Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, son dönemde tartışma yaratan Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçiş sürecine sert tepki gösterdi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişini nasıl değerlendirdiği ve Özgür Özel'in "özeleştiri" yapması gerektiğini düşünüyor mu diye sorulan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
"Geçmişteki belediye başkanımız Tunç Soyer'i de ihbar eden, hapiste kalmasını sağlayan o. Kendisi 5'li çete ile çalışan birisiydi. Karşıyaka doğru düzgün hizmet sunamayan bir kişi daha sonra büyükşehir belediye başkanı yapıldı. Ben bunları Özgür Özel'e ve aday yapılmaması gerektiğini söyledim. Çıkar üzerine kurulan bir siyaset her zaman bu partinin aleyhinde olmuştur. Büyükşehir belediye başkanı yapıldı, ne oldu? Faturasını şimdi İzmirliler ödüyor. İki genel başkanın konuştuğunu Cemil Bey'e anlatması hoş değil. Partinin arşivlerinde de Cemil Bey ile ilgili bir anket yok.
Şimdi Cemil Bey AK Parti'ye geçti. Neden öyle yaptı. Bu sefer de oradan çıkar sağlamak için. Utanıyorum ben şahsen."
"Çıkarcıların partisi olmaz"
Tugay'ın AK Parti'ye katılırken "AK Parti kimsesizlerin kimsesidir" sözünü yorumlayan Kılıçdaroğlu şöyle dedi:
"İşçileri kim kovdu. O kovdu. Yolsuzluk yapanları koruyan ve onlara sahip çıkan bir parti diyebilirdi. Kendisi de zaten o sınıfta oraya gitti. Çıkarcıların partisi olmaz. Onlar kendilerini korumak için her türlü şeyi yapabilirler. Beyefendi yaranmak için bu sözü kullanıyor. 5'li çetelerin sahibi dese ben bunu anlarım. Borsa soygunları olurken bunlar neredeydi? Herkes köşeyi döndü."
"Yolsuzluk yapanların kapısı belli. İsterlerse Özgür Bey'in partisine isterlerse AK Parti'ye gidiyorlar"
Tugay'ın AK Parti'ye katılmasının ardından Yeni Parti'ye yapılan eleştiriler hakkında ne düşündüğü sorulan Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam ettin:
"Belediye başkanımızı yapay zekâ ile seçtik diyorsanız tabii tepki olur. Kaç tane belediye başkanı AK Parti'ye geçti. AK Parti'nin belediye başkanı olursan kimse sana dokunamaz. Yolsuzluk işine bulaşan CHP'li belediye başkanı istemiyoruz. Yolsuzluk yapanların kapısı belli. İsterlerse Özgür Bey'in partisine isterlerse AK Parti'ye gidiyorlar."
"Baskınla CHP'li belediyeleri sindirmek doğru değil. AK Partili belediyelerin ne mal olduğunu biz de biliyoruz"
Tutuklanan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in "siyasi tutuklu" olup olmadığı sorulan Kılıçdaroğlu şöyle dedi:
"Ekrem Bey gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra yaptığım açıklama var. Belediye başkanlarının tutuklanmaması gerekir. Belediye başkanlarının sabahın 5'inde evinin basılmasını doğru bulmuyorum. Özel hayata saygı duyulmalı. Vahap Bey için de aynı şekilde düşünüyorum. Gerçekten halka hizmet eden ve halk için çalışan belediye başkanı varsa onlar başımızın üzerinde. Can Atalay, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş... bunlar siyasi tutuklu. Düşüncesi nedeniyle birisi yargılanır mı? Aksi düşünce çok değerlidir. Yüce yaradanın bize verdiği en önemli armağan akıldır. Elbette herkes yargılanabilir ama bunların da hakkaniyetle yapılması gerekir. Baskınla CHP'li belediyeleri sindirmek doğru değil. AK Partili belediyelerin ne mal olduğunu biz de biliyoruz. Eğer yolsuzluk yapılıyorsa hırsız hırsızdan güç alır. Sonucunda da ahlaklı kişilerin yargılandığı bir düzene dönüyoruz. Halka hizmet etmek hakka hizmet etmektir."
"Siyaset ahlak kanunu gelmesi lazım"
"Arınma CHP'de ne zaman biter" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
"Bir partinin kurultayı parayla satın alınamaz. Arınma sadece siyaseten değil ahlaki olarak da çok önemli bir kavram. Siyaset arınmazsa ülkeyi kirlilikten arınamazsınız. Sayın Erdoğan ne dedi. bu Anayasa doğru değil yeni bir Anayasa yapalım dedi. Ben de sonra Anayasa değişikliği olabilir dedim ama önce siyasetin kirlilikten arınması lazım. Siyaset ahlak kanunu gelmesi lazım önce."
