Kredi kartı ve banka kartları günlük hayatın vazgeçilmez ödeme araçları arasında yer alırken, kartla ödeme sırasında tüketiciden talep edilen ek ücretler de giderek yaygınlaşıyor. Taksiler, restoran ve kafeler, kuaför ve güzellik merkezleri, özel sağlık kuruluşları ve diş klinikleri, oto servisleri, mobilya ve beyaz eşya mağazaları ile bazı emlak ve hizmet işletmelerinde nakit ve kart ödemeleri için farklı fiyatlar uygulanabiliyor.
Bazı işletmelerde yüzde 5 seviyesinde kalan kart farkı, özellikle yüksek tutarlı işlemlerde yüzde 10-12'ye kadar çıkabiliyor. Ancak mevzuat bu konuda açık bir düzenleme içeriyor. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 17'nci maddesine göre üye iş yerleri, banka kartı veya kredi kartıyla yapılan ödemelerde kart hamilinden “komisyon veya benzeri bir isim altında” ilave ödeme talep edemiyor.
Kart farkının cezası da var
Söz konusu düzenleme banka kartlarını da kapsıyor. Kanuna aykırı uygulamanın tespit edilmesi durumunda üye iş yeri sözleşmesinin feshedilmesi ve işletmeyle bir yıl süreyle yeni sözleşme yapılamaması öngörülüyor.
Bu nedenle işletmelerin POS maliyetlerini tüketiciye ayrı bir kalem olarak yansıtması ve kartla ödeme yapıldığı gerekçesiyle ek ücret talep etmesi kanuna aykırı kabul ediliyor.
Ancak sorunun diğer tarafında esnafın karşı karşıya kaldığı maliyetler bulunuyor. İşletmeler, kartlı satışlar üzerinden bankalara veya ödeme kuruluşlarına komisyon ödüyor. Bazı anlaşmalarda satış bedelinin aynı gün yerine belirli bir süre sonra işletmenin hesabına geçmesi de işletme sermayesi üzerinde baskı oluşturuyor. Taksitli işlemlerde ise maliyet daha da yükseliyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası düzenlemelerine göre Mayıs 2026 itibarıyla kredi kartıyla yapılan peşin işlemlerde azami komisyon oranı yüzde 3,56, banka kartlarında ise yüzde 1,04 olarak uygulanıyor. Bankalar, ticari anlaşmalarına bağlı olarak bu oranların altında komisyon oranları da belirleyebiliyor.
POS maliyeti ile kart farkı arasındaki makas açılıyor
Türkiye Gazetesinin haberine göre, sorunun dikkat çeken noktalarından biri, bankanın işletmeden aldığı komisyon ile tüketiciden talep edilen kart farkı arasındaki büyük fark.
Örneğin 10 bin liralık bir satışta yüzde 3,56'lık azami komisyon 356 liraya karşılık geliyor. Aynı işlemde müşteriden yüzde 10 kart farkı talep edilmesi hâlinde tüketicinin ödeyeceği ek tutar 1.000 liraya çıkıyor. Yüzde 12 fark uygulanması durumunda ise ek ödeme 1.200 liraya ulaşıyor.
Dolayısıyla esnafın POS kullanımı nedeniyle gerçek bir maliyetle karşı karşıya kalması başka, bu maliyetin tüketiciden yüzde 5, 10 veya 12 gibi oranlarla ayrıca tahsil edilmesi başka bir konu olarak öne çıkıyor.
İşletmeler artan maliyetlerini ürün veya hizmet fiyatlarına yansıtabilirken, müşteriden yalnızca ödeme yönteminin kart olması nedeniyle ayrıca ücret talep edemiyor.
Taksimetre ile POS aynı sistemde birleşiyor
Taksilerde “bozuk para yok”, “POS cihazı çekmiyor” veya “komisyon alırım” gibi uygulamaların önüne geçmesi beklenen yeni sistem için de geri sayım sürüyor.
13 Şubat 2026'da yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile taksilere, taksimetreyle entegre çalışan Taksi Mali Cihazı kullanma zorunluluğu getirilmişti.
Yeni sistemle birlikte taksimetrede oluşan ücretin cihaza otomatik aktarılması, manuel tutar girişinin engellenmesi, yolculuk bilgilerinin otomatik olarak kaydedilmesi ve fiş veya e-Belge düzenlenmesi amaçlanıyor.
Taksicilerin cihazı kullanmaya başlamalarının ardından 15 gün içinde en az bir banka veya ödeme kuruluşuyla anlaşarak kartla ödeme kabul etmeleri de gerekiyor.
Mevcut taksiler için başlangıçta 1 Eylül 2026 olarak belirlenen geçiş süresi ise Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16 Kasım 2026 tarihine kadar uzatıldı.
Tüketici derneklerinden “kart farkı” uyarısı
Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, tüketicilerden alınan bu tür ek ücretlerin kanuna aykırı olduğunu belirtiyor.
Kartlı ödemelerde “hizmet bedeli” adı altında tüketiciden ek ücret alınamayacağını vurgulayan Ağaoğlu, özellikle taksilerde uygulanan POS komisyonlarının hukuka aykırı olduğunu hatırlatıyor.
Ağaoğlu, bu farkı ödemek zorunda kalan tüketicilerin fiş veya faturalarıyla birlikte Tüketici Hakem Heyetlerine başvurabileceğini belirterek, ödenen bedelin yasal faiziyle geri alınabileceği uyarısında bulunuyor.
Esnaf da POS maliyetlerinden şikâyetçi
Esnaf tarafında ise POS maliyetlerinin işletmeler için ciddi bir yük oluşturduğu ifade ediliyor.
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yüksek komisyonların yanı sıra kartlı satışlarda paranın 40-45 gün sonra hesaba geçmesinin esnafın işletme sermayesini erittiğine dikkat çekiyor.
Küçük işletmelerin düşük kâr marjlarıyla ayakta kalmaya çalıştığını belirten Palandöken, hem esnafın hem de tüketicinin mağdur olmaması için bankaların komisyon oranlarını makul seviyelere çekmesi gerektiğini ifade ediyor.
Böylece POS kullanımının oluşturduğu maliyetin tüketiciye yasa dışı “kart farkı” olarak yansıtılması yerine, hem işletmeleri hem de tüketicileri koruyacak bir düzenleme ihtiyacı öne çıkıyor.



