Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu geçtiğimiz günlerde raporunu tamamlayarak kamuoyuna açıklamıştı.

Raporun açıklamasından sonra siyasi partilere ziyarette bulunan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi daha sonra ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan ile Tülay Hatimoğullarını ziyaret etti.

Kurtulmuş'tan Bahçeli ziyareti sonrası açıklama

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye kritik bir eşikte. Uzun müzakerelerle partilerin ortaklaştığı metin ortaya çıktı. Meclis üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdi. Bu metin hiçbir siyasi partinin görüşü değildir. Komisyondaki tüm partilerin ortak çalışmasıyla çıkmış, oylanmıştır. Türkiye'nin bu meseleyi tarihin tozlu raflarına göndermesi için çalışmalarımızı sürdürmemiz lazım. Bu sürece verdiği destek için Bahçeli'ye şükranlarımı iletiyorum Bahçeli'nin tavrı örnek oldu" dedi.

Bahçeli Kurtulmuş

“6’ıncı ve 7’inci bölümlerde dile getirilen teklifler siyasi partiler tarafından ele alınacak”

Özel’in ziyaret ettikten sonra çıkışta açıklamalarda bulunan Kurtulmuş şunları söyledi;

"Bildiğiniz gibi, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Böylece, hakikaten dünyaya örnek olacak bir çatışma çözümü çalışması ortaya konulmuş oldu; bir üçüncü göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne gerek kalmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli iradenin kalbi olan hukuksal mekânda, siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuna sundu. Hayırlı ve uğurlu olsun.

Şimdi, bundan sonra ümit ediyorum ki, kısa bir süre içerisinde burada, özellikle 6. ve 7. bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulunda yasama faaliyetlerine alınacaktır. Ben artık Türkiye'nin, Cumhuriyetimizin ilk çeyreğini neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör ve şiddet sarmalının geride kalmasını ve Türkiye'nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum.

Ahmet Türk’ten Bahçeli'nin ‘Ahmetler makamlarına oturmalı’ çağrısına yanıt
Ahmet Türk’ten Bahçeli'nin ‘Ahmetler makamlarına oturmalı’ çağrısına yanıt
İçeriği Görüntüle

Bu çerçevede, milletimizin tamamına yakınını vermiş olduğu desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'ne, sayın Genel Başkan ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye demokrasisinin başarısıdır; hep beraber komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır."

Özgür Özel: Meselenin çözülmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekir

Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim: Biz, bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden veya dönüşümlü olması yerine, Meclis Başkanı tarafından yürütülmesinin ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık.

Bugün de içeride, o süreçte Sayın Kurtulmuş huzurunuzda bize yaptığı teşekkürü ifade ettiğinde, liderliği için teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde herhalde en çok merak edilen konu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün, büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik; Cumhuriyet Halk Partisi, ülkenin kurucu partisidir; bugün ana muhalefet partisidir; son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin olmadığı bir komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız.

Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Biz, siyasi olarak yaşadığımız bütün güçlüklere rağmen, zaman zaman süreç içinde "Acaba CHP komisyonda devam edecek mi?" sorularına hep aynı yanıtı verdik. Her şey bir yana, Türkiye'de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının, Kürt'ün ve Türk'ün gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa; Türkiye'ye barış gelecekse ve bundan sonra da bunun en büyük katkısı, olağanüstü bir kalkınma imkânıyla hem bölgeye hem Türkiye'de yaşayan herkese; evlatlarımıza ve torunlarımıza çatışma ve kavga yerine zenginlik ve refah devredecekse, bu meselenin çözülmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekir. Ve bu yaklaşımla sürdü komisyon çalışmaları. Bugün gelinen nokta bir uzlaşı noktasıdır. Bundan sonraki süreçte de hepimiz dikkatle süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz.

