CHP Genel Başkanvekili Özgür Özel, İstanbul Kağıthane’deki “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, Hatay’a yönelen füzenin NATO tarafından düşürülmemesi durumunda ciddi bir felaketin yaşanabileceğini söyledi. Özel, son 14 yılda hava ve deniz kuvvetleri için gerekli modernizasyonun yapılmadığını öne sürerek, hükümeti eleştirdi.
Özel, konuşmasına Nazım Hikmet’in “Kerem Gibi” şiirinden alıntı yaparak başladı. CHP lideri, AK Parti iktidarında son 14 yılda savaş uçakları ve modern deniz kuvvetleri fırkateynlerinin hava ve deniz kuvvetlerine kazandırılmadığını belirtti. Sadece İHA’ların bulunduğunu kaydeden Özel, mevcut durumda hava ve deniz kuvvetlerinin eksikliklerinin kritik olduğunu ifade etti.
Hatay’a yönelen füze örneğini paylaşan Özel, “NATO tarafından düşürülmese büyük bir facia ortaya çıkacaktı. Erdoğan hükümeti bu durumu ihmal etmiştir” dedi. Ayrıca F-35’lerin teslimatında yaşanan gecikmeler ve F-16’ların modernizasyonunda eksikliklere de değinen Özel, S-400’lerin hangarda tutulmasının ve bu nedenle Hatay ve Kahramanmaraş’a konuşlandırılamamasının sorun yarattığını vurguladı.
Özel, konuşmasında uluslararası örnekler de verdi; İspanya Cumhurbaşkanı Pedro Sánchez’in ABD üslerini kendi ülkesinde kullanıma açmadığını belirterek, bu kararı memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
Özel'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"Darbenin yıldönümüne 10 gün kaldı. Dolulara tipilere direndik. Bu mücadeleyi hiç bırakmadık. Direnenlere, isyan edenlere selam olsun. Sizi görünce diyorum ki biz kazanacağız! AKP'nin kalesi denilen şehirleri dolaştık, artık hiçbir yer kimsenin kalesi değildir. Milletin kalesidir.
İstenen cezayı zaten yatmış olanlar tutuklu, iddianame bekleyenler tutuklu. Ekrem Başkanımıza terör örgütü mensubu, bu PKK'lı dediler, diploması sahte dediler, ajanlık yaptı dediler, yolsuzluk yaptı dediler. Gaziosmanpaşa Belediyesine gittiler, ekrana dolar görseli koydular. Bu kardeşiniz inanmadı. Acil arama tutanağını getirin dedim. Kasadan sadece mühür çıktı. TRT'yi aradım, arama görüntüsü yoktu stok görüntü kullandık dediler. Biz ilk gün durduğumuz yerdeyiz; bu haksızlığa karşı tutuksuz yargılamayı savunuyoruz. Bu iftiralara karşı televizyonlardan canlı yayın istiyoruz. Kumpaslar çöktü, yalanlar çöktü, helal olsun size, siz sahip çıktınız.
Bugün Türkiye'de açlık sınırı 32 bin liradır, yoksulluk sınırı 104 bin liradır. Bayram yaklaşmakta. Bayramda emeklilere ikramiye CHP'nin seçim vaadidir. Bu sene de 4 bin lira emekli ikramiyesi vereceğiz dediler. 4 kilo kuşbaşı et zor alınır. Sadece 7 yıl önce 24 kilo et alan bayram ikramiyesi şimdi 4 kilo ete düşmüştür. Çünkü para kalmadı. 19 Mart darbesi, Erdoğan'ın kendisinden sonraki CHP hükümetine darbe, ülkeyi bu hale getirdi. Ne çiftçimiz, ne emeklimiz, ne de işçimiz halinden memnun değildir. 1. ve 2. köprüler AKP'nin gözüne ilişmiştir. Geçiş ücretini 350 liraya çıkarmak ve köprüleri yabancılara satmaya niyetlenmiştir. Köprülerin satılmaması için, emeklinin sürünmemesi için, asgari ücretlinin yokluk çekememesi için, esnafın siftahsız kepenkleri kapatmaması için, bir tek çare vardır. Tek çare seçimdir. Bu ülkede geçim yoktur, geçim yoksa seçim vardır! Sandığı getir Erdoğan!
Sabah kalktık, ABD ve İsrail, İran'a saldırdı. Biz İran'daki rejime karşı olsak da bu işi yapacak İranlılardır. Elinde Irak'ta 1 buçuk milyon Müslümanın kanı olanlar, Gazze'de 76 bin çoğu çocuk ve kadının kanı olanlar, Netanyahu gibi savaş suçlusuna 'savaş kahramanı' diyen küstah Trump ve Netanyahu barış getiremezler. Uluslarası hukuk ayaklar altında. 160 tane civciv ölse bu tehlikeli, üzücü bir durumdur. 160 tane bebe, kız çocuğu ABD-İsrail bombasıyla öldürüldü. Batı buna seyirci olmaktadır. Biz gücümüzü Trump'tan almadığımız, 'Netanyahu'ya kızarsak Trump kızar' demediğimiz için, Trump'ın oğluna taviz sözü verip görüşme koparmadığımız için ABD'nin de İsrail'in de karşısında duruyoruz. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi! Kahrolsun İsrail'in soykırımları. Yazıklar olsun bunlara susanlara!
Gözü dönmüş İsrail, dizginlenemez Trump bunları yapınca herkes Türkiye'nin güvenliğini konuşmaya başladı. İç cephe kuvvetli olsun dendi. Biz her zaman Türkiye'nin birliğini, uluslararası meseleleri siyaset üstünde ele alınmasını savunduk. Ama ABD-İsrail, İran'a saldırdığı saatlerde, AKP Bolu'ya saldırdı. Tanju'nun suçu yoksul çocuk okutmak için '3 harflileri' bağış yapmaya yönlendirmek.
