Selim Ercan
Elips TV’de yayınlanan “Kalemin Hikâyesi” programında konuşan Metin Turan, Ruhi Su’nun yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihindeki baskı dönemlerinin de tanığı olduğunu söyledi.
Turan, programı hazırlayıp sunan Dursun Erkılıç’ın bir sorusu üzerine, Soğuk Savaş yıllarında Türkiye’de başlayan “komünist avı” sürecinde Ruhi Su’nun da hedef alındığını belirterek, 1951 Tevkifatı kapsamında çok sayıda aydınla birlikte tutuklandığını anlattı.
Cezaevinde bağlama yaptılar
Ruhi Su’nun cezaevinde bile türkü söylemekten vazgeçmediğini ifade eden Turan, mahkûmların plak parçaları ve cam kırıklarıyla sanatçıya bir bağlama yaptığını söyledi.
Turan, “Ruhi Su hapishanede de derlemeler yaptı, besteler üretti. ‘Mahsus Mahal’ türküsünü orada yazdı. Nâzım Hikmet şiirlerini müzik eşliğinde okuyan ilk isimlerden biri oldu” dedi.
Programda Sansaryan Han’daki işkence süreci de gündeme geldi. Metin Turan, sanatçının uzun süre hücrelerde tutulduğunu ve ağır işkenceler gördüğünü belirterek, “Eşine gönderdiği kanlı çarşaf, o dönemin baskı ortamının en çarpıcı simgelerinden biriydi” ifadelerini kullandı.
Acının içinden büyük bir sanat çıktı
Ruhi Su’nun Adana Cezaevi’ne sevki sırasında “Hasan Dağı” türküsünü söylediğini anlatan Turan, sanatçının yaşadığı acıları müziğe dönüştürmeyi başardığını vurguladı.
Program sunucusu Dursun Erkılıç ise, “Ruhi Su gibi insanlar engeller karşısında daha da güçlenmiş isimlerdi” diyerek sanatçının mücadeleci kişiliğine dikkat çekti.


