İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı İBB davasının 34. duruşma gününde, Cebeci Maden Sahası’na ilişkin iddialar kapsamında tutuklu yargılanan Mustafa Keleş savunma yaptı.

Rojin Kabaiş dosyasında flaş gelişme: Yurt yönetimi için soruşturma yolu açıldı
Rojin Kabaiş dosyasında flaş gelişme: Yurt yönetimi için soruşturma yolu açıldı
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 11 aydır tutuklu olduğunu belirten Keleş, dosyada kendisine yönelik somut bir delil bulunmadığını savundu. “Ben 11 aydır olmayan, hayali bir rüşvet alma eylemi sebebiyle tutukluyum” diyen Keleş, hakkında tanık beyanı ya da doğrudan bir isnat olmadığını ifade etti.

"Annemin gözündeki acıya bakmaya dayanıyorum"

Duruşmanın en duygusal bölümü, Mustafa Keleş’in ailesinin yaşadığı süreci anlattığı sırada yaşandı. Keleş, annesi, kız kardeşi, babası ve kendisinin bir yıldır duygusal olarak ağır bir süreçten geçtiğini söyledi.

Annesi ve kız kardeşinin her gün duruşmayı takip ettiğini belirten Keleş, “Ben başta birkaç saniye el sallayıp şu merdivenden aşağı iniyordum. Çünkü artık annemin gözünün içindeki acıya bakmaya dayanamıyorum. Çünkü daha önce öyle bir acıyı onun gözünde görmedim” dedi.

Keleş, ailesine yaşatılanların takdirini mahkeme heyetinin vicdanına bıraktığını söyledi.

"21 kişilik yerde 60 kişi kalıyoruz"

Mustafa Keleş, savunmasında cezaevi koşullarına ilişkin de çarpıcı ifadeler kullandı. 11 aydır “cinayet koğuşunda” kaldığını belirten Keleş, 21 kişi kapasiteli yerde 60 kişinin bulunduğunu, koğuşta yerde veya vardiyalı şekilde yatıldığını söyledi.

Keleş, “Küçük bir masanın etrafında 10 kişi oturmanız gerekiyor” diyerek yemek koşullarını anlattı. Koğuşta iki kez verem salgını nedeniyle karantina uygulandığını da belirten Keleş, sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşandığını söyledi.

Keleş ayrıca, koğuşta babası hakkında çıkan haberleri izlemek zorunda kaldığını, bu haberler nedeniyle diğer tutuklularla tartışmalar yaşadığını belirtti.

İmamoğlu'ndan Mustafa Keleş'e soru

Mustafa Keleş’in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, iddianamede Mustafa Keleş’in kendisi adına bir firmayı denetlediğinin yazıldığını belirterek Keleş’e doğrudan soru yöneltti.

İmamoğlu, “Muhtemelen bu olay yaşanmasaydı, karşılaşsaydık bir bayramda, ne yaptığını bilmeyerek ‘Okulun nasıl gidiyor?’ diye sorabilirdim sana” dedi.

Ardından Keleş’e, “Seninle hayatımızda çocukluğundan beri, bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu?” diye sordu. Mustafa Keleş bu soruya “Hayır” yanıtını verdi.

"Bu delikanlıdan özür diliyorum"

Duruşma salonunda bu bölümde duygusal anlar yaşandı. Metne yansıyan bölümde İmamoğlu’nun konuşması sırasında “ağlama sesleri” ifadesi yer aldı.

İmamoğlu, Mustafa Keleş’in yanıtının ardından mahkeme heyetine dönerek, “Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın” dedi.

İmamoğlu sözlerini, “Ben bu delikanlıdan bu devlet adına, bu millet adına ve Yüce Türk yargısı adına özür diliyorum” ifadeleriyle tamamladı.

Savunmasının sonunda Mustafa Keleş, Fatih Keleş’in oğlu olmanın suç olmadığını belirtti. Dosyada kendisiyle ilgili tek bir somut olay anlatımı bulunmadığını, hiçbir tanığın kendisine suç isnat etmediğini, imza yetkisi veya mali işlemlere erişimi olmadığını savundu.

Kaynak: Haber Merkezi