İsrail’in Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu el-Duhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği hava saldırısı, bölgesel gerilimi tırmandırma potansiyeliyle dikkat çekti. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, The Jerusalem Post’a verdiği röportajda, Türk güçlerinin söz konusu hareketlilikten haberdar olmadığını ve bu durumun kendi savaş uçaklarının havalanmasına neden olabilecek ciddi bir risk barındırdığını ifade etti.
Herhangi bir can kaybı yaşanmamasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Barrack, açık iletişim hatlarının olmamasının krizi daha da derinleştirebileceğine dikkat çekti.
İletişim mekanizması ve bölgesel görüşmeler
Saldırının ardından İsrail ve Suriye arasında krizlerin kontrol altında tutulmasını sağlayacak çatışmasızlık mekanizmalarının yeniden hayata geçirilmesi için gayriresmi görüşmeler yürütüldüğü açıklandı. Barrack, kurulması planlanan bu yapıya Türkiye’nin de dahil olabileceğini belirterek, farklı dillerde görev yapacak 24 saat aktif bir iletişim merkezinin önemine işaret etti. Öte yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, Suriye'nin Türk askeri ve ekipmanlarının konuşlanmasına zemin hazırlayarak güvenlik mutabakatlarını ihlal etme eşiğine geldiğini savundu.
Sivil altyapı ve radar sistemleri tartışması
İki ülke arasındaki temel anlaşmazlık noktalarından birini, Türk askeri personelinin veya kritik ekipmanların sınır hattına yakın bölgelerdeki üslere yerleştirilmesi ihtimali oluşturuyor. Daha önce Şam Havalimanı’na yerleştirilen radar sistemlerinin İsrail tarafında güvenlik endişelerine yol açtığı biliniyor. ABD'nin değerlendirmelerini paylaşan Barrack ise sivil altyapı ve hava sahası düzenlemelerinin bir güvenlik tehdidi teşkil etmediğini, bu teknik detayların diplomatik diyalog yoluyla çözülebileceğini kaydetti.




