Odatv soruşturması kapsamında tutuklandıktan sekiz ay sonra, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın ulaştığı ifadelere göre, “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanan iki acil tıp teknisyeni, Kozinoğlu’na müdahale ettikleri gün cezaevindeki ambulansın ekibinde doktor bulunmadığını söyledi. Teknisyenler, doktorlu ekip talep etmelerine rağmen kendilerine paramedik ekibin gönderildiğini ifade etti.
'Normalde ambulansın doktoru olmalıydı'
Olay tarihinde 26 yaşında olan acil tıp teknisyeni Özlem U., hakimlik ifadesinde, cezaevi içerisinde görev yaptıkları 2 No’lu ambulansın ekibinde normal şartlarda doktor bulunması gerektiğini söyledi. Görevli doktorun tayininin çıktığını ve yerine yeni bir doktor atanmadığını belirten Özlem U., “O yüzden ambulansımızda doktor yoktu. Yeni bir doktor da görevlendirilmemişti. Normalde o durumlarda başka bir ekipten doktor gelmesi gerekiyordu” dedi. Özlem U., olay günü cezaevinden ayrılmadan önce 112 Komuta Merkezi’ne bilgi vererek yemeğe gittiklerini anlattı. Cezaevinden saat kaçta çıktığını ve nerede yemek yediğini hatırlamadığını belirten U., yemek sırasında acil durum anonsu yapılması üzerine masadan kalkarak Kozinoğlu’nun bulunduğu cezaevine gittiklerini söyledi.
Cezaevinin mahkum kabul bölümüne ulaştıklarında Kozinoğlu’nda yaşam belirtisi olmadığını ifade eden Özlem U., kendilerine Kozinoğlu’nun kısa süre öncesine kadar konuştuğunun söylendiğini aktardı. U., “Ancak hastanın biz gelmeden hemen önce konuşur vaziyette olduğunu söyledikleri için biz hastayı hayata döndürmeye çalıştık” dedi. O gün doktor yerine acil tıp teknisyeni Emre A.’nın görevlendirildiğini belirten U., “Bu arkadaş da görevde yeniydi. Onun verilmesine şaşırmıştım” ifadelerini kullandı.
'EKG'de hareketlilik olmadı'
Kozinoğlu’na yapılan müdahaleyi anlatan Özlem U., kendi talimatıyla Emre A.’nın damar yolu açtığını söyledi. U., “Ben kalp masajı yaparken Emre de hastaya 1 mg adrenalin verdi. EKG’de bir hareketlilik görmeyince şoföre mavi kod vermesini ve doktorlu ekip istemesini söyledim. Bu şekilde ambulansa binip yola çıktık” dedi. Ambulans şoförünün diğer ambulansla iletişime geçtiğini anlatan U., Kınalı gişelerini geçtikten sonra durduklarını ve kısa süre sonra ikinci ambulansın geldiğini söyledi. U., ikinci ambulanstaki görevlilerin kendi ambulanslarına bindiğini belirterek, “Biner binmez paramedik Nesrin kalp masajına devam etti. Entübasyon süreci boyunca bekledik yolda. Kalp masajına ve adrenalin uygulanmasına devam ettik” ifadelerini kullandı. Bu süreçte EKG’de herhangi bir hareketlilik olmadığını söyleyen U., müdahalenin ambulans yolculuğu sırasında da sürdüğünü belirtti.
'Doktorlu ekip yoktu'
Özlem U., başından itibaren görevini yerine getirdiğini savundu. U., “Hastanın durumunu görerek doktorlu ekip ambulansı istedik. Ancak hiçbir şekilde bekleme yapmadık. Ben etkili müdahalede bulunduğumu düşünüyorum. Doktorlu ekip olmadığı için paramedik ekip göndermişler” dedi. Kozinoğlu’nu daha sonra Silivri Devlet Hastanesi’ne götürdüklerini anlatan U., hastayı doktora teslim ettikten sonraki sürece ilişkin bilgisinin olmadığını söyledi. Özlem U. ayrıca Kozinoğlu’nu daha önceden tanımadığını ve kim olduğunu olay yerinde öğrendiğini belirtti.
