Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonrasında, sınava saniyelerle geç kalan adayların sınav binalarına alınmamasıyla gündeme gelen “15 dakika kuralı” tartışmaları yeniden alevlendi. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) geçmişte yaptığı esneklik önerilerine rağmen ÖSYM, uygulamanın değişmeyeceğini açıkladı. KDK, 2017 yılında aldığı tavsiye kararında geç kalan adayların uygun salonlara alınabileceğini belirtmiş, ancak ÖSYM bu öneriye güvenlik ve sınav düzeni gerekçesiyle karşı çıkmıştı.
ÖSYM’den 6 maddelik savunma
ÖSYM, “15 dakika kuralı”nın esnetilmemesini 6 temel gerekçeyle açıklıyor. Buna göre kurum, her aday için fotoğraflı ve kişiye özel cevap kâğıdı basıldığını, adayın farklı salona alınmasının kimlik ve evrak eşleşmesini zorlaştırdığını belirtiyor. ÖSYM ayrıca geç gelen adayların başka salonlara alınmasının “başkası yerine sınava girme” gibi usulsüzlük risklerini artırabileceğini ifade ediyor. Bir diğer gerekçe olarak, geç kalanlar için özel salon oluşturulmasının organize kopya çekme ihtimalini doğurabileceği vurgulanıyor. Kuruma göre telafi sınavı yapılması halinde soru zorluklarının eşdeğerliğinin sağlanamaması, sınav adaletini bozabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca zamanında sınava gelen adaylar açısından eşitlik algısının zedelenebileceği ve sınavın adil yapısına gölge düşebileceği belirtiliyor. ÖSYM, uygulamanın bir “ceza” değil, bireysel sorumluluğun sonucu olduğunu ifade ederek, büyük ölçekli sınav organizasyonlarında kural esnetmenin sistemi bozabileceğini savunuyor.
15 dakika kuralı nedir?
ÖSYM tarafından uygulanan ve “15 dakika kuralı” olarak bilinen sistem, sınav başlangıcından 15 dakika önce sınav binalarının kapatılmasını ve bu süreden sonra gelen adayların hiçbir şekilde içeri alınmamasını öngörüyor.




