CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçici tedbirle belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Abdurrahman Tutdere ile görüştü. Belediye ve partisinin il başkanlığına ziyarette bulunan Özgür Özel, ‘Halk Buluşması’nda halka hitap ediyor.

Özgür Özel’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"Bugün burada yine üzüntü, acı ve kızgınlıkla bir aradayız. Bizi bugün burada toplayan aslında bambaşka bir kişi. Benim iki dönem Meclis’te birlikte çalıştığım, dürüstlüğüne ve çalışkanlığına kefil olduğum, depremde defalarca geldiğimde hep bir enkazın başında bulduğum, bir gün kendi beş yaşındaki yeğenini, ablasını ve eniştesini elleriyle enkazdan çıkarıp köyde defneden, taziye bile almadan Adıyaman’ın diğer enkazlarının başına koşan, benim sevdiğim, sizin evlat gibi, kardeş gibi bağrınıza bastığınız Abdurrahman Tutdere için bugün buradayız.

Abdurrahman Tutdere milletvekiliydi. Deprem yaşandı, sonra ben genel başkan oldum. Genel başkan olarak illere görevlendirmeler yaptık, anketler düzenledik, çalışmalar yapıyoruz. Allah biliyor ya, Adıyaman’dan çok da umudum yoktu çünkü burası Sayın Erdoğan’ın yüzde 65 oy aldığı bir şehir. Gelen giden arkadaşlar rapor yazdılar. Bize bir baktım, rapor diyor ki: “Genel Başkanım, anket falan yaptırma. Adıyaman kararını çoktan vermiş, adayını belirlemiş ve gönlünde, aklında Abdurrahman Tutdere’yi seçmiş.

Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir’de: ‘Müstevli emeller taşıyanlar sinsi hesap peşinde’
Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir’de: ‘Müstevli emeller taşıyanlar sinsi hesap peşinde’
İçeriği Görüntüle

“Anlaşmayı AK Partili başkan yapmış”

Bir tane iftiracı var, suç örgütü lideri deniyor, güya itiraf ediyor, onu salıyorlar, iftira attıklarını alıyorlar. Bu demiş ki 'ben Adıyaman Belediyesinden alacaklıydım, param birikti, gittim Abdurrahman Tutdere'yi gördüm, beni filancaya yolladı, onlar da benden paramı ödemek karşılığında rüşvet aldı' demiş. O kişinin Adıyaman'a geldiği, Belediyeye girdiği, görüştüğü, telefonla görüştüğü hiçbir tane kanıt yok, ispat yok, asla böyle bir şeyi kanıtlayamıyorlar. Dönüp de ödemelere bakıldığında, birikmiş de almadığı bir ödeme yok, her ay ödemelerini düzenli almış, alacağı bitince de anlaşma bitmiş. Anlaşmayı Abdurrahman değil, ondan önceki AK Partili Belediye Başkanı yapmış, ödemesinde, hak edişinde hiçbir birikme olmamış, hiç aksamamış, hiç hızlı ödeme almamış. Ödemeler bitince ne olmuş biliyor musunuz? Abdurrahman yeni ihale açmamış, toplam 103 tane Belediyeye araç almış ve o ihaleyle yaptırılan işi, Belediyenin kendi işçilerine yaptırmış, dünya kadar tasarruf sağlamış. Bir yanda parayla adama verip, o adama iftira attıranlar. Bir yandan ihaleyi yapmayıp, araç alıp Belediyeye kar ettiren Abdurrahman Tutdere var."

Özgür Özel’den Erdoğan’ın ‘AK Parti-MHP-DEM Parti’ sözleri hakkında ilk açıklama

Dün sayın Erdoğan çıktı güya tarihi bir konuşma yaptı. Tarihi bir gaflet içerisinde olduğunu gösterdi. Yine ayrımcılık. Düne kadar DEM, DEMliler, DEM’e oy verenler, DEM’e selam verenler teröristti. Şimdi, biz MHP-DEM anlaştık birlikte yol yürüyeceğiz diyor.

Buradan şunu söylemek isterim. DEM Partinin kurumsal kimliğine bütün saygımla Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kürtlerle ilişki kurmak için ve Kürtler için iyisini istemek için DEM Partisi’ne ihtiyacı yok. DEM Parti’nin de Türklerle ilişki kurmak Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı yok. Ama Kürtlerin de Türklerin de bir arada olmak ve geleceği kurmak için bir birine ihtiyacı var."

