AK Parti içerisinde anket sonuçlarının getirdiği kaygılar ve yeni ittifak arayışları gündemde. Parti yönetiminde rahatsızlıklarını Cumhurbaşkanı Erdoğan'a doğrudan iletemeyen birçok isim, tepe yönetime ulaşabilmek adına bir aracı mekanizma kurma gayretine girdi.
Parti içi iletişim krizi
Nuray Babacan'ın Nefes'teki yazısına göre; parti içinde ciddi bir iletişim sorunu yaşanıyor ve partinin karar vericileri gerektiği hızda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ulaşamıyor. Yaşanan bu tıkanıklık nedeniyle bazı AK Partili isimler, Cumhurbaşkanından sonrası için alternatif olacak bazı isimlere bugünden rol ve görev verilmesini talep etmeye başladı.
Kulislerde, Cumhurbaşkanının oğlu Bilal Erdoğan veya damadı Berat Albayrak’ın isimleri bu doğrultuda işaret ediliyor.
İddialara göre bu çıkışların temel amacı, Erdoğan’ın yalnızlaşmasını ve bu boşluğu dolduran bazı isimlerin partide yarattığı rahatsızlığı önlemek. Güçlü ve doğru bir ikinci adamın, Erdoğan’ın yanlış bilgilendirilmesinin önüne geçeceği düşünülüyor.
Bu ağırlıktaki bir figürün ancak aileden biri olması durumunda iş göreceği belirtilirken, partililerin bu isimleri Berat Albayrak ya da Bilal Erdoğan’ın şahsını daha iyi buldukları için değil, sırf Erdoğan’a ulaşma aracı olarak kullanmak ve yanına ikinci adam yerleştirmek için telaffuz ettikleri aktarılıyor.
Başka isimleri içinden geçirenlerin ise troller tarafından hırpalanmamak veya o kişilere yönelik bir mağduriyet doğurmamak adına sustuğu ifade ediliyor.
Parti kulislerinde, Erdoğan'ı doğru bilgilendirecek sürekli bir ara mekanizma kurma çabaları konuşulurken, AK Parti içindeki mevcut sessizliğe de dikkat çekiliyor. Çoğunluğun olup bitenlerle hemfikir olmadığı için sustuğu, bu muazzam durgunluğun aslında güçlü bir itiraz olarak yorumlanması gerektiği değerlendiriliyor.
Seçim kaygısı iddiası
Tüm bu arayışların ve CHP’ye yapılan operasyonların temelinde ise seçim korkularının yattığı vurgulanıyor.
Kulislere yansıyan analizlere göre; yıllardan beri ülkeyi yöneten ve seçim sonuçlarına yönelik kaygısı olmayan güçlü bir iktidar partisi, en güçlü rakibine yönelik seri operasyonlara ihtiyaç duymazdı. İktidar partisinin ve muhafazakar mahalle siyasetçilerinin bu yoğun arayışları, seçim sonuçlarının kendileri açısından pek iç açıcı olmayacağını gördüklerine yoruluyor.
Her şeyin yolunda gitmesi ve bazı AK Partililerin "anketlerde biz öndeyiz" propagandasının gerçek olması durumunda, hem yeni ittifak üyesi arayışına hem de sistemin yarattığı krizleri yamama çalışmasına girişilmeyeceği belirtilerek, yaşanan tablonun çalışmayan ve işlemeyen mevcut sistemin en net örneği olduğu ifade ediliyor.




