İçerik üreticisi Tilly Ferrari’nin “Sonuçsuz ama tutkulu daha fazla öpüşme görmek istiyorum” sözleriyle alevlenen tartışma, ilişkilerde yakınlığın temel unsurlarından biri olan öpüşmeye dair bakışı yeniden şekillendirdi.

Uzmanlar, iyi bir öpücüğün yalnızca teknik bir mesele olmadığını, duygusal ve bedensel uyumun belirleyici rol oynadığını vurguluyor.

Uzmandan beş temel işaret

Metro’ya konuşan sertifikalı seks ve ilişki terapisti, Kink Curious kitabının yazarı Gigi Engle, iyi bir öpücüğü ayırt eden temel özellikleri şöyle sıraladı:

Barış Arduç’un kiracısına icra şoku!
Barış Arduç’un kiracısına icra şoku!
İçeriği Görüntüle

İlk olarak, partnerin tarzına uyum sağlamak öne çıkıyor. Engle’a göre başarılı bir öpücükte tek bir doğru yok. Baskı, hız ve yoğunluğun karşı tarafa göre ayarlanması, öpücüğü daha doğal ve akıcı hale getiriyor.

İkinci unsur, beden dilinin devreye girmesi. Sadece dudakların değil, hafif dokunuşların ve yakınlaşmanın da sürece eşlik etmesi, öpücüğün daha tutkulu ve bilinçli hissedilmesini sağlıyor.

Üçüncü olarak doğru yerde duraklayabilmek önem taşıyor. Nefes almak için verilen kısa aralar, öpücüğün etkisini azaltmak yerine gerilimi ve yakınlık hissini artırabiliyor.

Dördüncü işaret, karşı tarafa “seçilmiş” hissettirmek. Dikkatin dağılmaması, acele edilmemesi ve anın içinde kalınması, öpücüğü duygusal bir deneyime dönüştürüyor.

Son olarak ise en net gösterge basit bir ölçüte dayanıyor: Karşı taraf yeniden öpmek istiyorsa, doğru yoldasınız.

İki haftalık bir süre

Uzmanlara göre ortalama bir insan hayatının yaklaşık iki haftasını öpüşerek geçiriyor. Bu süre dikkate alındığında, öpücükte ustalaşmanın romantik ilişkilerde önemli bir rol oynadığına işaret ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi