Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Üniversitesi araştırmacıları, Albert Einstein’ın 1905’te ortaya koyduğu Özel Görelilik Kuramı kapsamında öngörülen optik bir etkiyi ilk kez doğrudan görüntüledi. 1924’te Anton Lampa tarafından temelleri atılan, 1959’da Roger Penrose ve James Terrell tarafından matematiksel olarak ayrıntılandırılan Terrell-Penrose Etkisi, deneysel olarak doğrulandı.
Teoriden laboratuvara
Genel kanıya göre ışık hızına yaklaşan bir nesnenin hareket doğrultusunda boyunun kısalması, yani Lorentz büzülmesi bekleniyor. Ancak Terrell ve Penrose, bir fotoğrafın tek bir anı değil, farklı zamanlarda yola çıkan ışık ışınlarının birleşimini gösterdiğini ortaya koydu. Bu nedenle ışık hızına yakın hareket eden bir cismin fotoğrafı, gerçekte büzülmüş bir görüntü yerine optik bir dönme etkisi oluşturuyor.
Araştırma ekibi, saniyede yaklaşık 300 bin kilometre hızla ilerleyen ışığı doğrudan kaydetmenin mümkün olmaması nedeniyle özel bir yöntem geliştirdi. Nesne, mikro incelikte katmanlara ayrıldı ve lazer darbeleriyle tarandı. Bu teknikle ışığın hızı deney düzeneğinde saniyede iki metreye düşürülmüş gibi simüle edilerek görüntü elde edildi.
Küp bükülüyor, küre kayıyor
Deney sonuçları, teorik öngörüyle örtüştü. Araştırmanın kıdemli yazarı Peter Schattschneider, küpün bükülmüş gibi göründüğünü, kürenin ise formunu koruduğunu ancak ekseni kaymış gibi algılandığını belirtti.




