Salgın yayılıyor: Bir kişide daha hantavirüsü tespit edildi!
Salgın yayılıyor: Bir kişide daha hantavirüsü tespit edildi!
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Müftüoğlu, Sabah gazetesinde yer alan bugünkü yazısında, yorgunluk, halsizlik ve göbek çevresindeki o inatçı kalınlaşma şikâyetlerinin artışını değerlendirdi. Müftüoğlu, "Aynadaki göbeğe bakıp üzülüyoruz ama asıl büyük tehlikeyi, içeride sessizce çalışan o muazzam fabrikayı, yani karaciğeri tamamen unutuyoruz. Karaciğer yağlanması artık günümüz tıp dünyasında "biraz yağlanma var" denilip geçiştirilecek basit bir kilo sorunu değildir; bedenin topyekûn "metabolik iflas" bayrağını çekmesi anlamına gelir" ifadelerini kullandı.

"Sade kahve koruyucu ve kurtarıcı"

"Karaciğeri içeriden çürüten en büyük suçlu kesinlikle şeker, özellikle de sıvı fruktozdur" sözlerinin altını çizen Müftüoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Masum görünen paketli meyve suları, gazlı içecekler ve o şuruplu aromalı kahveler, karaciğerde adeta devasa bir yağ üretim fabrikası çalıştırır. Karaciğer bu sıvı şekeri görünce ne yapacağını şaşırır ve çaresizce trigliseride, yani yağa çevirir. Şeker karaciğeri acımasızca zehirlerken, sade kahve ise tam anlamıyla koruyucu bir kurtarıcıdır. Günde iki üç fincan şekersiz, kremasız gerçek kahve içmek, içindeki o değerli polifenoller sayesinde karaciğerdeki büyük yangını söndürmeye yardım eder; siroz ve kanser riskini yüzde kırklara kadar düşürür."

"Karaciğer kendini toparlayabilen muazzam bir organdır ve bedeninize kolay kolay küsmez" diye belirten Müftüoğlu, şu tavsiyelerde bulundu:

"Vücut ağırlığınızın sadece yüzde onunu kaybederek bile bu organdaki yağlanmayı mucizevi şekilde geri çevirebilirsiniz. Tempolu yürüyüş yapın, akşam yemeklerini erken bitirin, lifli beslenin, sofranıza zeytinyağını ekleyin ve hayatınızdan o zehirli sıvı şekerleri derhal çıkarın. Asıl marifet bedenin enerji sistemini çökertmemek ve o fabrikayı sağlıklı tutmaktır!"

Kaynak: Haber Merkezi