Selim Ercan
Programda Ruhi Su’nun sanat anlayışı ve kültürel mirası üzerinde duran Metin Turan, sanatçının aldığı opera eğitimine rağmen bağlamayı tercih etmesinin bilinçli bir kültürel duruş olduğunu söyledi.
Dursun Erkılıç’ın hazırlayıp sunduğu programa konuk olan Turan, “O yıllarda türkü daha çok köylü işi olarak görülüyordu. Ruhi Su ise bağlamayı merkeze alarak halk müziğini kentli ve aydın çevrelerle buluşturdu” dedi.
İmece kültürüyle plaklar hazırlandı
Ruhi Su’nun yalnızca sahnede değil, üretim süreçlerinde de kolektif bir anlayış benimsediğini belirten Turan, sanatçının dostlarıyla birlikte imece usulü plaklar hazırladığını anlattı.
Programda Abidin Dino, Güzin Dino, Sabahattin Eyüboğlu ve Pertev Naili Boratav gibi isimlerin de bu çalışmalara katkı sunduğu ifade edildi.
Metin Turan, “Hazırlanan kitapçıklar Türkçe, Fransızca ve İngilizce yayımlandı. Amaç sadece türkü söylemek değil, Anadolu’nun kültürünü dünyaya anlatmaktı” diye konuştu.
Kültürel hafızanın taşıyıcısı oldu
Programda Ruhi Su’nun “Seferberlik Türküleri”, “Pir Sultan”, “Köroğlu” ve “Yunus Emre” çalışmalarının kültürel hafızaya yaptığı katkılar da değerlendirildi.
Metin Turan, sanatçının hayatı boyunca büyük zorluklar yaşamasına rağmen üretmeye devam ettiğini belirterek, “Ruhi Su yalnızca bir sanatçı değil, Türkiye’nin kültürel belleğinde derin iz bırakmış bir aydındı” ifadelerini kullandı.