“2,5 yılda işin sadece yüzde 40’ını yaptılar”

“Bu arada Abdurrahman yerinde dönüşümü yüzde 90’ın üstünde talepleri karşılayıp düzgün yaptı ama, işini düzgün yapamayanlar var. Bak Sayın Murat Kurum, Erdoğan 650 bin konut sözü verdi, geçen gün 250 bininci konut teslimi diye söyledin, sözün yüzde 38’i tutulmuş. Adıyaman’da söz verilen konutların sadece yüzde 42’si teslim edilmiş. Konutu veriyorsun ama örneğin Gölbaşı’nda sordum. 450 konut teslim edilmiş, 150’si geçmiş oturuyor, 300 oturmuyor. Neden oturmuyor? Çünkü henüz eksikler var, kanalizasyonlar dereye akıyor, sular bağlanırsa kaçak bağlanıyor, dünya kadar eksik var. Bir yandan da kira yardımı kesiliyor, aidat başlıyor. Ama her şeye rağmen ‘Verdim’ dedikleri bile Adıyaman’da yüzde 42. Bir yılda herkes evine girecek diye oy alanlar, bir yılın değil 2,5 yılın sonunda 100 depremzedenin 60’ını halen daha konteynerde tutuyorlar, halen daha gurbette tutuyorlar. 30 bin kişi nüfusu azaldı Adıyaman’ın, maalesef geri gelmiyor. Göç kalıcı hale geliyor. Bunun için bir yanda bütün imkansızlıklara rağmen sözünü tutan Abdurrahman Tutdere, Cumhuriyet Halk Partisi, bir yandan depremzedeyi kandırıp oyunu alan 2,5 yılda daha işin yüzde 40’ını yapan AK Parti’nin iktidarı var. Biz Abdurrahman’ın da bütün belediye başkanlarımızın da sonuna kadar arkasındayız, hepsini yürekten kutluyorum.”

“Kürt’ü ile Türk’ü hep beraberiz, omuz omuzayız”

“Adıyaman ve Abdurrahman, Kürtlerle Türklerin el ele, kol kola, omuz omuza verebildikleri, aynı doğruda birleştikleri bir şehir ve bir insandır. Abdurrahman’ı Kürt ve Türk analarının ortak ağıtları adaylaştırmıştır. O da bu kentte sahip çıkmıştır. Şu anda Türkiye’de tarihi bir süreç, tarihi bir fırsat var. Terör örgütü silah bırakıyor ve Cumhuriyet Halk Partisi tarihsel tutarlılığı içinde ‘Bu ona mı yarar, buna mı yarar’ demeden ‘Bu millete yarar. Kürt’ün de Türk’ün de gözünün yaşını siler. Gidenler gelmez, ama yeni analar ağlamaz, yeni yürekler yanmaz’ diyor. Şehit ailelerini ve gazileri incitmeden yapılabilecek bu sürece Meclis’te en olumlu katkıyı vermek istiyor. Dün Sayın Erdoğan çıktı, güya tarihi bir konuşma yaptı. Tarihi bir gaflet içinde olduğunu gösterdi. Yine ayrımcılık, düne kadar DEM, DEM’liler, DEM’e oy verenler, DEM’e selam verenler teröristti. Şimdi ‘Biz, MHP, DEM anlaştık. Birlikte yol yürüyeceğiz’ diyor. Buradan şunu söylemek isterim. DEM Parti’nin kurumsal kimliğine bütün saygımla, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kürtlerle ilişki kurmak için ve Kürtler için iyisini istemek için DEM Partisi’ne ihtiyacı yok. DEM Parti’nin de Türklerle ilişki kurmak için Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı yok. Ama Kürtlerin de Türklerin de bir arada olmak ve geleceği kurmak için birbirine ihtiyacı var. Birbirimize ihtiyacımız var. Buradan açıkça söylüyoruz. Terör biterse, barış olursa, kardeşlik olursa, kaçırmakta olduğumuz treni yakalayabiliriz. 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde Avrupa’nın bir parçası, Avrupa Birliği’nin tam üyesi olabiliriz. Cumhuriyet Halk Partisi hem kalkınmak için, hem ülkenin gelişmesi için, doğru dış politika için, bir daha savaşlar olmaması için; bu süreçte kimseyi ayırmadan, ötekileştirmeden, ona o, buna bu demeden canı gönülden barışı istiyor, kardeşliği istiyor, omuz omuza bu ülkeyi kalkındırmak istiyoruz. Sürekli ‘Biz ve onlar’ diyenler, ‘Evet açsın, yoksulsun, işsizsin. Ama tehlike büyük, beka sorunu var. Oyu bana vereceksin’ diyenler, Adıyaman’ın DEM’li de olsa AK Parti’li de olsa MHP’li de olsa CHP’li de olsa; gencini işsiz, emeklisini aç, asgari ücretlisini yoksul edenler, artık bu bitti. Bunun böyle olmasına izin vermeyeceğiz. Birilerini şeytanlaştırıp kendi arkanı kalabalıklaştırma işleri bitti. Şimdi diyor ki ‘Biz üçümüz birlikteyiz.’ Orada bir siyasi birliktelik yok. Ama Erdoğan kendini yalnız hissediyor, yüzde 29’a düşmüş, tek başına hissediyor. Yaşlandı yönetemiyor. Partide herkes birbirinin kuyusunu kazıyor. Ahlaki üstünlük bizde, psikolojik üstünlük bizde. Şu meydana bak, çoğunluk enerjisi bizde. O yüzden AK Parti yeni bir dümenin peşinde. Oysa biz Kürt’ü ile Türk’ü hep beraberiz, omuz omuzayız. Biz güçlüyüz, biz kazanacağız.”

“Geri adım atarsam, ülkeyi 100 yıl geriye götürecek”

“Bundan sonra AK Partili gençlere ve MHP’li gençlere de DEM’liye de CHP’liye de İYİ Partili’ye de Saadetli’ye de iş de bulacağız, aş da vereceğiz, yasaksız bir Türkiye’yi, zengin bir Türkiye’yi hep beraber kuracağız. Hal böyle olunca Adıyaman artık yüzde 29’la orada oturmaya çalışan yaşlı, yorgun, kızgın ve kavgaya bel bağlayan birine değil; genç, güçlü, dinamik, bu ülkeyi omuz omuza, önce medeniyete, zenginliğe, özgürlüğe kavuşturacak Atatürk’ün partisine sımsıkı sarılalım. Asla ve asla AK Partilileri itmiyoruz, MHP’lileri ayırmıyoruz. Tayyip Erdoğan istediği kadar ayrıştırsın. Hep birlikte olacağız, omuz omuza olacağız, bize ‘dur’ dediği yerde değil, çizdiği resmin dediği köşesinde değil, o istiyor diye resmin dışında değil, milletin verdiği yetki ile doğruları yapmak için en doğru yerde duracağız. Tayyip Erdoğan artık bu ülkeyi daha fazla yoksullaştırmak için kavgayı seçemez. O istiyor diye onunla kavga etmeyeceğim. Tayyip Erdoğan biraz daha iktidarını sürdürsün diye, yeni ittifak görüntüsü vermek için tarihi bir fırsatı heba etmeye çalışıyor. İzin vermeyeceğim, izin vermeyeceğim. Göreceksiniz millet kazanacak, halk kazanacak, sağ duyu kazanacak. O istiyor diye bir adım geri atmam. O istiyor diye bir kelime eksik konuşmam. O istiyor diye bir santim eğilmem. Geri adım atarsam, ülkeyi 100 yıl geriye götürecek. Kendince kuracağı sistemle vatandaşlık olgusunu zedeleyecek. Eğer ben bir kelime eksik konuşursam, bu milleti susturacak. Bir santim eğilirsem, bu millete diz çöktürecek. Bu millet yedi düvele diz çökmedi Tayyip Erdoğan, sana da çökmeyecek. ‘Tayyip istifa’ diye inlerken yüzde 65 oy aldığı Adıyaman; kendisini bir kez daha, çıkarsa kendisi, yok bir genç bir başka adayı gösterirse, yol verirse onu 2 Kasım Pazar günü erken seçime davet ediyorum. Hadi diyorum, benim milletin sorunlarını çözecek adayım var, Ekrem İmamoğlu var, Cumhurbaşkanı Adayım var. Çıkın karşımızda, çıkın karşımıza. Hodri meydan. Kimse umudunu yitirmesin, enseyi karartmayın. Sanmayın ki bütün planları Tayyip Erdoğan yapar, onun hesapları tutar. O dönemler geride kaldı. Artık bu milletin bir hesabı var, o hesabı sandıkta görecek. Artık bakan evlatlarının değil, vatan evlatlarının yüzü gülecek. Abdurrahman’ı size emanet ediyorum. Adıyamanlı Kürtleri Adıyaman’daki Türklere, Adıyaman’daki Türkleri Adıyaman’daki Kürtlere, Lazını, Çerkesini, Pomağını, göçmenini, Romanını, Türk milletini birbirine emanet ediyorum. Hepinizi çok seviyorum, hepinizin karşısında saygıyla eğiliyorum. Biz kazanacağız, biz kazanacağız.”

Kaynak: Haber Merkezi