PKK yöneticisi Bese Hozat, MedyaHaber’e yaptığı açıklamada, “Terörsüz Türkiye” adı verilen sürecin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hozat, sürecin daha çok tek taraflı ilerlediğini savunurken, iktidarın atması gerektiğini söylediği demokratik ve hukuki adımların henüz gerçekleşmediğini ifade etti.

"Bu süreç tek taraflı gitmez"

Sürecin işlemesi için PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının değişmesi ve 'statü sorununun' çözülmesi gerektiğini vurgulayan Bese Hozat, şunları söyledi:

“Önder Apo’nun ihtiyaç duyduğu her bir kesimden insanın -siyasetçi olur, akademisyen olur, yazar olur, çizer olur, aydın olur, gazeteci olur, örgüt yönetimi olur, siyasi partiler olur, yapılar olur- her kesimin çok rahat bir biçimde Önder Apo’yla görüşmesi, önderliğimizin de görüşlerini açık bir biçimde, özgür biçimde kamuoyuna yansıtması gerekiyor. Bu sürecin başarılı yürümesi bununla mümkün. Tıkır tıkır işleyecekse bu tarzda işlemeli. Sürecin tıkır tıkır işlemesi Önder Apo’nun özgürce bu süreci resmi ve fiili olarak yürütmesiyle ilgili bir durum. Aksi durumda dediğim gibi çok ağır işleyen, daha çok da tek taraflı adımlarla gelişen bir süreç. Bu süreç tek taraflı gitmez, mümkün değil. Bunu belirtmek gerekir.”

"Statü için yasal düzenleme olmalı"

Bese Hozat, İmralı Cezaevi'ndeki Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin, “Barış ve demokratik toplum sürecinin koordinatörüdür, bunun adı resmen ve hukuken konmalıdır” dedi ve şu ifadeleri kullandı:

İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davası; 'MİT, sorulara yanıt vermedi'
İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davası; 'MİT, sorulara yanıt vermedi'
İçeriği Görüntüle

“De facto olmaz. Bir yasal düzenlemesi olmalıdır. Hukukta bunun bir adı olmalıdır, bir statüsü olmalıdır. Bu işin bir resmiyeti de olmalıdır. Resmi ve fiili yürütmeli ve bunun da bir hukuki çerçevesi olmalıdır, adı olmalıdır. Vasfı olmalıdır. Bu önemlidir. Baştan beri bu konuda sürecin başarıyla yürümesi için önderliğimizin çok büyük bir emeği var, çabası var. Şimdi elbette buna uygun da bir yaklaşım gelişmesi lazım.”

"Demokratikleşme olmadan sürecin başarıya gitmesi mümkün değil"

Bese Hozat, sürecin başarıya ulaşması için yerel demokrasinin güçlendirilmesi, siyasi ve hukuki adımlar atılması ve demokratik bir anayasal düzenin oluşturulması gerektiğini söyledi:

“Demokratikleşme olmadan Türkiye’de bu sürecin başarıya gitmesi mümkün değildir. Her şeyden önce Türkiye’nin demokratikleşmesi, demokratik, çoğulcu, özgürlükçü, eşitlikçi bir anayasaya Türkiye’nin kavuşması, yerel demokrasiyi esas alan bir demokratikleşme sürecinin Türkiye’de gelişmesi olmazsa olmaz kabilindedir bu sürecin başarısı açısından. PKK bir sonuçtur, sorunun bir sonucudur. Bu sorun da Kürt sorunudur. Bu sorunun elbette yerel demokrasi temelinde, Türkiye’nin demokratikleşmesi temelinde çözülmesi gerekiyor. Demokratik, özgürlükçü bir anayasayla Kürtler başta olmak üzere tüm halklara, inançlara özgürlüğün tanınması gerekiyor ve anayasanın bunu kabul etmesi gerekiyor. Bu temelde demokratik bir anayasa Türkiye açısından çok temel bir ihtiyaçtır. Şu anda hâlen, geçen gün kendileri de açıklıyordu, yamalı bohça gibi 12 Eylül Anayasası şu anda yürürlüktedir."

Sol ve demokratik güçlere çağrı

Türkiye’deki sol, sosyalist ve demokratik güçlere de seslenen Bese Hozat, “Demokrasi güçlerinin, sol sosyalist güçlerin eleştiri ve kaygılarını bir yere kadar anlıyorum. Bizim de eleştirilerimiz var ama bu sürecin özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesi süreci olduğunu anlamaları ve buna katılmalarını, sorumluluk almalarını, öncülük etmelerini bekliyoruz” dedi.

Muhabir: Kadir Gürhan