Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Şimşek, “Savaşın süresi beklenenden uzun sürdü, yayılımı da öyle. Ama 45 günün altında kalması olumlu” ifadelerini kullandı.
Şimşek’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle;
“Savaşla yaşanan şok İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan en büyük şok. Ateşkese varılması memnuniyet verici ama normalleşme en iyi ihtimalle aylar alacak. Küresel enflasyonun yükselmesi riskiyle karşı karşıyayız. Finansal koşullar sıkılaşırken büyüme tahminlerinin aşağı yönlü risk taşıması risk iştahını azaltıyor. Risk iştahının azalması birçok gelişmekte olan ülkeden fon çıkışına neden oluyor.
1970'lerde yaşanan şoklardan çok daha büyük bir şok var. Yüksek enerki fiyatları gündem olmaya devam ederse küresel resesyon riski olabilir. Önemli olan ateşkesin devamı ve bununla birlikte tedarik zincirlerinin yeniden inşasıdır. Ateşkes bozulursa büyümede düşüş, enflasyonda yükseliş olur. Gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik temelleri aslında sağlam. Türkiye'de de bunu gördük. Türkiye'de risk fiyatlaması çarpıcı biçimde dün indi. Risk iştahının dönme ihtimali oldukça yüksek.
Savaşın süresi beklenenden uzun sürdü, yayılımı da öyle. Ama 45 günün altında kalması olumlu. Gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik temelleri aslında sağlam. Türkiye'de de bunu gördük. Türkiye'de risk fiyatlaması çarpıcı biçimde dün indi. Risk iştahının dönme ihtimali oldukça yüksek.
"Savaşın 1 ay sürebileceğini ana senaryo olarak düşünmüştük"
Savaşın süresi beklenenden uzun sürdü, yayılımı da öyle. Ama 45 günün altında kalması olumlu. Krizin etkisi yayılımına ve süresine bağlı. Savaşın 1 ay sürebileceğini ana senaryo olarak düşünmüştük. Şokları yönetme kapasitesinde geçen yıl rüştümüzü ispat ettik.
Savaşın başladığı günün hemen ertesinde bütün ilgili birimleri topladım. Finansal İstikrar Komitesi toplantısı yaptık ve savaşın etkilerini sınırlamak için neler yapılması gerektiğini kararlaştırdık. Bu durumlarda piyasaların sağlıklı işlemesi önemli. Piyasaların sağlıklı işleyişini önceliklendirdik. Türkiye gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha iyi performans sağladı. Savaşın içinde değiliz ama yakın bir bölgedeyiz. Buna rağmen etkileri sınırladık. Bizim programımızın özü yaşam pahalılığı ile mücadeledir. Eşel mobil uygulaması bunun bir örneğidir. Eşel mobili uygulamaya koymasaydık, mazotun litresi 103 lira, benzinin litresi 76 lira olacaktı.
Şoklar daha uzun sürerse ayrı bir araç setiyle durumu değerlendireceğiz. Bu bir dışsal şok. Çekmecemizde bir tepki fonksiyonu var.
"Rezervlerde şu an bir sorun yok"
Rezerv uluslararası yükümlülüklerin yerine gelmesi ve şoklarda tampon görmesi için tutulur. Rezervlerde giriş ve çıkışlar tek yönlü olabiliyor, bunları yönetmeniz gerekiyor. Rezerv yönetimi TCMB'de. Orada arkadaşlar birçok dengeyi gözetmek zorunda.
Yaklaşık 162 milyar dolarlık bir rezervimiz var. Rezerv yeterliliğinde geçmişten daha iyiyiz, IMF'nin göstergesine yakınız. Rezervlerde şu an bir sorun yok, rezervlerimiz güçlü. Swap hariç net rezervde de artıdayız. Dün fon akışında güçlü bir giriş başladı. Biz kısa vadeli girişleri cezalandırıyoruz. Merkez Bankamız bunları daha pahalı hale getirecek önlemler aldı.
Rezerv düşüşünün dörtte biri altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandı. Şok çok daha büyük ama geçen seneye göre döviz talebi daha mütevazi. Eski rezerv seviyelerine çok hızlı şekilde geri geleceğiz. Hane halkının döviz talebi inanılmaz sınırlı oldu, altının düşmesiyle vatandaşların altın talebi oldu.
Rekabet gücünde döviz kurun üzerinden olumsuz bir akım oluşmadı. Burada önemli olan bundan sonraki süreçte başka ülkelerle olan enflasyon farklarıdır. Türkiye'nin net UYP pozisyonuna bakarsanız 325 milyar dolar ekside. Dengelerde bağımsız lirada değer kaybı bilançoda ciddi bir tahribat yaratıyor. Reel sektörün açık pozisyonu 200 milyar dolar civarında. Orada da gerçeklikten kopuk, 1 liralık değer kaybı 200 milyar TL etki yaratıyor.