Özgür Özel Numan Kurtulmuş-2

Özgür Özel de 6’ıncı ve 7’inci maddelere dikkat çekti

Kurtulmuş’tan sonra konuşan Özel’de 6’ıncı ve 7’inci maddelere dikkat çekti. Özel şu ifadeleri kullandı;

“Şunu ifade edeyim; Sayın Kurtulmuş, biraz önce çok kritik bir noktada önemli bir yaklaşımda bulundu, raporumuzun 6. ve 7. maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesinin önemine vurgu yaptı. 6. madde, malumunuz, sorunun çözümüne yönelik yapılacak düzenlemeleri; 7. madde ise demokratikleşme adımlarını kapsıyor. Raporda da altı çizildiği gibi, peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında, hem Türkiye terör sorunundan kurtulmuş olacak hem de başta yargı kararları, Anayasa Mahkemesi kararları ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere, tutuksuz yargılamanın esas alınması ve raporda yazılan çok önemli demokratikleşme adımlarının atılması sağlanmış olacaktır.

Bunların iç içe yapılması ve bir an önce hayata geçirilmesi önemlidir. Bu hem ortaklaşan raporun özüdür, ruhudur, hem de biraz önce Sayın Başkan’ın ifade ettiği gibi, Meclis’in birbirine verdiği güvencedir. Bu güvencenin takip edilmesi çok önemlidir. Bu süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazanan Türkiye olacaktır. Türkiye'nin kazandığı bir yerde hep birlikte katkı koymak hepimizin görevidir.”

Kurtulmuş: Türkiye artık bu meseleyi geride bırakacaktır, asla geriye dönmeyecektir

DEM Parti ziyaretinden sonra konuşan Kurtulmuş şu açıklamayı yaptı;

“Değerli basın mensubu arkadaşlarım, DEM Parti’nin Eş genel başkanları ve grup başkanvekilleri ile görüşme yaptık. Ben de diğer siyasi partilerde olduğu gibi, burada da bu komisyon sürecinde verdikleri destek dolayısıyla Dem Parti’ye çok teşekkür ediyorum. Başta genel başkanlar olmak üzere, komisyonda bulunan Dem Partili üyeler, sürecin her safhasında hem fikirlerini çok açık bir şekilde dile getirdiler hem de sürecin sağlıklı şekilde işlemesine katkı sundular.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, hakikaten Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesinin çözülmesi için tarihi bir eşik açılmıştır. Meclisimizin neredeyse ittifakla komisyonda aldığı kararla rapor ortaya konulmuş ve bu raporun uygulanması için de süreçte görev alacaklardır.

Öncelikle, bu meselenin çözülebilmesi için karşılıklı iyi niyetin, samimiyetin ve açık yürekliliğin fevkalade önemli olduğunu bir kere daha altını çizmek isterim. Hem silahların bırakılması, hem örgütün feshedilmesi, hem de örgüt elemanlarının topluma uyumunun ve toplumla bütünleşmesinin sağlanabilmesi için çalışmaların titizlikle yerine getirilmesi gerekiyor.

Türkiye artık bu meseleyi geride bırakacaktır; Türkiye asla geriye dönmeyecektir. Bu kadar yol aldığımız, bu kadar çözüme yakın olduğumuz süreçte yapacağımız en değerli iş, herkesin kendi yankı odasında konuşmasından daha önemlidir: herkesin ortak olarak Türkiye’nin gündemine ve geneline dönük olarak söz söylemesidir. Ben bunun da raporla birlikte başarıldığını düşünüyorum.

Tabii ki bu her şeyin sonu değil; bundan sonra atılacak adımların başlangıcıdır. Bu tarihi sorumluluğu komisyon başarıyla yerine getirmiştir. Bu sorumluluğun yerine getirilmesini de komisyona destek veren bütün siyasi partiler, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirerek sağlamışlardır.

Ben de huzurunuzda Dem Parti’nin eş genel başkanlarına çok teşekkür ediyorum; bu sürece verdikleri destek dolayısıyla. Bundan sonra da inşallah destekleri ve gayretleriyle, Türkiye’de bu meselenin tamamıyla ortadan kaldırılması için el birliği ile çalışmaya devam edeceğiz. Sonunda bu işin kazananı Türkiye’nin 86 milyonu olacaktır. Türkiye, bölgesinde güçlü ve lider bir ülke olarak bir kez daha ortaya çıkacaktır. Türkiye demokrasisi kazanacaktır ve böylece Türkiye’de, Türkü ile Kürdüyle, tüm farklı etnik, mezhebi ve kimlikleriyle 86 milyon vatandaşımızın huzur ve güvenlik içerisinde olduğu bir Türkiye inşa edeceğiz.

