Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla bulunduğu Malatya'da açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Özel, "Ya bir gün de sen kal bakalım o konteynerde. Ben deprem döneminde birkaç gece geçirdim, ben birkaç ayı tahayyül edemiyorum" dedi.

"Çok sayıda kadın hayatını kaybetti"

Özel'in konuşması şöyle:

İBB davasında tutukluluğa devam itirazı reddedildi
İBB davasında tutukluluğa devam itirazı reddedildi
İçeriği Görüntüle

Bir haftadır deprem bölgesindeyiz. Ben depremin olduğu gün, 6 Şubat günü sabahleyin deprem olduktan birkaç dakika sonra şu anda İl Başkanımız olan Barış Yıldız’ın telefonu ile uyandım. Kendisi Veli Ağbaba’ya ulaşamadığını ve benim ulaşabileceğimi söylerken, ‘Yıkıldık Başkanım. Perişan olduk Başkanım. Her yerden sesler geliyor. Malatya yıkıldı Başkanım’ demişti. Ben o dakika Veli Başkan’ı aradım. Ona ulaşmaya çalıştım. Bütün herkesi aradık ve ardından İstanbul’daki televizyon programımı iptal edip sabahleyin 05.00’te Ankara’ya gittik. Orada yaptığımız kriz toplantısından sonra bütün milletvekillerimize buldukları ilk vasıtayla deprem bölgesine intikal etmelerini söylemiştik. Açık olan tek havaalanı Adana Havaalanı’ydı. Çoğu milletvekilimiz Adana Havaalanı’na gitti. Ben karayoluyla hem kış şartları, hem de yollarda oluşan kırıklar ve yarattığı yoğun trafikten dolayı gece yarısına doğru Malatya’ya vardım. 6 Şubat akşamı Malatya’daydım. Geceyi hep birlikte sabahlayarak geçirdik. Malatya’da bir miktar toplanma merkezlerinde durumu anlamaya çalıştıktan sonra ben ayrıldım. Doğanşehir’e geldim. Malatya’dan sonra ilk geldiğim yer Doğanşehir'di ve depremin ertesi günü öğle saatlerinde buradaydık. Buradan da yollar kapalıydı ve dağ yollarından Nurhak’a ulaşma imkanı oldu. Nurhak’a dışarıdan giden ilk kişi şoförümüz Mehmet Bey ve bendim. Oradan Nurhak’ın sesini duyurduk. İkinci depremde Nurhak’ta çok sayıda kadın ‘Hep beraber kazanları kaynatalım’ diye meydanda toplanıp, eşleriyle birlikte kadınlar evlerine girmişti. Evlerinin alt katındaki mutfaklarında çok sayıda kadın göçük altında kalmıştı. Hayatını kaybetmişlerdi. O acı günün yıldönümünde burada bir kez daha Erkenek’teyiz.

"İktidar, depreme mazeretsiz yakalandı"

Allah bir daha böyle acı yaşatmasın. En başta temennimiz budur. Bunun dışında elbette depremden ders almak gerekiyor. Depreme hazırlanmak, deprem gününden önce gayret göstermek depremde acıyı, kaybı azaltıyor. Depremin yaralarının sarılmasını da kolaylaştırıyor. Biz maalesef bundan üç yıl önceki depreme ülke olarak hazırlıksız yakalandık. Açıkça söylemek gerekir ki iktidar partisi depreme mazeretsiz yakalandı. 21 günlük, 21 aylık değil; 21 yıllık bir iktidar vardı. Daha önceden yaşanmış bir deprem var. O depremin üzerine gelmiş bir iktidar. Özel iletişim vergisi iki yıl alınacakken 21 yıl boyunca almış bir iktidar. Depreme hazırlık için halkın hazır olduğu, kanunların hazır olduğu ve özel iletişim vergileriyle toplanan paralarla depreme hazırlık için ihtiyaç olan paranın misliyle fazlasının toplandığı bir dönemde maalesef biz bu depremde hazırlıksız yakalandık. Bu kadar çok kaybımız oldu.

"Bir gün de sen kal bakalım konteynerde"

