Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 12 Eylül 2026’da gerçekleştirilen fethi kabir işleminin ardından hazırlanan 19 Ekim 2026 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, DNA incelemesiyle naaşın yüzde 99,99 ihtimalle Kozinoğlu’na ait olduğu doğrulandı.
Mezar toprağında yok, saç ve tırnakta yüksek miktarda
36 ayrı numunenin incelendiği toksikolojik analizlerde siyanür ve bazı ilaç etken maddelerine rastlanmadı. Ancak raporun en dikkat çekici bulgusu antimon oldu. Yedi farklı mezar toprağı örneğinde antimon tespit edilmezken, bu madde saçta 548, tırnakta 7 bin 2, dokularda 720 ve kemiklerde 175 nanogram/gram seviyesinde ölçüldü.
Uzmanların değerlendirmesine konu olan bu tablo, antimonun mezar toprağından naaşa geçmediği ve ölüm öncesinde vücuda alınmış olabileceği yönündeki şüpheleri gündeme getirdi.
Ölüm nedeni kalp krizi olarak kayıtlara geçmişti
Arsenikle benzer zehirleyici etkilere sahip antimonun yüksek dozlarda ciddi organ hasarına ve kalp-damar sistemi üzerinde ölümcül etkilere yol açabildiği biliniyor. Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından ölüm nedeni kalp krizi olarak açıklanmıştı.
Ölümünden kısa süre önce cezaevinde kahve içtiğine ilişkin iddialar da yeni raporla birlikte yeniden gündeme geldi. Ancak kahveye herhangi bir zehirli madde karıştırıldığına ilişkin kesinleşmiş bir bulgu bulunmuyor.
Soruşturmada 9 tutuklama
Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen genel soruşturmada bugüne kadar 30 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Aralarında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, eski MİT mensubu Enver Altaylı, infaz koruma memuru ve acil tıp teknisyenlerinin de yer aldığı 9 şüpheli tutuklandı, 1 memur hakkında yakalama kararı çıkarıldı.Soruşturmanın en ilginç ayrıntılarından birini ise Kurtlar Vadisi Pusu dizisi oluşturdu. Savcılık, Kozinoğlu'nun ölümünden kısa süre önce yayımlanan bölümlerde "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin fenalaşarak öldürüldüğü sahneler ile gerçek ölüm arasındaki zamanlamayı mercek altına alarak dizi ekibinin ifadesine başvurmuştu. Delil karartma, gecikmeli müdahale ve suikast iddialarına ilişkin adli süreç çok yönlü olarak sürdürülüyor.




