The Guardian’da yer alan habere göre, Macaristan’da Onur Yürüyüşü, sağ popülist Başbakan Viktor Orbán liderliğindeki iktidar partisi Fidesz tarafından “çocukları koruma” gerekçe gösterilerek yasaklanmıştı. Yasağın gerekçesi olarak iktidar partisinin desteklediği yasa gösterilmişti. AB’nin yakın tarihindeki benzer ilk örnek olduğu düşünülen bu yasa, Macar polisinin Budapeşte Onur Yürüyüşü’nü yasaklamasına yol açmıştı.
Budapeşte Belediye Başkanı Karácsony ise resmi izin sürecini baypas etmek amacıyla yürüyüşü belediyenin düzenlediği bir etkinlik ilan etmişti. Belediye Başkanı’nın çağrısının ardından ülkenin dört bir yanından gelen Macarlar ile Avrupa genelinden onlarca Avrupa Parlamentosu üyesi (MEP) ve yetkilinin de aralarında bulunduğu rekor sayıda kişi yürüyüşe katıldı. Onur Yürüyüşü, Orbán ve hükümetine karşı güçlü bir karşı koyuş sembolüne dönüştü.
Savcılar çarşamba günü yaptıkları açıklamada, Karácsony’nin “polis yasağına rağmen bir eylem düzenlediğini ve yönettiğini” belirtti. Açıklamada ayrıca, “mahkemenin sanığa duruşma yapılmaksızın para cezası vermesinin talep edildiği” ifade edildi. Para cezasının miktarına ilişkin ise bilgi verilmedi.
2019’dan bu yana Budapeşte’nin belediye başkanlığını yürüten Karácsony, davaya hızlı bir şekilde yanıt verdi. Karácsony, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Anlaşılan o ki bu ülkede, kendi özgürlüğümüz ve başkalarının özgürlüğü için ayağa kalkmanın bedeli bu” dedi.
Savcıların bu kararı, Orbán’ın parlamenter demokrasiyi zayıflatmak, basın özgürlüğünü aşındırmak ve hukukun üstünlüğünü baltalamakla uzun süredir eleştirildiği bir dönemde, parlamento seçimlerine üç aydan kısa bir süre kala geldi. Orbán, bu seçimlerde, kendi partisinin eski üst düzey isimlerinden Péter Magyar’dan gelen bir meydan okumayla karşı karşuıya.