Diğer taraftan deprem konutları konusunda Türkiye’de siyaset bir yılın içinde bütün evlerin teslim edileceği sözüyle şekillendirildi 2023 yılında. Bu söze inandırıldı. Ancak birinci yıl sonunda evlerin yüzde 2’si, ikinci yıl sonunda evlerin sadece yüzde 30’u ve bugün yüzde 70’i tamamlanabildi. Halen daha aldığımız çeşitli rakamlar, Malatya’da ve Türkiye’de bu sorunun ortadan kalkmadığını ve çok sayıda kişinin konteynerlerde yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak üç yıl sonra Malatya’da 67 bin kişinin, Türkiye’de 270 bin kişinin, Hatay’da 120 bin kişinin konteynerde yaşamasını kabul etmiyoruz. Konteyner bir mecburiyet. Kim için mecburiyet? Hala evi bitmeyenler için mecburiyet. Kim için mecburiyet? Kiracılar için mecburiyet. Çünkü bir düzen içinde bir evde ödeyebileceği bir kira ile oturan ve geçimi ona göre olan insanlar evini kaybetti, eşyasını kaybetti, işini kaybetti. İşini ya buldu ya bulamadı. Ama şimdi onlara ev vermediğimiz için konteynere mahkumlar. Eve çıkmak isteyene işte Malatya’daki ortalama kira 20 bin lira. 15 bin liradan ucuza oturabilecek bir yer var mı Malatya’da? Sayın Kurum, ‘5 bin liraya ev var deprem bölgesinde’ dedi, Osmaniye’de sordum. En ucuzu 15 bin lira çıktı. Hatta millet 15 bin liraya da itiraz ediyor. ‘O 15 bin liralık eve geçilmez’ diyor. 20 bin lira çıktı Kahramanmaraş’ta. Gaziantep’te 20 bin lira çıktı. Dün Adıyaman’da konuştuk, 12 bin-15 bin liraya ev çıktı. ‘Bugün 5 bin liraya ev var, kiracılar çıksın’ diyorlar. Aksine 15 bin liralık eve bir ay depozito istiyorlar. Üç ay da peşin istiyorlar. Geçmek için bir de eşya lazım. Adam parası olsa zaten kiracı. Bu imkanları olmadığı için konteynerde. Bunun üstüne olur olmaz eleştiriler iktidar medyasından. Ben anlamıyorum, neyi paylaşamıyoruz? Bunun AK Partisi, CHP’si yok ki. Konteynerde kalana saldırıyorlar. ‘Rahata alıştınız, bedavaya alıştınız. Elektrik bedava, su bedava.’ Ya bir gün de sen kal bakalım o konteynerde. Ben deprem döneminde birkaç gece geçirdim, ben birkaç ayı tahayyül edemiyorum. Birkaç yıldır, üç yıldır konteynerde. ‘Konteyner konforu’ diye bir laf icat etti iktidar medyası. Olacak söz değildir. Gerçekten buradan cuma mübarek gün söylüyorum. Allah’ın gücüne gider. Bir gün evladını, eşini, ananı, babanı konteynerde bulursun, bu kul hakkı yediğine pişman olursun.

"Deprem konutlarından para alamayacağını ilan etsin"

Diğer taraftan özellikle şunu söylemek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaptığı ettiğinin dışında bir önerdiği var. Birincisi; evleri alırken boş senet imzalatıyorlar. Bu suç. Kimse ne para ödeyeceğini bilmeden bir şeye imza atmak zorunda değildir. Faiz kısmının sıfır olması lazım. Sıfır yazanın evrakını kabul etmiyorlar. Tayyip Bey bugün Osmaniye’de olacak. Nihayet geldi. Bu hafta herkes bu haftayı sevdikleriyle geçirdi. Ben bu haftayı Osmaniyelilerle, İslahiyelilerle, Nurdağlılarla, Kahramanmaraşlılarla, Adıyamanlılarla, Gölbaşılılarla geçirdim. Doğanşehirlerle geçiriyorum. Tayyip Bey de bu haftayı Suudi Arabistan’da eskiden ‘eli kanlı katil’ dediği prensle, ‘darbeci’ dediği Mısır’da Sisi ile geçirdi. Nihayet bugün memleketimize kavuştu. Birazdan da herhalde saat 2 gibi Osmaniye’de o da bir konuşma, bir açıklama yapacak. Bir beklentim var. Bir; ‘Dükkanlar dahil, rezerv alan dahil, köy evleri dahil hiç faiz almayacağız’ de, bunu söyle. Çünkü faiz hanesinden korkuyor millet. Ben fazlasını söylüyorum. Eğer bunu söylerse bugün akşam bültenine yetişecek, ağız dolusu teşekkür edeceğim Tayyip Bey’e. Şu deprem konutlarından para almayacağını ilan et. Bu deprem konutlarına boş senet işinden falan vazgeç. Biz ‘Parasız yapılsın’ diye savunduk. Şimdi şunu söyleyeyim. Depremle birlikte ‘Motorlu Taşıtlar Vergisini iki kere ödeyeceksin’ dediler. Bütün Türkiye ödedi. Normalde isyan çıkar, depreme diye kimse bir şey demedi. Böyle bir millet bu millet. KDV iki katına çıktı, bir şey demedi millet, ödedi. ÖTV arttı, millet ödedi. Yurtdışına çıkış puluna kadar zam geldi, her şey ödendi. Şimdi geldiğimiz bu noktada ‘Efendim deprem konutlarından para alalım.’ Deprem konutlarından para mara almayalım. Deprem konutlarının parasını aldık zaten. 50 milyar dolar bağıştan toplandı, 6 milyar dolar yurt dışı bağışlardan toplandı. Bunun dışında, bu depremin fazla vergilerinden 16 milyar dolar toplandı. Toplamda bizim 71,5 milyar dolar para toplandı depremden bugüne. Bu evlerin toplam maliyeti 40 milyar. Bakın ben kendi adıma da söylüyorum. Bütün Cumhuriyet Halk Partililer adına da söylüyorum. Bana herhalde bütün milletimiz iştirak eder. Bu paralar depremzedenin konutu için toplanan bu paralardan dolayı, sizlere verilecek evlerin senetlerini yırtsınlar. Helal-i hoş olsun kardeşim. Biz para mara istemiyoruz. Tayyip Bey’den Osmaniye’de ümit ediyorum gazeteciler sorsunlar. ‘Özgür Bey’in bir çağrısı var’ desinler. Ya bırakın faizi maizi. Şöyle duyuyorum. ‘Altyapıdan para almayacağız.’ Bir de alsaydın. Deprem olmuş dağın başına evi yapmışız. Kanalizasyon, su bağlayacağız. Onun parasını da depremzededen mi alacağız? Devletin işi bunlar. ‘Altyapıdan almayalım, üstyapının yarısını alalım.’ Ya yapmayın ne altyapı ne üstyapı. 71,5 milyar dolar para toplandı. Deprem bölgesine helal-i hoş olsun. Bu parayı bir daha geriye almayacağını ilan etsin. Benim söyleyeceğim bu kadar.

Kaynak: Haber Merkezi