Azerbaycan hükümetinin eylül ayında okullarda laiklik ilkesini ihlal ettiği belirtilen kıyafetleri yasaklama kararı alması ancak başörtüsünü açıkça yasaklamaktan kaçınmasıyla başlayan süreç, bazı okullarda başörtülü öğrencilerin derslere girmesinin engellenmesiyle tırmandı. Bu durum sosyal medyada bir kampanyayı ve ardından Türkiye'de protestoları tetiklerken, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev 2 Ekim'de Bakü'de düzenlenen Yeni Azerbaycan Partisi kongresinde yaptığı konuşmada, ismi açıklanmayan aktörleri iç işlerine karışmakla eleştirmişti.
Aliyev, konuşmasında, "Herkes haddini bilmeli; işlerimize karışmamalı, yaşam tarzımıza burunlarını sokmamalı ya da bize ne yapacağımızı söylememelidir. Herkes kendi milletine ve devletine bakmalıdır" ifadelerini kullanmıştı.
Ankara'dan "Yanıt vermeyeceğiz" ve "Yanlış anlaşılma" vurgusu
Türkiyeli yetkililer başörtüsü kısıtlamaları hakkında kamuoyuna açık bir yorum yapmamış olsa da Aliyev'in sözleri Ankara'da geniş çapta Türkiye'ye yönelik doğrudan bir eleştiri olarak yorumlandı. Middle East Eye'dan Ragıp Soylu'ya açıklama yapan birden fazla Türk yetkili, Ankara'nın Azerbaycan'ın iç işlerine karışma gibi bir niyetinin olmadığını ve aksini ima eden resmi bir açıklama bulunmadığını belirtti.
Üst düzey bir Türk yetkili MEE'ye yaptığı açıklamada, "Bunun bir yanlış anlaşılma olduğuna inanıyoruz" diyerek Ankara'nın Bakü'ye güvence vermek amacıyla bu mesajı en üst düzeyde ilettiğini sözlerine ekledi. Yetkililer, Ankara'nın dolaylı eleştirilere yanıt vermeyeceğini ve bunun yerine gerilimi düşürmeye çalışacağını ifade etti. Üst düzey yetkili, Azerbaycan'ı "kardeş ülke" olarak tanımlayarak iki devletin birlikte geliştirdiği ve hayata geçirdiği stratejik enerji, ulaştırma ve askeri yatırımlara dikkat çekti. Yetkili, bu anlaşmazlığın önemsiz olduğunu ve geçmişte olduğu gibi yürütülecek temasların gerilimi azaltacağını söyledi.
Erdoğan'ın BM konuşması ve sosyal medyadaki tartışmalar
Öte yandan Azerbaycanlı bir kaynak, Aliyev'in sözlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 23 Eylül'de BM'de yaptığı ve Müslüman kadın ile kız çocuklarının son yıllarda artan bir ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını söylediği konuşmasına yanıt veriyor olabileceğini öne sürdü. Erdoğan konuşmasında, "Bazı ülkeler tarafından okullarda getirilen başörtüsü yasağını, kadınların en temel haklarına yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyoruz" demişti.
İki Türk yetkili MEE'ye yaptığı açıklamada, Erdoğan'ın konuşmasının, sağcı partilerin kamusal alanda başörtüsüne yönelik genel bir yasak için kampanya yürüttüğü Fransa ve Avusturya'yı hedef aldığını söyledi. 1 Eylül'den bu yana Avusturya, devlet okullarında ve özel okullarda 14 yaşın altındaki kız çocukları için başörtüsünü yasaklamış durumda ve kuralların ihlal edilmesi ebeveynler için 150 ila 800 Euro arasında para cezalarıyla sonuçlanabiliyor. Ayrıca Türkiye'deki birçok sosyal medya kullanıcısı da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun geçen ay yaptığı konuşma sırasında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu salonunda bir temsilci bulundurduğu için Azerbaycan'ı eleştirmişti.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten birlik mesajı
Konuya ilişkin çarşamba günü açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Erdoğan ve Aliyev'in "gerçek bir kardeşlik ilişkisini" paylaştıklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"İç ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde farklılıklar olabilir. Bu konularda görüş ayrılıklarımız olduğunda, bunları iki kardeş ülke olarak tartışarak, tüm bunları açık ve dürüst bir şekilde paylaşarak yolumuza devam ediyoruz."
Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu eylemlerin partimizle veya hükümetimizle kesinlikle hiçbir ilgisi yoktur; olaya karışanlar kendi inisiyatifleriyle hareket etmektedir. Türkiye ile Azerbaycan arasında bir çatlak olduğu izlenimi yaratılmasına veya kardeşliğimize zarar verebilecek bir gölge düşürülmesine asla müsamaha göstermeyeceğiz. Bu duruma büyük bir rahatsızlıkla bakıyoruz."



