Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’daki açlık grevi devam ederken, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş hem eyleme destek verdi hem de Yıldızlar Holding önüne çağrıda bulundu.
Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’da sürdürdüğü açlık grevine katılan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, işçilerin hak arayışına destek vermek amacıyla Yıldızlar Holding önüne çağrı yaptı. Baş, Ankaralılara seslenerek iş çıkışı saat 18.00’den itibaren holding önünde buluşma çağrısında bulundu.
Anka'da yer alan habere göre Baş, “Gelebilen tüm Ankaralılar Yıldızlar Holding’in kapısına gelsin, o hırsızlardan hep beraber hesap soralım. ‘Bu işçinin parasını ne yapıyorsun sen?’ diye sormamız lazım” ifadelerini kullandı.
Bakanlığa yürüyüşe müdahale
Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istemesi sırasında polis müdahalesi yaşandı. Müdahalede biber gazı kullanılırken, Başaran Aksu ve Gökay Başcan gözaltına alındı.
Erkan Baş, yaşanan müdahaleye ilişkin değerlendirmesinde, polis ablukası ve müdahalenin işçilerin direnişini engellememesi gerektiğini belirtti. Baş, işçilerin haklarını talep ettiğini ve temel meselenin bu hakların teslim edilmesi olduğunu ifade etti.
Bakanlıklara çağrı
Baş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın süreci daha başından itibaren dikkate alması gerektiğini belirterek, işçilerin hak kaybına uğramaması için sorumluluk alınması gerektiğini söyledi.
İşçilerin açlık grevinin "kritik" eşiğe ulaştığına dikkati çeken Baş, işçilerin 10 gündür şekerli su ve tuzlu suyla beslendiğini aktardı. Bütün işçilerin öncelikli probleminin eve dönmek olduğunu sözlerine ekleyen Baş, şöyle devam etti:
"Pek çok polis müdahale ederken tereddüt ediyor"
“Böyle bir tablonun karşısında nedir bu polis barikatı? Neyi engellemeye, örtmeye çalışıyorsunuz? Akıl alır şey değil. Günlerdir buradayız. Arkadaşlar 15 gündür burada, 5-6 gündür bu parkta kalıyorlar, Ankara’da yaşayan herhangi bir vatandaşın en küçük bir şikayeti yok. Bu işçi arkadaşları şikayet etmeyi bırakın, destekliyorlar. Dolayısıyla bu arkadaşların düzensizlik yarattığı, huzuru bozduğu bir tablo söz konusu değil. Buradaki polislerle de konuşabilseniz size anlatırlar. Örnek bir disiplinle davranıyorlar buradaki arkadaşlarımız.
"Para babalarının çıkarını savunanlar; işçilere, emekçilere, yoksullara düşmanlık yapıyor"
Bugün de yürüyüş kararlılığı çok önemliydi. Desteğe gelen binlerce vatandaş var, madenci arkadaşlar, onların temsilcileri, halkın desteğine teşekkür ettikten sonra yürüyüşü madenciler yapacaktı. Bu gerçeğin üstünü örtecek bir şeye izin vermek istemediğimiz için sadece onlara destek olmak ve dayanışma göstermek için onlarla kol kola, omuz omuza durmaya çalışıyoruz. Pek çok polis müdahale ederken tereddüt ediyor. Bunu görüyoruz. Belli ki polis teşkilatının içinde de, Türkiye’de pek çok yerde olduğu gibi farklı örgütlenmeler var ve doğrudan o patronun çıkarlarını savunan, onların daha fazla kar elde etmesi için ne gerekiyorsa yapmakla görevli insanlar var. Ben üzülerek söylüyorum, bütün yurttaşlarımız bilsin. Bu, bakanlıkların içerisine girmiş unsurlarda da, emniyet teşkilatının içine girmiş unsurlarda da var. Her yerde, para babalarının çıkarını savunanlar; işçilere, emekçilere, yoksullara düşmanlık yapıyorlar ve bizi hakir görüyorlar. ‘Ben istediğim gibi bunu ezerim’ diyor ama işçi arkadaşlar yüreklerini birleştirip kol kola geldiklerinde bir dev gibi oluyorlar. O zaman elleri ayakları dolanıyor, ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
