İstanbul Barosu Başkanı ve Anayasa Hukuku Profesörü İbrahim Kaboğlu, verdiği demeçte, Meclis'te rekor oyla kabul edilen ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kaboğlu, “Bugünden itibaren PKK bir terör örgütü mü, değil mi tartışması artık yapılmayacak. Çünkü bu yasaya bağlanmış bulunuyor” dedi. Meclis'te kabul edilen yasanın Anayasa'daki “yetkinin devredilemezliği” ilkesine aykırı olduğunu belirten Kaboğlu, “Millî Güvenlik Kurulu'na sahip olduğu anayasal konumdan daha ileri bir paye tanınıyor” ifadelerini kullandı. Yasaya ilişkin başlayan “af” tartışmalarına da değinen Kaboğlu, “Teknik anlamda aftır. Siz siyasal olarak, niyet olarak, irade olarak bunu amaçlamışsınız, amaçlamamışsınız, bu başka bir şey ama yapılan bir aftır” dedi.

İbrahim Kaboğlu, Kürt sorununun çözümü için başlatılan süreç kapsamında hazırlanan ve Meclis'te 561 milletvekilinden 467'sinin “evet” oyuyla kabul edilen yasaya ilişkin Bianet'ten Ferhat Yaşar ve Elanur Birinci'ye değerlendirmelerde bulundu.

Güllü’nün ölümüyle ilgili yeni ses kayıtları çıktı: Sisi cinayeti biliyor muydu?
Güllü’nün ölümüyle ilgili yeni ses kayıtları çıktı: Sisi cinayeti biliyor muydu?
İçeriği Görüntüle

Kaboğlu'nun verdiği demeçte, süreç içerisinde silah bırakarak kendisini fesheden PKK hakkındaki değerlendirmeleri öne çıkan başlıklardan biri oldu. Yasayla birlikte DEM Parti'nin PKK'yı bir terör örgütü, Abdullah Öcalan'ın kendisini terör örgütü başkanı olarak kabul ettiğini söyleyen Kaboğlu, şöyle konuştu:

“Terör örgütü olarak önce yasal temelinde bulunmuş oluyor ve bizzat muhataplarının terör örgütü olduğunu burada tescil ettirmiş olmaları söz konusu. Aslında bugünden itibaren PKK bir terör örgütü mü, değil mi tartışması artık yapılmayacak. Çünkü bu yasaya bağlanmış bulunuyor. Kimse artık bundan böyle farklı kavramlar kullanmaz, kullanamaz. Gerilla mıydı, milis miydi, militan mıydı? Buna gerek yok. Çünkü bütün taraflar terör kavramında, sözcüğünde mutabakat sağlamış bulunuyor ve bunu da bir yasaya bağlamış bulunuyor.”

“Millî Güvenlik Kurulu'na anayasal konumundan daha ileri bir paye tanınıyor”

Geri dönüş gibi konularda Millî Güvenlik Kurulu'nun “tespit ve teyit kararı”na dayanılmasını da eleştiren Kaboğlu, şöyle devam etti:

“İkinci konu ise burada Millî Güvenlik Kurulu'na sahip olduğu anayasal konumdan daha ileri bir paye tanınıyor. Karar almıyor. Oysa Millî Güvenlik Kurulu karar almaz, Millî Güvenlik Kurulu tavsiye eder. Dün hükümete tavsiye ederdi, bugün Cumhurbaşkanı'na tavsiye eder. Bu tür teknik sorunlar var, ciddi sorunlar var.”

“Teknik anlamda bir aftır”

Bir af yasası olmakla eleştirilen ve tartışılan yasa için “Tabii ki bir aftır” diyen Kaboğlu, şunları söyledi:

“Yani bu 10 yıla kadar, 5 yıla kadar, 10 yıla kadar erteleme, belli tanımları öngörülen suçlar açısından bir cezasızlık hâliyle bu bir aftır. Yani teknik anlamda aftır. Siz siyasal olarak, niyet olarak, irade olarak bunu amaçlamışsınız, amaçlamamışsınız, bu başka bir şey ama yapılan bir aftır. Bir genel af değildir, belli kategoriye yönelik olarak teknik anlamda bir aftır.”

Kaynak: T24