Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, yaptığı değerlendirmede iktidarın ülke yönetim anlayışını eleştirdi. Arıkan, “Bir taraftan İmralı’ya statüyü konuşurken, ana muhalefete mutlak butlan konuşan bir iktidar tarafından ülke yönetiliyor” ifadelerini kullandı.

Arıkan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Yaraları sarmak neden devleti zayıflatsın"

"Sayın Devlet Bahçeli, partisinin dünkü grup toplantısında yaraları sarmaya, birlik olmaya, ilişkileri onarmaya dair bir konuşma yaptı. Milletimizin bağrına saplanan hançerlerden, devletimizi de kesesine geçirilen prangalardan kurtarmak arzusunda olduklarını beyan etti. Ayrıca vatanın her karışında kardeşliği hakim kılmaya dair beyanda bulundular. Sayın Bahçeli, bu olumlu cümlelerin ardından ilginç bir şekilde tüm bu istek ve arzuların devleti zayıflatmayacağını, bir teslimiyet ya da pazarlık olmadığını, millî iradeyi zayıf düşürmeyeceğini, güvenlik ilkelerini sulandırmayacağını ve milletimizin hassasiyetlerini kurcalamak olmadığını belirttiler. Tabii bizler de bu açıklamayı dinledikten sonra şunu sormadan edemiyoruz: Yaraları sarmak, birlik olmak, ilişkileri onarmak neden devleti zayıflatsın? Milletin bağrına saplanan hançerleri çıkarmak, devleti kesesine geçirilen prangalardan kurtarmak niçin millî iradeyi zayıf düşürmek olsun? Ayrıca vatanın her karışında kardeşliği hakim kılmak neden güvenlik problemi olarak algılansın? Şimdi tekrar söylüyoruz: Biz çözüme değil, çözümün kapalı kapılar ardında pazarlık konusu yapılmasına itiraz ediyoruz. Biz yaraların sarılmasına, ilişkilerin onarılmasına değil, sürecin muğlaklığına ve müphemliğine itiraz ediyoruz. Biz hukukun işletilmesine değil, kişiye özel formüllerle hukukun hiçe sayılmasına itiraz ediyoruz. Siz bu tavrınızla, bu yaklaşımınızla ne terörsüz bir Türkiye’yi kurabilir ne de yaşanabilir bir Türkiye’yi inşa edebilirsiniz."

Kayyum eleştirisi

Kayyumla yönetilen şirket sayısının bin 314'e çıktığını söyleyen Arıkan, "Sadece istisnai durumlarda başvurması gereken kayyum uygulaması Türkiye'nin yeni yönetim biçimi haline gelecek. O yüzden soruyorum, 'Bu kayyum uygulaması demokrasinin hangi statüsü içerisinde kalacak?" diye sordu.

Dervişoğlu'ndan Bahçeli'nin 'Öcalan'a statü' çağrısına tepki: 'Allah sizi ıslah etsin'
Dervişoğlu'ndan Bahçeli'nin 'Öcalan'a statü' çağrısına tepki: 'Allah sizi ıslah etsin'
İçeriği Görüntüle

"Türkiye'nin gündemi mutlak butlan değil"

CHP'ye yönelik mutlak butlan davasına ilişkin de konuşan Arıkan, "Bir taraftan İmralı’ya statüyü konuşurken, ana muhalefete mutlak butlan konuşan bir iktidar tarafından ülke yönetiliyor. Adalet ve demokrasi, sizin siyasal hesaplarınıza göre şekillenecek bir aparat değildir. İktidar medyası tarafından sürekli bu mutlak butlan meselesi işleniyor. Türkiye’nin gündemi mutlak butlan değil, mutlak mutfaktır, mutlak yoksulluktur, mutlak adaletsizliktir. Siz süreci statüyle, enflasyonu TÜİK’le, aileyi RTÜK’le, siyaseti yargıyla dizayn etmeye çalışırsanız, bu millete en büyük kötülüğü yaparsınız" dedi.

"Ekonomik sıkıntıları saklamayın"

Türkiyede ki doğurganlık hızının düşüşünü "gerçek bir beka sorunu" olarak nitelendiren Arıkan, "Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanı aile ve nüfus meselesine dair bir konuşma yaptı. Aileyi anlattı, doğum oranlarını anlattı; sebepleri, sonuçları, şikâyetleri uzun uzun anlattı. Ama onların da kabul etmesi gereken bir durum var: İkide bir çıkıp da ekonomik sıkıntıları kültürel sebeplerin arkasına saklamaktan vazgeçilmelidir. Bugün Türkiye’de aileyi tehdit eden şey; kiralar, faturalar, pazardaki fiyatlar, okul masrafları ve güvencesiz sokaklardır. Aileyi tehdit eden en büyük şey, sürekli uyaran, sürekli ikazlar yapan ama bir türlü çözüm üretmeyi beceremeyen vizyonsuz iktidardır" dedi.

"Cesur adımlar bekliyoruz"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Küresel Sumud Filosu'nda yer alan aktivistleri selamladı. Dışişleri Bakanlığı'nın İsrail güçlerinin Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda yaptığı saldırıyı "korsanlık eylemi" olarak nitelemesini de tepki gösteren Arıkan, "Hepimiz biliyoruz ki soykırımcı İsrail’in hukuku hiçe saymadaki cesareti, daha önceki haydutluklarının yanına kâr kalmış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu haydutluğu Dışişleri Bakanlığımızın sosyal medya hesaplarından 'korsanlık eylemi' olarak nitelendirmesi, uluslararası toplumu ortak bir tutum takınmaya davet etmesi, kolay üstünü örtbas etmekten başka bir şey değildir. Sadece olayı geçiştirmektir. Bugün burada bu son haydutluğu ciddi bir şekilde ifade etmemiz gerekir. Sizlerden 'Ey' diye başlayan nutukları beklemiyoruz, biz sizlerden, 'Bu oyunu bozarız' diyerek atılacak cesur adımlar bekliyoruz" diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi