Cristiano Ronaldo ve Karim Benzema, 2009 yazında Florentino Pérez’in Santiago Bernabéu locasına geri dönüşüyle birlikte Concha Espina’ya aynı gün ayak bastı ve dokuz sezon boyunca Real Madrid tarihinin en iyi hücum ikilisini oluşturdular.
Bugün ise her ikisi de kariyerlerinin son dönemine yaklaşmışken, son günlerde sergiledikleri “isyanlar”, görece sakin geçmesi beklenen transfer döneminin son düzlüğünde Suudi Arabistan’ı sarsmış durumda. Cristiano Ronaldo, Al Riyadh maçında oynamayacağı yönündeki “tehdidini” hayata geçirdi ve kadroya alınmadı; Benzema ise Al Ittihad’a karşı restini sürdürmeye devam ediyor.
Durumu doğru değerlendirmek için, son yıllarda Suudi Ligi'nin işleyişine dair bazı kritik noktaları hatırlatmak gerekiyor. Ülkenin gelir kaynaklarını çeşitlendirme hedefi doğrultusunda PIF (Public Investment Fund / Kamu Yatırım Fonu), ligin gelişimine güçlü bir şekilde yatırım yaptı ve bu süreci hızlandırmak için doğrudan kontrolünde bulunan dört kulübe müdahil oldu: Al Nassr, Al Hilal, Al Ittihad ve Al Ahli. Bunun ardından Al Qadsiah, Al Shabab, Al Ettifaq ve son olarak NEOM gibi kulüpler de Suudi Arabistan’ın en güçlü şirketlerinin mülkiyetine geçti.
Cristiano Ronaldo’nun 2023 kışında gelişi, o günden bu yana astronomik harcamaların yapıldığı bir mekanizmayı harekete geçirdi ve bu durum, transfer piyasasının o güne kadarki dengelerini tamamen değiştirdi. Nitekim Karim Benzema, Real Madrid ile sözleşmesi sona erdikten altı ay sonra Al Ittihad’a transfer oldu; Al Hilal ise Neymar’ı kadrosuna katmak için 90 milyon euro ödedi.
Bu gelişmelerin üzerinden henüz üç yıl bile geçmeden, Benzema isyan bayrağını çekti. Zira sözleşmesinin bitmesine altı aydan az bir süre kala, geçen hafta L’Équipe’te yer alan habere göre Benzema, Al Ittihad’ın sunduğu yeni sözleşme teklifini aşağılayıcı buldu ve bu nedenle başkaldırdı.




