Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından toplantının açılış konuşmasını yapan Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, şampiyonluk yolunda beraberlik mesajı verdi.
Seçimin sona erdiğini ve her Fenerbahçelinin şampiyonluk yolunda birleşmesi gerektiğini dile getiren Mosturoğlu, “Artık Fenerbahçe için birleşme, tek vücut olma zamanıdır. Bugün farklılıklarımızı değil, bizi Fenerbahçe yapan ortak değerlerimizi büyütme günüdür. Kulübümüzün artık kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur. Hedefimiz bellidir. Diğer tüm branşlarda elde ettiğimiz futbolda ise hasretini çektiğimiz şampiyonluğa ulaşmak hepimizin ortak hedefi olmalıdır. İnanıyorum ki 120. kuruluş yılımızda elde edeceğimiz başarılar, tarihimize altın harflerle yazılacak. İyi ki varsınız, iyi ki Fenerbahçeliyiz.” diye konuştu.
Fenerbahçe Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Vodina ise sarı-lacivertli kulübün 31 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla kısa vadeli yükümlülüklerinin 17 milyar 195 milyon lira, uzun vadeli yükümlülüklerinin ise 10 milyar 766 milyon lira olduğunu belirtti. Fenerbahçe Kulübü’nün toplam borcunun ise 27 milyar 961 milyon lira olduğu açıklandı.
Eski yönetici ve Aziz Yıldırım tartıştı
Konuşma yapmak için kürsüye gelen eski yönetici Orhan Demirel ile başkan Aziz Yıldırım arasında karşılıklı diyalog yaşandı. Kürsüye gelerek konuşma yapan Orhan Demirel, “Seçildiğimiz gün locadayken Sadettin Saran, ‘Ben Fenerbahçe başkanı oldum, siz de yönetici oldunuz. Ne eski başkanlar ne eski yönetimler hakkında asla konuşmayacaksınız. Konuşan benle birlikte olamaz' dedi. Ağzımızdan eski başkanlar, eski yönetimlerle ilgili tek kelime duymadınız. Fenerbahçe bir bütündür, yönetimler süreklilik arz eder. Burası babamızın çiftliği değil. Burası bir kulüp. Bir önceki yönetimi suçlamak bir yere vardırmıyor. Mahmut Bey'den rica ettim, 7 tane yedek yönetim kurulu üyemiz var, çalıştı bu insanlar, onların da bu Divan'a alınmasıyla ilgili. 30 tane misafir var. Teessüf ederim. Bunlar emek harcamış, 8 ay çalışmış yönetim kurulu üyeleri. Gelmelerini arzu ederdik. Bu konuda üzgünüm. Sadettin Bey'in bir hayali vardı, dostluk olsun, huzur olsun ama olmuyor, bu camiada nedense olmuyor. Bize 'Bir önceki yönetimin hesaplarını çıkarın' dediler. Çıkarsam ne olacak. Adam zaten bir sürü para ödemiş, kime ne faydası var. 'Bana bu teslim edildi' demek doğru değil. Ne yapayım, ne varsa onu yapıyoruz. Elinizdeki şey bu. Ali Bey bize makul bir yönetim bıraktı. Nakit akış açığı var, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Bu hep böyleydi. Sadettin Bey 'Ali Bey'e de Aziz Bey'e de her maçta locada yerimiz hazırdır' dedi. Biz içimizden geleni yaptık, yer ayırdık, gelmediler, sorun yok. Biz 9 kupa kazandık. Bir sürü kupa kaldırdık. Tanju Bey, eski yönetime bir kere teşekkür etmediniz. Ne yaptık biz, bir şey yapmadık ki. 9 kupa kazandık, biz kazanmadık ki, biz bu şansa vakıf olduk. Bir teşekkür etseydiniz ne olurdu. Bizi yok saymanın ne anlamı var, bir anlamı yok. Aziz Başkanım biz sizi seviyoruz” dedi.
Orhan Demirel’in sözlerinin ardından ise Başkan Aziz Yıldırım tepki gösterdi. Başkan Yıldırım, “Suçlu musun Orhan ? Suçlu değilsin, neden kendini savunuyorsun?” sözlerini sarf etti. Daha sonra ikili arasındaki diyalog bir süre devam etti.
