine bağlamış. Trump'ın İslamofobik çabalarına karşı ses çıkaramayacak kadar göbeğinden Trump'a bağlı."
"Emeklilerden sonra çiftçiler de isyan noktasında"
Emeklilerden sonra çiftçiler de isyan noktasında. Maliyetler yüksek, tarlada ürünler kalıyor. Geçen seneki fiyatların yarı fiyatında bütün ürünler, toplama maliyetleri arttı, ulaşım maliyetleri arttı, mazot pahalı, otoyollar pahalı, hal pahalı, üreticiyi koruyacak yasalar yok ve bu sebepten dolayı; Rize'de çay üreticisi ağlıyor, Ordu'da, Giresun'da, bütün Karadeniz'de fındık üreticisi, Gaziantep'te fıstık üreticisi ağlıyor, Ege'de ne üretiyorsa üretsin, başta üzüm üreticileri, pamuk üreticileri olmak üzere bin pişman.
Ve hafta sonu Bursa'daydık. Örneğin Çağrışan Köyü; 'Çağrışan Karası' diye dünya güzeli üzümleri var. Geçen sene 60 liraya satmışlar. Ve geçen sene mazot 50 lira. Yani 1 kilo üzüm satıp 1 litre mazot alırken, bu sene 'Çağrışan Karası' 25 lira. Toplama maliyeti 13 lira. Ve topladığında, 25 liraya sattığında toplamda zarar ediyorlar. Öyle olunca dallarda kalmış. 4 kilo üzüm satıp 1 litre mazot alamaz duruma gelmişler. Geçen sene 1 kilo üzüm satıp 1.1 litre mazot alırken, 4 kilo üzümün 1 litre mazot alamadığı, siyah incirlerinin toplanamadığı, ihraç edilemediği, geçen sene 130 liraya satılan siyah incire bu sene 40-45 liranın dahi teklif edildiği bir yılı yaşamışlar ve perişan durumdalar.
Mersin, limon üreticileri açısından bir felaketi yaşıyor. Geçen yıl 28 lira olan limon bu sene 7 lira, dörtte biri fiyata. Ve limon dallar limon dolu ve limonlar geçen sene portakalın başına geldiği gibi toplanamama, dökülüp yerinde sürülme tehlikesiyle karşı karşıya. Samsun'un Bafra ilçesinde çeltik üreticileri traktörleriyle eylemdeler. Niye? Üretici çeltiğini üretmiş, satması lazım. Devletin görevi Eylül ayının ilk 2 haftasında çeltik fiyatını ilan etmek, hala fiyat ilan edilmemiş ve geçen seneki fiyatın altında fiyata çeltik almaya çalışıyorlar. O yüzden her gün Bafra'daki çeltik üreticileri, traktörleriyle birlikte eylemdeler.
Zeytin üreticileri tarihlerinin en zor günlerindeler. Bursa'da da aynı şeyi duyduk; Osmaniye'de, Hatay'da ve tüm Türkiye'de, bilhassa memleketim Manisa'da. Türkiye'nin en çok zeytin ağacına sahip olan ilçesi Akhisar'da zeytin üreticileri bir hafta süreyle elek kapattılar. Yani toplayıp eleklere zeytin götürüp dökmüyorlar. Çünkü bu fiyatlara bu işin yapılamayacağını, hepsinin iflas edeceğini, kredi borçlarını ödeyemeyeceklerini ve maalesef tarım kredisi çekebilmek, zirai kredi çekebilmek için ya verdikleri iki devlet memuru kefili yakacaklarını ya da tarlalarını ipotek ettirdilerse mallarından olacaklarını biliyorlar. Geçen sene 75 lira olan zeytin bu sene 35 lira. Geçen sene mazot 50 liraydı. 1 kilo zeytin satan 1.5 litre mazot alıyordu, bu sene 3 kilo zeytin satan 1 litre mazot alamıyor...
"Fatma sayan kaya çıkana kadar sustular"
Ve ne gariptir ki, hiçbir şey olmamış gibi 'finans deneyimi, bankacılık deneyimi, fon yönetimi deneyimiyle büyük bir felaket geliyor' deyip, partimizin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'ni toplantıya davet etmişti. Benim başkanlık ettiğim toplantıda 'büyük bir felaket geliyor, yıllardır söylediğimiz eksiklikler vardı. Bir yıl önce Mehmet Şimşek bunu uyardı, ama birileri gerekli düzenlemeleri yapmaya yapmaya beklettiler. Ağustos ayında yapana kadar esas bu işi suistimal edenler kaçtılar. Yükü milletin sırtına bıraktılar' demişti.
