Aralarında İBB Başkanı ve tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu İBB davası 9 Mart’ta görülmeye başlandı. 107’si tutuklu toplam 402 kişinin yargılandığı davanın ilk haftası gerginliklerle sona erdi. Duruşma bugün kaldığı yerden devam edecek. Nisan ayı sonunda hâkimin ara karar vermesi beklenirken, bu tarihe kadar yalnızca tutuklu sanıkların ifadelerinin alınması öngörülüyor.

İBB davasında 5. Gün: Güvenlik önlemi artırıldı, gazetecilere turkuaz basın kartı şartı!
İBB davasında 5. Gün: Güvenlik önlemi artırıldı, gazetecilere turkuaz basın kartı şartı!
İçeriği Görüntüle

Nefes yazarı Nuray Babacan, İBB davasının AK Parti kulislerine yansımalarını kaleme aldı. Babacan, iktidar partisinin dava ile ilgili görüşlerini şöyle aktardı:

"İktidar partisindeki bazı hukukçulara göre, mahkeme salonunda yaşananlar başlı başına tartışmalı. Hakimin sanıklara ‘sen’ diye hitap edemeyeceği dile getiriliyor. Hakimin böylesine bir dosyanın altından kalkamayacağı, salon hakimiyetini kaybettiği, elinin ayağına dolandığını söylüyorlar.

Bazı AKP’liler ise mahkeme düzeninin yeterli olduğunu, İmamoğlu ve arkadaşlarının siyasi bir dava olarak baktığı için mahkeme salonunu bu amaçla kullandığını öne sürüyor. Bu isimlere göre, davayla ilgili sıkıntı, dosyanın büyüklüğü. 4 bin sayfalık, 400 sanıklı davanın içinden çıkmak zor. “Dava suç fiillerine göre bölünebilirdi. Birden fazla davaya dönüştürülebilirdi” yorumu yapıyorlar.

Partinin eski günlerine özlem duyan AKP’liler ise şöyle bakıyor:

'Davanın kurulma biçimi, hedeflenen ve sonuç olarak planlanan farklı olunca, mahkeme salonunda ‘şu oldu bu oldu’ gibi değerlendirmeler sadece aksesuar olarak kalır. Yolsuzluk olarak başlayıp, içine siyasi dava olduğunu gösteren konular eklenince iş karıştı. Diploma konusu bunların başında gelir. O noktada siyasi bir engellemeye dönüştü. Eğer hakim vicdanı, hukuk anlayışı diye bir şey varsa farklı sonuçlanması gerekir.'"

Kaynak: Haber Merkezi