Günlük alışverişlerden taksi yolculuklarına kadar pek çok alanda kredi kartıyla yapılan ödemelerde tüketicilerden alınan ek ücretler, vatandaşlarla işletmeleri karşı karşıya getiriyor. Yasal düzenlemelere rağmen bazı işletmelerin kartla ödeme yapan müşterilerden yüzde 12’ye varan oranlarda fark talep etmesi tepki çekiyor. İşletmeler ise bankaların uyguladığı POS komisyonları ile kartlı satışlardan elde edilen paranın hesaba geçmesindeki gecikmelerin maliyetleri artırdığını ifade ediyor. Böylece bir tarafta yükselen banka maliyetlerinden yakınan esnaf, diğer tarafta ödeme yöntemi nedeniyle kendisinden ek ücret alınmasına karşı çıkan tüketiciler bulunuyor.

Kart farkı ücretleri tepki çekiyor

Kredi kartıyla ödeme yapan tüketicilerden alınan “kart farkı” ücretleri son dönemde daha fazla tartışılıyor. Bazı işletmeler, kartlı ödemelerde ürün veya hizmet bedeline ek olarak yüzde 12’ye kadar çıkan farklar talep ediyor. Ancak kartla ödeme yapılması nedeniyle tüketiciden ayrıca ücret alınması mevzuata aykırı. İşletmelerin POS kullanımından kaynaklanan maliyetleri, müşteriye yalnızca ödeme yöntemi nedeniyle ayrı bir ücret olarak yansıtılamıyor.

Esnaf tarafında ise POS komisyonları ve tahsilat süreleri önemli bir maliyet kalemi oluşturuyor. Kartlı satışlardan elde edilen paranın aynı gün yerine belirli bir süre sonra işletmenin hesabına geçmesi, özellikle nakit akışı sınırlı işletmelerde sermaye ihtiyacını artırıyor. Taksitli işlemlerde ise finansman maliyeti daha yüksek seviyelere çıkabiliyor.

Kartla ödemede ek ücret almak yasak

Kartla ödeme işlemlerine ilişkin düzenlemeler banka kartlarını da kapsıyor. Kanuna aykırı uygulamanın tespit edilmesi halinde üye iş yeri sözleşmesinin feshedilmesi ve işletmeyle bir yıl süreyle yeni sözleşme yapılamaması öngörülüyor. Bu nedenle işletmelerin POS maliyetlerini tüketiciye ayrı bir kalem halinde yansıtması ve yalnızca kartla ödeme yapıldığı gerekçesiyle ek ücret talep etmesi kanuna aykırı kabul ediliyor. Öte yandan işletmelerin bankalara veya ödeme kuruluşlarına kartlı satışlar üzerinden ödediği komisyonlar da önemli bir gider oluşturuyor. Bazı ticari sözleşmelerde satış tutarlarının işletme hesabına aynı gün aktarılmaması, işletmelerin günlük nakit akışını zorlayabiliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası düzenlemelerine göre Mayıs 2026 itibarıyla kredi kartıyla yapılan peşin işlemlerde azami komisyon oranı yüzde 3,56, banka kartlarında ise yüzde 1,04 olarak uygulanıyor. Bankalar, işletmelerle yaptıkları ticari anlaşmalara göre bu oranların altında komisyon oranları da belirleyebiliyor.

Banka komisyonu ile kart farkı arasındaki makas

Tüketiciler açısından tartışmanın önemli noktalarından birini, işletmenin bankaya ödediği POS komisyonu ile müşteriden talep ettiği kart farkı arasındaki fark oluşturuyor. Örneğin 10 bin liralık bir satışta yüzde 3,56’lık azami POS komisyonu 356 liraya karşılık geliyor. Aynı işlemde müşteriden yüzde 10 oranında kart farkı talep edilmesi halinde tüketicinin ödeyeceği ek tutar 1.000 liraya ulaşıyor. Kart farkının yüzde 12 olarak uygulanması durumunda ise 10 bin liralık alışverişte tüketiciden alınan ek ücret 1.200 liraya çıkıyor.

Dolayısıyla işletmenin bankaya ödediği gerçek bir POS maliyetinin bulunması ile bu maliyetin tüketiciden yüzde 5, yüzde 10 veya yüzde 12 gibi oranlarla ayrıca tahsil edilmesi birbirinden farklı uygulamalar olarak değerlendiriliyor. İşletmeler artan maliyetlerini ürün veya hizmet fiyatlarına yansıtabiliyor. Ancak müşteriden yalnızca ödeme yöntemini gerekçe göstererek ayrıca ücret alınamıyor.

Borsadan rekor işlem hacmi
Borsadan rekor işlem hacmi
İçeriği Görüntüle

Taksilerde kartla ödeme için yeni dönem

Taksilerde kredi veya banka kartıyla ödeme konusunda da yeni bir sistem için geçiş süreci devam ediyor. 13 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile taksilere, taksimetreyle entegre çalışan Taksi Mali Cihazı kullanma zorunluluğu getirildi. Yeni sistemle birlikte taksimetrede oluşan ücretin mali cihaza otomatik olarak aktarılması, tutarın manuel olarak girilmesinin engellenmesi, yolculuk bilgilerinin otomatik şekilde kaydedilmesi ve yolcuya fiş veya e-Belge düzenlenmesi amaçlanıyor.

Taksicilerin cihazı kullanmaya başlamalarının ardından 15 gün içerisinde en az bir banka veya ödeme kuruluşuyla anlaşarak kartla ödeme kabul etmesi de gerekiyor. Mevcut taksiler için başlangıçta 1 Eylül 2026 olarak belirlenen geçiş süresi ise Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16 Kasım 2026 tarihine kadar uzatıldı.

Tüketici hakem heyetine başvuru yapılabilir

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, kartla ödeme sırasında tüketiciden alınan ek ücretlerin kanuna aykırı olduğunu belirtti.

Ağaoğlu, kartlı ödemelerde “hizmet bedeli” adı altında tüketiciden ayrıca ücret alınamayacağını vurguladı. Özellikle taksilerde tüketicilere yansıtılan POS komisyonlarının da hukuka aykırı olduğunu ifade etti. Kartla ödeme sırasında tüketiciden ek ücret alınması halinde vatandaşlar, ödedikleri fazla tutarın iadesi için tüketici hakem heyetlerine başvurabiliyor. Tüketicilerin, işlemi gösteren fiş veya fatura ile ek ücretin tahsil edildiğini gösteren belgeyi başvurularında sunmaları önem taşıyor.

Böylece kredi kartı veya banka kartıyla ödeme yapan tüketicilerin, yalnızca kart kullandıkları gerekçesiyle kendilerinden alınan ek ücretlere karşı yasal haklarını kullanabilmelerinin önü açılıyor.

Kaynak: Haber Merkezi