Okullarda uzun süredir rastlanmayan suçiçeği vakalarının yeniden görülmeye başlaması, sağlık uzmanlarını ve aileleri harekete geçirdi. Özellikle çocuklar arasında hızla yayılabilen hastalığın, belirti göstermeden önce de bulaşıcı olabildiği vurgulanıyor.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Aliyeva, suçiçeğinin ilk bulgularına ilişkin yaptığı değerlendirmede, hastalığın genellikle ateş, halsizlik ve iştahsızlıkla başladığını belirtti. Aliyeva, ilerleyen günlerde ciltte döküntülerin ortaya çıktığını, bu döküntülerin başlangıçta kızarıklık şeklinde görüldüğünü, bir iki gün içinde ise içi sıvı dolu kabarcıklara dönüştüğünü aktardı.
Belirti gösteren çocuklar evde kalmalı
Hastalığın döküntüler ortaya çıkmadan önce de bulaştırıcı olabildiğine dikkat çeken Aliyeva, bu dönemde çocukların okula ya da kreşe gönderilmemesi gerektiğini söyledi. Suçiçeğinin çoğunlukla hafif seyrettiğini ancak küçük yaş gruplarında, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda ve ergenlerde daha ağır tablolar oluşturabildiğini ifade etti.
Uzmanlar, suçiçeği kabarcıklarına temasın hastalığın yayılmasını artırdığına da işaret ediyor. Bu nedenle çocukların kaşınmasının önlenmesi büyük önem taşıyor. Kabarcıkların patlatılması durumunda virüsün daha kolay yayıldığı, bulaşıcılığın ise döküntüler tamamen kabuklanana kadar devam ettiği belirtiliyor.
Tanı gecikebiliyor
Suçiçeğinin, virüs vücuda girdikten sonra hemen belirti vermemesi nedeniyle tanısının gecikebildiğini söyleyen Aliyeva, bu durumun bulaş riskini artırdığını dile getirdi. Ailelere uyarılarda bulunan Aliyeva, ateşin düşmemesi, ciltte iltihaplanma görülmesi ya da çocuğun beslenememesi halinde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.




