MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, SDG’ye (Suriye Demokratik Güçleri) 10 Mart mutabakatına uyma süresinin sona erdiğini duyurdu. Açıklama sonrası gözler Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ne (DEM Parti) çevrildi. Parti kaynakları, SDG’ye yönelik sert açıklamaların Türkiye’de yürütülen çözüm sürecini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG/SDG’ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre (2025 Aralık ayı sonu) dolmuştur” ifadelerini kullandı. Yıldız, SDG’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol ettiğini belirterek İsrail’in bölgeden Türkiye’ye erişim sağlama çabalarına dikkat çekti. Ayrıca Yıldız, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in sözlerini hatırlatarak Türkiye’nin terör örgütlerine karşı duruşunun net olduğunu ve nihai hedefin terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesi olduğunu vurguladı.

SDG’nin omurgasını YPG’nin oluşturduğunu hatırlatan Yıldız, Türkiye’nin YPG’yi PKK’nın uzantısı olarak değerlendirdiğini, bu nedenle SDG’ye karşı da benzer bir yaklaşım benimsediğini belirtti. 10 Mart 2025’te Suriye hükümeti ile SDG arasında imzalanan sekiz maddelik mutabakat, SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu öngörüyordu ancak 2026 yılına girilirken bu anlaşma uygulanamadı.

DEM Parti ise Yıldız’ın açıklamalarına yanıt verdi. BBC News Türkçe’den Ayşe Sayın’ın aktardığına göre, Parti kaynakları, SDG’nin mutabakata uyma koşulunun Türkiye’deki çözüm sürecinin ön koşulu olarak dayatılmasının süreci olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Partiye göre, Türkiye’de başlatılan yeni çözüm süreci Suriye’den bağımsız yürütülmekte ve pozitif sonuçlar, bölgeye ve Suriye’ye de olumlu yansıyacaktır.

Hakkari DEM Parti İl Eş Başkanı istifa etti
Hakkari DEM Parti İl Eş Başkanı istifa etti
İçeriği Görüntüle

‘Kobani’de savaş olurken, Diyarbakır’da barış olamaz’

DEM Parti yöneticileri, askeri müdahale ya da SDG’ye yönelik sert politikaların sürecin aktörlerini masadan uzaklaştırabileceğine dikkat çekti. Parti kaynakları, “Kobani’de savaş olurken, Diyarbakır’da barış olamaz” yorumuyla, askeri operasyonların çözüm sürecini sekteye uğratabileceğini belirtti. Bu durumun, rapor yazım süresi 2 ay uzatılan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını da geciktirebileceği vurgulandı.

Öte yandan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yeni yıl mesajında, 10 Mart mutabakatı çerçevesinde “halkların kendi kendini demokratik bir şekilde yönetebileceği siyasal modelin” temel talep olduğunu belirttiği hatırlatıldı. Öcalan, mutabakatın uygulanmasının süreci hızlandıracağını ve Türkiye’nin bu süreçte yapıcı, diyaloga açık bir rol üstlenmesinin kritik olduğunu kaydetti.

Milli Savunma Bakanlığı da SDG’nin merkezi otoriteye entegre olma konusundaki eksikliklerini vurguladı. Bakanlık, Suriye hükümetiyle “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesi doğrultusunda yakın işbirliği yürütüldüğünü ve Türkiye’nin süreçte destekleyici rol üstlenmeye devam edeceğini duyurdu.

SDG ve Türkiye’deki çözüm süreci arasındaki bu tartışmalar, bölgedeki siyasi dinamiklerin yeni yılın ilk günlerinde de gündemde olduğunu gösteriyor.

* Haberin tamamına buradan erişebilirsiniz..

Kaynak: Haber Merkezi