"Sağda solda faiz haramdır diyorsun, dünyanın malını götürmüşsün"
Fon krizi hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Bir bakan düşününün 'Borsada manipülasyon olduğunu biliyoruz' diyor. SPK, 10 ay bakanı dinlemiyor. Dikkate bile almıyor. Neden? Bilerek mi yapmadınız, gücünüz mü yetmedi? Onurlu bir bakan istifa dilekçesini koyar. Ben Mehmet Şimşek'in ahlaklı bir insan olduğuna inanırım. Kendisinin daha fazla yıpranmaması için görevden ayrılması gerekir. Olayın failleri kimler? Bakanın haberi var, SPK'nın haberi var, yabancıların haberi var, Borsa İstanbul'un da haberi var. Vurguncuların da haberi var. Kimin haberi yok? Gariban vatandaşların haberi yok. Böyle bir tablonun karşısında devletin bürokrasiyle siyaset aktörleri arasında işbirliği var. Halkı soyma konusunda. Devletin bürokratlarının el ele verip vatandaşı soyduğu bir süreç bu. Hepsi bu işin aktörleri. Bu olayda dahil olan herkesin suç örgütü suçlamasıyla yargılanması gerekir. 4 isimli bir bakan var. Parayı iade etmiş. Sağda solda faiz haramdır diyorsun, dünyanın malını götürmüşsün. İddianameyi yazan savcı suç örgütü kapsamında dava açmazsa onları koruyor demektir. Herkesin haberi var, belki de haberi olmayan sadece Sayın Erdoğan'dır. Vatandaşı soyan adamın hırsızın dokunulmazlığı mı olur? Getirsinler Meclis'e suç örgütü çerçevesinde yargılama yapılsın."
"Parlamentoda 600 milletvekili var, buradaki milletvekillierine boşuna para ödüyorsunuz"
Erdoğan'ın yeniden aday olup olamayacağı sorulan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
"Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için Anayasa'nın değişmesi lazım. Bir kişi ikiden fazla cumhurbaşkanı olabilmesi mümkün değil. Bir kişinin isteği üzerine Anayasa da değişmez. Süre doldu, bitti. Padiş bile bu kadar uzun süre kalmıyordu. Bu Anayasa'nın değişmesi lazım, bu bir gerçek. Devlet yönetiminin de değişmesi lazım. Bakanlar var diyoruz. Bakanların istifa etme hakları bile yok. Dünyada böyle bir örnek yok. Parlamentoda 600 milletvekili var. Buradaki milletvekillierine boşuna para ödüyorsunuz. Darbe hukukundan arınmamız lazım. Siyasi partiler yasası bunun en büyük örneğidir."
"Ben aday olmayı düşünmüyorum"
"Erdoğansız bir seçim mi öngörüyorsunuz" ve "Bir daha aday olur musunuz?" sorularına yanıt veren Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
"Ben aday olmayı düşünmüyorum. Ülkede bu kadar dert varken biz uzun bir süre sonra olacak seçimi şimdiden tartışıyoruz. Bunlar yanlış. Siyaset kurumunda da farklı bir hiyerarşi olması lazım. Ülkesini seven insanlar ister iktidarda ister muhalefette olsunlar ülkeyi düzeltmek için birlikte hareket ederler. İnsanlar aç ve gelecek endişesi taşıyorlar. Mezun oldun, nerede iş bulacaksınız? CHP, Türkiye'nin sorunlarına gerçek anlamda çözüm bulan tek partidir."
"Ben ittifak yapmayacağım diyorsanız AK Parti'ye destek veriyorsunuz demektir"
Yeni Parti ile ittifak yapma ihtimali olup olmadığı sorulan Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu sistem partileri ittifaka zorluyor, doğru. Biz seçilemedik ama bizim ittifakımızdan sonra Erdoğan da tek başına seçilemiyordu. O da ittifakla seçildi. Ben ittifak yapmayacağım diyorsanız AK Parti'ye destek veriyorsunuz demektir. Bu taraftaki ittifak bozuldu. CHP neden ikiye bölünüyor? Neden yeni bir parti kuruyor? Gerek yok buna. Sosyal demokrasi değil başka bir ideolojik yönde devam edeceğiz diyorsanız o başka"
Kılıçdaroğlu, "Yeni Parti ile birleşmeyi düşünür müsünüz?" sorusuna "Elbette" dedi.