Tam olarak 3 hafta sonra geldiğimiz noktada Sayın Kerim Rota'nın tam olarak tarif ettiği noktaya geldik. İlk duyulan meşhur isim, Fatma Betül Sayan Kaya. İlk önce bu çıkana kadar, günlerce sustular. Biz bir isim açıklayana kadar yokmuş gibi davrandılar. Tamamen gizlemeye niyetlendiler. Harıl harıl 'nasıl yaparız da isimler ortaya dökülmeden, konuşulmadan bu işi örteriz' dediler. Çünkü biliyor ki genel başkan yardımcıları orada, mevcut bakanlar orada, bürokratlar orada, sarayın tamamı neredeyse orada.
İşe aileden bulaşan da var, siyasetten bulaşan da var. O yüzden bu işi örtbas etmenin peşindeydiler. Ne zaman ki çıktı hanımefendi, 163 milyon lirayı (yani 27 ev parasını) koyup 5 ay sonra 2.2 milyarı (yani 367 ev parası) çekmiş. Yani 27 ev parası koyup 340 ev parasını milletin sırtından fonlara borsalara koyanların parasını almış ve çekilmiş.
İsmi açıkladık, ondan sonra yavaş yavaş dökülmeye başladılar. Tabii bir yandan şunu kabul edelim, şunu düşünelim. Cumhuriyet Halk Partili belediyelere, ya da muhalif insanlara... Attığı bir tweetten, ya da hakkında açılmış bir soruşturmadan... 'Ya İBB'de 20.000 lira yemek yemişler 7-8 kişi, 7 kişi parayı birinin hesabına atmış, o atılan paraların hesaplarını sormak için' bürokratlarımızı topluyorlar, sabah 6'da basıyorlar, ensesine basıyorlar, ters kelepçe icabında yapıyorlar, doktora giderken ayrı video, doktordan çıkarken ayrı video günlerce döndürüyorlar. Ya da sanatçı, 20 sanatçıyı alıyorlar 'uyuşturucu' diye, 3 gün oynatıyorlar, 10 gün sonra tahlil sonucu geliyor 17'si temiz. Hangi üçüydü bilen yok. Hepsi birden kirlendi, lekelendi, utandı, sıkıntıya düştü.
Fon krizi açıklaması
Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına çöktüler. 455 bin yatırımcıyı mağdur ettiler, 2 milyon kişi mağdur ancak daha kötüsü borsa mağdurları var.
Ey Erdoğan! Atayan AK Parti, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan AK Partili... Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz, sen tam göbeğindesin!
Gizlilik olan soruşturmalarda kişinin sabah evinden çıkışını, üstündeki gece kıyafetine kadar servis edenler; sabah evinden çıkıp verdiği ifadeyi dakika dakika servis edenler, cep telefonunun içindeki soruşturmayla hiç ilgisiz bütün konuşmaları, yazışmaları, fotoğrafları doğru yanlış servis edenler; Fatma Betül Sayan Kaya'yı havaya temas ettirmeden ifade verip uzaklaştırdılar. Geçmişin bir kirlisi sakız çiğneye çiğneye geldi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne meydan okuya okuya... Fatma Betül Sayan Kaya fotosentez yaparak ifade verdi. Nasıl oldu, nasıl bitti kimsenin haberi yok!
Yeni Partili vekillere seslendi
Bütün milletvekili arkadaşlarıma söylüyorum; eline belge gelen, bilgisi olan, bu bilgiyi 'aman ha öyle mi olur, böyle mi olur...' Kaya gibi arkanızdayız! Koyacaksınız ortaya, doğru mu yanlış mı onlar söyleyecek. Eğer yanılgı olsun istemiyorlarsa o lanet listeyi kendileri açıklasınlar. Sen listeyi açıklama, T.C.'si yanlış, sanki iftira atmış! İftirayı birbirinize atıyorsunuz, attırıyorsunuz. Parti içinde birbirinizi yiyorsunuz! Sonra gelip bize ahkâm kesiyorsunuz. Hadi oradan!