Ve bu Türkiye modeli, ortaya koyduğumuz bu çalışmada, ümit ediyorum ki bütün dünyada çatışma çözümleri için bir örnek olarak gösterilecektir. Ben emeği geçen bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bir kez daha, bu raporun hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.”

Dem Parti Numan Kurtulmuş

Bakırhan: Bence bu adımları Ramazan ayı sonrasına bırakmamak gerekiyor

Kurtulmuş’tan sonra söz alan Bakırhan ise şunları söyledi;

“Sayın Meclis Başkanımızla iyi bir tartışma yürüttük. Gündemlerimiz, ortak rapor ve önümüzdeki dönem atılacak adımlara ilişkindi. Görüş alışverişinde bulunduk, kendi düşüncelerimizi söyledik.

Öncelikle şunu belirtmek isterim: Rapor önemlidir. Rapora ilişkin hem müştereklerimiz vardı hem de katılmadığımız başlıklar vardı; onları da Sayın Başkan’ın söylediği gibi açık bir şekilde hem kamuoyuyla paylaştık hem de rapora düşüncelerimizi ekledik. Bunlar, raporun önemsiz olduğu anlamına gelmez; aksine, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk defa grubu bulunan beş grup çeşitli konularda mutabakat sağlıyor, ortak müşterekler oluşturuyor. Biz buna önem veriyoruz.

Şimdi raporda iki aylıkları konuşma zamanı değil; tam tersine, bu müşterekleri büyütmek, çoğaltmak ve bu müşterekleri büyüterek Türkiye demokrasisinin önüne açmak, yüz yıllık bu meseleyi çözmek gibi tarihi bir sorumluluk hepimizin üzerindedir. Yine, Kürt meselesini çözmek aslında sadece Türkiye’nin bugününü değil, önümüzdeki yüz yılını da güvence altına alabilecek bir meseledir.

Dolayısıyla bu meseleye algılarla ve günübirlik yaklaşımlarla yaklaşmamak gerekiyor. Geçmiş bin yılda bu meseleye nasıl yaklaşacağımızı ortaya koyan birçok pratik, güç birlikleri, ittifaklar ve kader ortaklıkları vardır. O geçmiş bin yıldaki meseleyi doğru okursak, önümüzdeki günlerde nasıl yaklaşacağımızı da ortaya çıkarabiliriz.

Ortadoğu, ana yangın yeri; İran’a müdahale senaryolarının tartışıldığı bir süreçte, buradaki çözümün ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu bir kez daha gördük. Dolayısıyla Türkiye’de çözüm sürecini ertelememek gerekir. Bir an önce yasal düzenlemelerin yapılmasını sağlamak gerekiyor. Hatta yasal adımlar atılmadan önce pratik anlamda bazı adımlar atılabilir: AİHM kararlarının uygulanması, kayyum atanan belediye başkanlarının tekrar görevine dönmesi sağlanabilir. Bunlar çok önemlidir ve bu barışın ilk demirini de yumuşatacak gelişmelerdir.

Ramazan ayındayız, kutsal bir ay içerisindeyiz. Bence bu adımları Ramazan ayı sonrasına bırakmamak gerekiyor; aksine, Ramazan ayında adımlar atarak önümüzdeki dönemde, bayramda, hakkımız olan çifte bayramı insanlarımızın yaşamasını sağlayabiliriz.

Biz de Sayın Başkan’ın bugüne kadar bu raporun oluşmasındaki emeğini ve çabasını takdir ediyor, teşekkürlerimizi iletiyoruz. Önemli görüyoruz ve önümüzdeki günlerde de umarım bu müşterekleri büyüterek Türkiye’yi ve Türkiye demokrasisini hak ettiği bir noktaya taşırız.”

Kaynak: Haber Merkezi