İkili arasında geçen dialog şöyle:
Fenerbahçe'nin eski yöneticisi Orhan Demirel: "Localar konusunda, bize Ali Bey'den loca fiyatları geldi. Biz de aldık onu Euro - dolar bazında zam yaptık, satışa çıktık. Yine Ali Bey'den devam eden sponsorluk konuları var. Bunun standardı da yok, kimden ne alıyorsunuz. Aziz Bey beni aradı 'Orhan, benim bir arkadaşım var, bu kadar para istenmez. Çıkar konuşurum, altında kalırsınız' dedi. 'Bu loca fiyatlarını artırmayın' dedi.
Aziz Yıldırım: "Yanlış konuşuyorsun. Siz açıktan para alıyorsunuz. Ben onu söyledim. Çok insan bu şekilde söylüyor. 'Biz açıktan para gönderdik' dedi."
Orhan Demirel: "Bence dava etsinler."
Aziz Yıldırım: "Siz niye geliyorsunuz, ben onu anlamıyorum. Suçlayan eden yok, çıktınız kendi kendinize bir şeyler anlatıyorsunuz."
"Hırsız yakalamaya gelmedim"
Kulüp başkanı Aziz Yıldırım, yüksek divan kurulu üyelerine hitaben bir konuşma yapıyor.
Aziz Yıldırım'ın açıklamaları şöyle:
“Ben hırsız yakalamaya gelmedim. Ben polis değilim. Ben Fenerbahçe'yi arkadaşlarımla beraber şampiyon yapmaya geldim. Suçlular gibi geldiler burada anlatmaya çalıştılar. Bir dahaki divanda bu konuyu da konuşacağım. Elimizi taşın altına soktuk ve taş bizi kanatıyor. Ellerimiz kan içinde. Boşu boşuna bize muhalefetlik yapmayın. Biz buraya 5-10 sene kalmaya gelmedik. Arkadaşların dönemiyle ilgili kısa bilgi vereceğim. 142 milyon Euro gelecekle ilgili harcama yapmışlar.”
"Onun için konuşmayın"
"Toplam yediğiniz para geleceğe ait... Chobani'nin iki yıllık parasını almışsınız. Onun için konuşmayın sakın, hata yaparsınız 2 Temmuz'da eski yöneticiler olarak evraklar imza atmışsınız. Ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum. Ali Koç'tan yönetimi devraldığınızda neden anlatmadınız."
"Kante'nin yetkilerini verdim"
"Ertan Torunoğulları konuşuyor. Kante'yi aldığımız paraya satarım diyor. Sana yetki verdim, haydi bakalım. Adam 5 milyon Euro imaj hakkı vermişsiniz. Ben sana Kante'nin yetkilerini verdim. Gel istediğin yazıyı yaz, sana onay vereyim."
"En Nesyri'nin parası ödenmemiş"
"En Nesyri'yi 19 milyon Euro'ya almışız. Parası ödenmemiş. Ben geldikten sonran 2 milyon 950 bin Euro Sevilla'ya para gönderdim. Bugüne kadar geldiğimizden beri 65 milyon Euro ödeme yaptık."
"Acun ılıcalı beni mahkemeye vermiş"
"Acun Ilıcalı beni mahkemeye vermiş! Ah canım benim! İki sene önce locanın parasını vermişler. 875 bin Euro Mourinho'ya aylık para ödediler. Son iki ayını da biz ödedik. 10 milyona yakın tazminat ödediniz Mourinho'ya. Beni mahkemeye vermesi önemli değil. O loca benden sonra gelecek olan başkanların locası olacaktır, benim değil."
"Kızımdan ne istiyorsunuz?"
"Mehmet Aslan yorum yapıyor, 'Aziz Yıldırım, İsmail Kartal ile konuştu ve İrfan Can'ı kov' dedi diyor. Yalan yazıyorlar. Ayıp yahu! Vallahi ayıp!"
Bu youtubeçular var. Beni tenkit edin ama kızımdan ne istiyorsunuz. Avukatlar onları savcılığa şikayet edecekler. Hepimizin çoluğu çocuğu var, torunu var! Devlet bir şey yapmazsa ben yapacağım. Evlerine giderim şerefsizim! Onlar paralı köpek! Onlar köpek! Giderim evlerine bak söylüyorum!"
"Bir tane santrfor alacağız. Bu hafta içinde bitiririz. Eğer ihtiyacımız olursa +4'ten bir iki transfer yapabiliriz. Transferler hep nokta atışı olacak."