'İlk iş günümdü'
Olay tarihinde 23 yaşında olan acil tıp teknisyeni Emre A. ise henüz iki aylık memur olduğunu ve hizmet içi eğitimlerini dahi tamamlamadığını söyledi. Emre A., hakimlik ifadesinde olay gününü şöyle anlattı:
“Olay günü 112 komuta merkezinde bulunan şef doktordan gelen talimat üzerine Beylikdüzü 1 No’lu Acil Yardım İstasyonu’ndan Silivri 2 Nolu Acil Yardım İstasyonu’na personel eksik olduğu için görevlendirildim. O gün o istasyonundaki ilk iş günümdü. Saat 18:00 gibi cezaevinden çıkıp yanlış hatırlamıyorsam Hayat Hastanesi’ne yemeğe gittik. Yemeğe yeni başlamıştık. Anons gelince hemen çıktık. Ben sadece bana verilen görevleri yerine getirdim.”
Emre A.’nın avukatı Nazan Türkdoğan da hakimlik sorgusunda müvekkilinin daha önce Silivri’ye gelmediğini ve cezaevinde görev yapmadığını belirtti. Türkdoğan, ekibe yapılan bildirimin yalnızca “fenalaşan bir hasta var” şeklinde olduğunu söyledi. “Müvekkilin kişinin kim olduğu konusunda hiçbir bilgisi yoktur. Kalp atışı olmadığını görünce müvekkil ve arkadaşları doktor ekibi istiyorlar. Durumun ciddi olduğunu söylüyorlar. Ancak doktorlu ekibin olmadığı belirtiliyor, sonrasında paramedik geliyor. Müvekkil tarafından kalp masajı yapılıyor ve hiçbir şekilde kalp masajını bırakmıyorlar” dedi.
Kozinoğlu'nun son dakikaları dosyada
Soruşturma dosyasındaki belgelere göre Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 12 Kasım 2011 günü saat 17.56’da rahatsızlandı. Aynı koğuşta Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan emekli subaylar Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım, Kozinoğlu’nun durumunu fark ederek saat 18.08’de acil çağrı butonuna bastı. İnfaz koruma memurları Kozinoğlu’nu sedyeyle saat 18.25’te koğuştan çıkardı. Kozinoğlu, koridorlardan ve yedi ayrı kapıdan geçirilerek 112 Acil Servis ambulansının geleceği mahkum kabul kapısına götürüldü. Dosyadaki bilgilere göre Kozinoğlu’nun bu sırada nefes aldığı ve konuşabildiği belirtildi.
Ambulans 29 dakika sonra geldi
112 Acil Servis ambulansı saat 18.37’de cezaevinin kapısına ulaştı. Böylece acil çağrı butonuna basılmasından ambulansın cezaevine gelişine kadar 29 dakika geçti. Dosyadaki kayıtlara göre ilk sağlık ekibi, saat 18.37 ile 18.47 arasında Kozinoğlu’na müdahale etti. Ardından ambulansa alınan Kozinoğlu, hastaneye götürülmek üzere yola çıkarıldı. Saat 19.00’da ambulans otoyolda durdu ve Kozinoğlu’na müdahale burada da devam etti. Bu sırada ikinci ambulansla paramedik ekip bölgeye ulaştı. Kozinoğlu’nu taşıyan ambulans saat 19.10’da Silivri Devlet Hastanesi’ne vardı. Böylece ambulansın cezaevinden hastaneye ulaşması 23 dakika sürdü. Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma kapsamında sağlık ekiplerinin olay günü yaptığı müdahale, ambulansın cezaevine ulaşma süresi ve doktorlu ekip talebine rağmen paramedik ekibin gönderilmesi gibi ayrıntılar soruşturma dosyasına yansıdı.




