İngiltere’nin, Grönland çevresindeki Arktik sulara savaş gemileri göndermeyi planladığı öne sürüldü. Londra yönetiminin bu adımı, Danimarka’ya destek vermek ve bölgedeki seyrüsefer serbestisini korumak amacıyla attığı belirtiliyor. Söz konusu plan, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma yönündeki çıkışlarının ardından yaşanan gerilimin askeri boyuta taşınabileceği yorumlarına neden oldu.
İngiliz Kraliyet Donanması’na bağlı unsurların bölgeye intikalinin, Avrupa cephesinden gelen en somut askeri karşılık olduğu ifade ediliyor. Gelişme, Arktik bölgesinde artan jeopolitik rekabetin yeni bir aşamaya geçtiğine işaret ediyor.
AB’den egemenlik vurgusu
Avrupa Birliği yetkilileri, Grönland’ın Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge olduğunu hatırlatarak, bölgenin “satılık olmadığı” yönündeki tutumlarını yineledi. Brüksel, Washington’dan gelen açıklamaların uluslararası hukukla bağdaşmadığını ve Avrupa’nın toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit oluşturduğunu savunuyor.
Danimarka’nın da kendi karasularında devriye faaliyetlerini artırdığı bildiriliyor. Fransa ve Almanya ise İngiltere’nin girişimine diplomatik destek vererek, Arktik’in askerileştirilmesine karşı uyarılarda bulundu.
Rusya ve Çin yakından izliyor
Grönland merkezli tartışmanın yalnızca ABD ve Avrupa ile sınırlı olmadığı, Rusya ve Çin’in de Arktik bölgesindeki doğal kaynaklar ve yeni ticaret yolları nedeniyle süreci yakından takip ettiği iddia ediliyor. Uzmanlara göre, bölgedeki rekabetin artması, Arktik’i büyük güçler arasında yeni bir gerilim alanına dönüştürebilir.
Trump’ın yaklaşımı
Donald Trump, Grönland’ı ABD açısından “stratejik bir zorunluluk” olarak değerlendirmişti. Trump’ın, Çin’in Arktik’teki etkisini sınırlamak ve nadir toprak elementleri gibi kritik madenler üzerinde kontrol sağlamak amacıyla bu bölgeyi gündeme getirdiği belirtiliyor. Ancak İngiltere’nin bu süreçte Danimarka’nın yanında konumlanması, transatlantik ilişkilerde görüş ayrılıklarının derinleştiği şeklinde yorumlanıyor.