Dün Tanju'yu ziyaret ettim, dedim ki 'Senin suçun yoksul çocuk okutmaksa, seninle gurur duyuyoruz Tanju Başkan' dedim. Nerede bu yoğurdun bolluğu Erdoğan? Bu işlerin patenti sende. Bütün vakıfların yönetimi ailende. TÜRGEV'e, Okçuluk Vakfı'na, TÜGVA'ya paraları milletten yatırtmayı bırak, belediyelerden aktaran sendin. O vakıflar bursu bırak her türlü imtiyazı veren, yasa çıkaran sensin. Vakıfa zorla bağış deyince bu işin patenti Erdoğan'da. Her vakıfın başında ya evladı, ya eşi, ya gelini, ya damadı... Utanmadan hesap souryor. Tanju gibi sadece yoksulu düşünen insanlara.
Türkiye'dkei bu müesses nizamın adı AKP'nin kara düzenidir. Diploması olanı hapse atıp, diplomasızı tutan da, emeklileri sefalete sürükleyen de gençlerin ülkeden umudu kesen de AKP'dir. Bugün nasıl Erdoğan, Irak işgali sırasında işgali yapan ABD'ye destek verdi, 1 Mart tezkeresini geçirtmeye çalıştıysa bugün de ABD'nin planlarına sessiz kalmaktadır. Sayın Erdoğan'ın Türkiye'ye ait planı yoktur, tek hesabı Trump'tan alacağı destekle seçim kazanmaktır. Ancak bu mllet meşruiyeti Trump'tan alana, Filistin'in olmadığı sözde barış komisyonu masasına Netanyahu ile oturana hesap sorar. Biz kendisine ait planı olmayıp başkasının planının parçası olanlarına karşı Türkiye'nin birliğini, onurlu duruşunu savunuyoruz.
AKP iktidarında son 14 yıldır bir tek savaş uçağı hava kuvvetleirne kazandırılmamıştır. İHA'lar vardır. Ancak bu durumlarda, savaş uçaklarına, deniz kuvvetlerinin fırkateynlerine ihtiyaç vardır. Bugün Hatay'a yönelen füze, NATO tarafından düşürülmese büyük bir facia ortaya çıkacaktır. Erdoğan hükümeti bunu ihmal etmiştir. F35'leri Erdoğan'ın dostu Trump ihmal etmektedir. F-16'ları hükümet modernize edememiş. Amerikan korkusuna, S-400'leri hangarda tutmuş, bugün Hatay'a Kahramanmaraş'a konuşlandıramamaktadır. Sanki bütün dünya ABD'ye teslim olmuş zannetmeyin, dostum, kardeşim İspanya Başkanı Sanchez, ABD'ye üslerini kullandırtmamaktadır. Trump ona efelenmektedir. Bugün Sanchez'e mektubumuzda İspanya'yı kutladığımızı ifade ettik.
Bir kez daha sesleniyoruz. Zamlar ÖTV'den karşılanmalı, pompaya yansıtılmamalı. Biz muhalefet partisiyiz ama enflasyon olsa sevinmeyiz. Biz ülkesini seven, milletin huzurunu düşünene bir partiyiz. Yapılacak her zamma karşıyız.
Fatma Öğretmenimizi kaybettik, yüreğimiz yandı. Aylardır uyarıyoruz: Okulların güvenlik sorununu var! Bu ülkede 7 yıl çalışın emekli olun, başka bir kurumda devlette çalışacaksınız sözü verilen uzman çavuşumuz var. 65 bin uzman çavuşu okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendireceğiz. Çetelerin, uyuşturucuların, çocukların ve öğretmenlerin hayatlarını tehdit edenlerin karşısına uzman çavuşları dikeceğiz! Bunun çaresi budur. Okullarımızı bu halde bırakanlara yazıklar olsun.
Maalesef İstanbul başka bir Fatma Nur'un cenazesine tanıklık etti. Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra'yı toprağa verdik. Bu iktidarın anneyi ve kızını korumayan düzeninde bir büyük acıyı yaşadık. Çelik eski eşi hakkında, kocası olacak aşağılık ona tecavüzde bulunmuş, Çelik onunla zorla evlenmiş. İçin için ağlamış. Hifa İkra olmuş. Sapık kocası bu sefer de kızını taciz etmiş. Devlete sığınmış ancak devlet ne Fatma Nur'u ne de Hifa'yı koruyamamış.
Sayın Erdoğan'a sesleniyorum, birileri bu tarikattan diye korunmamalıdır. O alçak derhal cezasını bulmalıdır. Fatma Nur Çelik'in ve evladının kanı yerde kalmamalıdır. Bu konuda basına ve yandaş basına, merkez medyaya sesleniyorum. Dünyanın neresinde böyle bir trajediye kulak kapanır, göz yumulur? Olur olmaz konuları bir gecede altı saat tartışanlar bu annenin ve evladın trajedisine nasıl susarlar? Nasıl görmezler? O görmeyen gözler büyük bir günahın ortağıdır. O verilmeyen haberler, o sansürlenen haberler kimden niye korkmaktadır? Bu haberleri yapan özgür gazetecilere, Fatmanur Çelik’in ve evladının yasını tutan herkese teşekkür ediyorum. Ve şunu söylüyorum: Kötülük karşısında iyilik kazanacak. Siz kazanacaksınız. Siz kazanacaksınız.”




