CHP, 'Tüm örgütle sahaya' stratejisi için Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nde bir araya geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada sürecin detaylarını paylaşıyor.

“En iyi saldırı hücumdur” diyen Özgür Özel’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"Değerli basın mensupları, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimize hepiniz hoş geldiniz. Yürütme Kurulu Toplantımızın ardından yeniden sizlerle birlikteyiz. Bugün toplantımızın ana gündemi, parti içindeki kapsamlı değerlendirmelerimizin ardından ilan ettiğimiz, 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı başlayacak ve bir ay boyunca yoğun bir şekilde sürecek, bundan sonra seçime kadar da sürekli titiz bir şekilde takvimlendirilecek çalışmalarımız. Bu çalışma takvimimizi değerlendirdik ve şimdi bu konudaki bazı detayları sizlerle paylaşmak üzere karşınızdayız. Bugünden itibaren 81 ilimizde ve 973 ilçemizde yoğun bir programla sahaya çıkıyoruz. Mücadelede vitesi yükseltiyoruz ve yeni bir aşamaya geçiyoruz. Hiç şüphe yok ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne 19 Mart 2025 tarihinden itibaren yapılan tüm saldırılar, bir sonraki Cumhurbaşkanı’na yapılan darbe girişimi, bir sonraki iktidarı iktidardan etmek için bugün iktidar eliyle ve yargı yetkisi kullandırılarak yapılan her türlü saldırı bizi kamuoyu önünde sürekli ‘Bundan sonraki aşama ne olacak ve siz buna nasıl direneceksiniz?’ sorusuyla karşı karşıya getirdi. Haklı olarak bizleri takip eden siz basın mensupları da bu soruyu sordunuz. Geçtiğimiz haftalarda peşi sıra yaptığımız Olağanüstü İl Başkanları Toplantısı, Parti Meclisi Toplantısı, MYK Toplantısı ve Aday Ofisi toplantılarımız ile belediye başkanlarımızla yapılan altı toplantıdan oluşan tam günlük bir çalışmanın sonunda da siz sormaya devam ediyorsunuz; ‘Bundan sonra ne olacak, nasıl bir mücadele vereceksiniz, nasıl direneceksiniz?’ Buna kurumsal ama halk arasında çokça kullanılan ve futbolda da bütün dünyada çok beğenilen bir yanıtımız var. En iyi savunma hücumdur arkadaşlar. Bugünden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor ve orada ülkenin yerleşmiş, kronikleşmiş, insanları canından bezdirmiş sorunlarına hangi çözümleri üreteceğini, bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu ve işsizliği nasıl yok edeceğini, asık suratları nasıl güldüreceğini, umutsuzluğun yerini umuda nasıl çevireceğini anlatıyor. Bunun için tüm kadrolarıyla birlikte sahaya çıkıyor. Seçim gününe kadar… Bugün Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi örgütü, milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Politika Kurulu başkanları, Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, ilçe başkanları, sandık görevlileri sokağa çıkıyorlar, sahaya çıkıyorlar ve ıslak imzalı tutanakları almadan geriye dönmeyecekler.

“Son gün, seçimi kazandığımız gün”

Seçim çalışmaları bundan sonra yeni bir evreye girmiştir. Bu işin son günü seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışacaklar. Biraz önce ifade ettiğim gibi merkezi düzeyde, dört koldan sahadayız. Merkez Yönetim Kurulumuz, Parti Meclisi üyelerimiz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyelerimiz ve milletvekillerimiz; ayrıca illerde ve ilçelerde il başkanlarımız ve ilçe başkanlarımız; kadın ve gençlik kollarımız hep birlikte sahada olacaklar. Sandık görevlilerimize özel bir vurgumuz var. Özel vurgu şudur; bugün itibariyle 106 bin sandık görevlimiz, seçim günü sandıklarında görev yapacak 106 bin arkadaşımız o gün sandıklarında oy kullanacak kimi köyündeki 40 kişi, kimi büyükşehir ilçesindeki 300 - 320 kişiyle birebir görüşmeye, yüz yüze görüşmeye, göz hizasından iletişim kurmaya, onların elini sıkmaya, kendini tanıtmaya, onları tanımaya ve bundan sonra her fırsatta onlarla birlikte olmaya başlıyor. Geçmişte seçime iki ay kala ‘Sandıklar sağlam mı?’ sorusuna 2,5 yıl önceden verdiğimiz cevap ‘Sandık görevlileri tamamdır, irademiz sağlamdır’ ve oy kullanmaya geldiklerinde o güne kadar en az beş - altı kez görüşmüş oldukları, tanışmış oldukları, belki artık birbirlerinin ismini öğrenmiş oldukları sandık görevlilerimiz bugünden itibaren çalışmaya başlıyor. Rakam, 4 Mayıs 2026 itibariyle 106 bindir. Ellerindeki ‘Benim Sandığım’ uygulama programlarıyla, saha ziyaretlerine bu sabah çıkmaya hazır olduklarını bizlere yaptıkları bildirimlerle. Bu rakam en nihayetinde 186 bin hedef sayısına ulaşacaktır. Bunun için önümüzdeki iki ayı hedefliyoruz. İki ayın sonunda tüm sandık görevlileri kapıları çalmaya, kendilerini tanıtmaya, tanışmaya ve bundan sonra sürekli bir iletişim halinde olmaya devam edecekler. ‘Bugünden itibaren çarşıda, pazarda, caddede, sokakta, çalmadık kapı ve sıkılmadık el bırakmadan çalışmaya başlıyoruz’ diyemem, örgütümüzün halen çalışmakta olan neferlerine haksızlık olur. Ama tam kadro bu çalışmalara katılıyoruz.

Mustafa Destici: Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç evlendirmeliyiz
Mustafa Destici: Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç evlendirmeliyiz
İçeriği Görüntüle

“Milletimize demokrasiyi kurtarmadan eve dönmeme çağrısı yapıyoruz”

Kasım 2023’ten beri 242 kez meydanlarda olan milletimize demokrasiyi kurtarmadan eve dönmemeleri çağrısını yapıyoruz. Bunun için herkes çağrıldığında meydanlarda, sokaklarda, eylemlerde ve sözünü söylemesi gereken neresiyse orada buluşmalı, son sözü de sandıkta söylemeli, milleti kurtarmalıdır. Onlar evlerine döndüklerinde bizleri de kapılarında bulacaklar. Bugünden itibaren hep beraber yeni bir aşamaya geçiyoruz. Milletimiz yıllardır her alanda adaletsizlik yaşıyor. Gelirde adalet yok, vergide adalet yok, mahkemelerde adalet yok, sosyal hayatta adalet yok. Bitmeyen bir ekonomi krizin ortasındayız, iktidar değişmediği takdirde krizin biteceğine yönelik en ufak bir inanç, en ufak bir gösterge de yoktur. Bugün açıklanan rakamlarla dört aylık enflasyon yüzde 14,6’ya ulaşmıştır. Bu iktidarın bu yıl başlarken yıllık enflasyon hedefi yüzde 16’ydı. Bir yılda ulaşılacak noktaya enflasyon rakamları ki TÜİK’in rakamlarının ne kadar tartışmalı olduğunu sadece hatırlatmak isterim. TÜİK rakamlarına göre bir yıllık hedefe, dört ayda ulaşılmıştır. Yani memura verilen, emekliye verilen, emekçiye verilen zamlar bu yüzde 16 yıllık enflasyon hedefine göre yapılmıştır. Bu hedefe neredeyse dört ayın sonunda ulaşılmıştır. Bu yüzden mutlaka bütün maaşlarda bir ara zam, bütün ödemelerde, devletin bütün ödemelerinde vatandaşa yapacağı bu enflasyonla ilgili hızlı bir düzeltmeye ihtiyaç vardır. Aylık yüzde 4,18’lik oran, maalesef bu aylık oran 100 ülkenin yıllık enflasyondan fazladır. Yanlış duymadınız. Dünyada 100 ülkede bizde bir ayda yaşanan enflasyon bir yılda yaşanmıyor. Bizim vatandaşlarımız böyle bir kötü yönetime mecbur bırakılmış durumda. Her gün iğneden ipliğe zam haberlerine uyanıyoruz. Her gün hukuksuz bir operasyona uyanıyoruz. Her gün derinleşen bir eşitsizlikle yüzleşiyoruz, güvende tutulmayan yurttaşlarımızın acı haberlerine uyanıyoruz her gün. İşte tüm bu adaletsizliklere karşı sokaktayız. Türkiye’yi bu hale getirenler bu millete umut olamadılar, asla da olamayacaklar. Türkiye’nin umudu; tüm demokratların özgür, bağımsız, adil ve refah içinde bir ülke kurma mücadelesini birlikte vermesindedir. Bunun için mücadeleyi ülkemizin her bir mahallesinde, her bir caddesinde, her bir sokağında, her bir evin kapısında, her köyün mezranın kahvesinde, yani vatandaşımız neredeyse orada sürdürmeye kararlıyız.”

Kaynak: Haber Merkezi