"Biz burada her an yurttaşların desteğini hissediyoruz"
Ben 4 gündür 24 saat arkadaşlarla yatıyorum, kalkıyorum. Günde belki 4-5 kere toplantı yapıyorlar kendi aralarında. Bütün arkadaşlar tek tek bütün süreçleri değerlendiriyorlar, kararları hep beraber alıp uyguluyorlar. Karar, madencinin iradesi neyse odur. Arkadaşlarımız bir an önce eve dönüp, kaygılı bekleyen ailelerinin kaygılarının bitmesini istiyor. Bunun için yapılacak tek bir şey var, hak ettikleri maaşların, tazminatların ödenmesi. Bunun bir an önce hayata geçmesi lazım ama bugün yine polis saldırısı, sendika başkanımız, örgütlenme uzmanımız gözaltına alındı. Ondan sonra bakanlık heyetimizle görüşmeyi kabul etti. Arkadaşlar bakanlıkla görüşmedeler. Buradan bize destek veren bütün basın emekçilerine, Ankara halkına yürekten teşekkür ediyorum. Biz burada her an yurttaşların desteğini hissediyoruz, onlar sayesinde bu direniş devam ediyor. Biz şunu gördük: Demek ki bizim muhatabımız bakanlıklar değil, onlar bu işi çözme iradesini gerçekleştiremiyorlar. Yarın saat 18.00’de holdingin kapısına dayanacağız ve bütün Ankara halkını oraya davet ediyorum. Yarın saat 18.00’de işten çıktığınız andan itibaren gelebilen Tüm Ankaralılar, Yıldızlar Holding’in kapısına gelsin, o hırsızlardan hep beraber hesap soralım. ‘Bu işçinin parasını ne yapıyorsun sen?’ diye sormamız lazım.
"Maden işçileri kazandığında tüm Türkiye kazanmış olacak"
Arkadaşlarımız maalesef gözaltında, onların bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Onların gelişini bekliyoruz. Arkadaşlarımız geldiğinde onlarla yeniden bir değerlendirme yapacağız, nasıl devam edeceğimize karar vereceğiz. Halkımızın bizden desteğini esirgememesini talep ediyorum. Biz burada madenci arkadaşlarımızın rızkı için mücadele ediyoruz ama aynı zamanda Türkiye’nin haysiyet mücadelesi bu. Türkiye, keyfine göre bir patronun işçiyi ezdiği, yoksaydığı bir ülke mi olacak, Türkiye sadece zenginlerin konuştuğu bir ülke mi olacak yoksa bu ülkenin yoksulları da hakkını alabilecek mi? Böylesi bir yol ayrımındayız. Maden işçileri kazandığında tüm Türkiye kazanmış olacak. Arsız patronlara da hak ettiği bir cevap vermemiz gerekiyor."
"İşçilerin oylarını alıyorsunuz, onların oylarıyla belli mevkilere geliyorsunuz ama işçileri yok sayıyorsunuz"
Baş, bakanlık görüşmesinde sendika avukatları ve işçi temsilcilerinden oluşan bir heyetin yer aldığını belirterek, “Meseleyi diyalogla çözmek konusunda herhangi bir problemimiz yok, yeter ki diyalogla çözülebilsin. Biz bu ülkenin bakanının buradaki işçileri yok saymasını kabul etmiyoruz. İşçi beni vatandaş, insan yerine koy diyor. Bu kavga, bunun kavgası. Herkesin şu soruyu sormasını istiyorum: Bu Yıldızlar Holding denilen şirketin patronu, bakandan randevu istese 2 saat içinde o randevuyu alabilir mi alamaz mı? İşçiler 14 gündür randevu alamıyor, akıl dışı bir şey. Herhangi bir zengin, patron, istediği bakanla görüşebiliyor memlekette. Bu işçilerle neden görüşmüyorsun kardeşim? İşçilerin oylarını alıyorsunuz, onların oylarıyla belli mevkilere geliyorsunuz ama işçileri yok sayıyorsunuz, sadece patronlara hizmet ediyorsunuz. Bu kabul edilebilir bir şey değil” ifadelerini kullandı.



