Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sermaye piyasalarında bazı fon ve hisselerde yaşanan olağan dışı hareketler nedeniyle başlatılan soruşturmayı değerlendirdi. Soruşturmanın siyasi boyutunun aydınlatılmadığını ileri süren İmamoğlu, iktidar partisinden çok sayıda üst düzey yönetici, seçilmiş görevli ve atanmış bürokratın süreçle bağlantısı bulunduğunu öne sürdü. İmamoğlu, soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri ve bazı kamu görevlileri üzerinden yürütülmesini eleştirerek siyasi sorumlulukların da araştırılması gerektiğini ifade etti. Soruşturma kapsamında alınan mal varlığı tedbirlerinin farklı tarihlerde kaldırılması ve yeniden uygulanmasına da dikkat çeken İmamoğlu, kararlar arasındaki farklılıkların kamuoyunda soru işaretlerine yol açtığını belirtti.
"ASRIN SOYGUNUNDA 40. GÜN!" başlığını kullandığı paylaşımında İmamoğlu, iktidar partisi yöneticilerinin ve bürokratların da soruşturmanın merkezindeki işlemlerle bağlantılı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
"İktidar partisinin onlarca üst düzey yöneticisi, seçilmiş görevlisi ve atanmış bürokratı bu soygunun içinde. Daha da gizlenenler var! Soruyorum: Turpun büyükleri nerede? Bu, garabet başkanlık rejiminin organize vurgunudur. Kamu-özel iş birliğinin dünyada eşi benzeri olmayan en berbat örneğidir. Tarihi bir utançtır. Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor:
▪️ 1 ay önce kaldırılan tedbirler, ortada değişen hiçbir şey yokken geri geliyor.
▪️ Bağlantılı siyasilere aynı gün konup kaldırılan tedbirler var.
▪️ Fon yöneticileri ve birkaç memur medyanın önüne atılıyor, rejim ve siyaset ise korunuyor.
Herkesin aklındaki soru şu: Birilerine temizlik fırsatı mı yaratılıyor?
Bütün kurumları çürüttüler. Yargı dahil milletin güvenebileceği kurum bırakmadılar. Yönetemiyorlar, savruluyorlar.
Kıymetli milletim,
Büyük turp SİYASİ AYAKTIR.
Bu soygunun içindeki herkes kendini biliyor. Fon yöneticileri de o siyasileri tanıyor.
Devleti yönetenler soygunu milletten saklıyor.
Unutmayın. Bu iktidara inanmayın."
Fon soruşturması nasıl başladı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, sermaye piyasalarında bazı fon ve hisse senetlerinde olağan dışı fiyat hareketlerinin tespit edilmesi ve yatırımcılardan gelen şikâyetlerin ardından gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Ekim 2026 tarihinde Anadolu Ajansı Editör Masası'nda yaptığı açıklamada, bazı fon ve hisselerdeki hareketliliğin 2025 yılının şubat ayında dikkatlerini çektiğini, bu konuda ilgili kurumlara yazı yazıldığını söyledi. Gürlek, 2026 yılının ağustos ayında vatandaşlardan gelen şikâyetlerin ardından Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) soruşturma izni istendiğini ve izin verilmesiyle adli sürecin başladığını açıkladı. SPK, 17 Eylül 2026 tarihinde yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) alım satım işlemlerini durdurdu ve fonların tasfiyesine yönelik karar aldı. Soruşturma kapsamında portföy yönetim şirketleri, fon yöneticileri ve sermaye piyasası işlemlerinde yer alan kişiler incelemeye alındı. Adalet Bakanı Gürlek, 6 Ekim'deki açıklamasında 207 kişi hakkında işlem yapıldığını, 85 şüphelinin tutuklandığını ve çok sayıda kişinin mal varlığına tedbir konulduğunu bildirdi. Gürlek, soruşturmanın yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı olmadığını, elde edildiği değerlendirilen haksız kazançların ve bu kazançlarla bağlantılı para hareketlerinin de araştırıldığını belirtti. Mal varlıklarının el değiştirmesini ve soruşturma konusu gelirlerin yurt dışına çıkarılmasını önlemek amacıyla tedbirler alındığını da açıkladı.



