AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekâtı’nın dönüm noktası kutlamaları kapsamında gittiği Lefkoşa’da İhlas Haber Ajansı’ndan (İHA) Gökçe Örnekal'a özel açıklamalarda bulundu. Kıbrıs davasının 86 milyonun ortak meselesi olduğunu belirten Yayman; Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) silahlanma faaliyetlerini ve sınırdaki provokatif eylemleri değerlendirdi.
"Eşit statülü iki devletli çözüm sürecindeyiz"
Mutlu Barış Harekâtı’nın Kıbrıs Türk halkını bir soykırımdan kurtardığını ve tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Yayman, Rum tarafının Kıbrıs Türkü’nü siyasi, ekonomik ve toplumsal alanda yok sayma yaklaşımının bugün de sürdüğünü kaydetti. AB'nin Rum yönetimine yönelik tavrını eleştiren Yayman, federasyon tartışmalarının geride kaldığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Kürsüsü’nde dile getirdiği gibi artık bu meselede top çevirme zamanı geride kalmıştır. Kıbrıs Türk halkının temel talebi olan eşit statülü, siyasal egemenlik temelinde iki devletli çözüm sürecindeyiz" dedi.
Avrupa Parlamentosu’ndaki iddialara tepki
Avrupa Parlamentosu’nda bir Yunan parlamenterin Türk askerini hedef alan suçlamalarını "deli saçması" olarak nitelendiren ve yok hükmünde saydıklarını belirten Yayman, AB'nin 1960 Garanti Anlaşması'nı ve Annan Planı’nı yok sayarak GKRY'yi tek taraflı olarak üyeliğe kabul etmesini eleştirdi. Kıbrıs'taki Türk askeri varlığına karşı ciddi bir hazımsızlık olduğunu ifade eden Yayman, adadaki Türk varlığının geriye dönülemez bir gerçek olduğunu vurguladı.
"Güney Kıbrıs silah deposu haline getirilmiştir"
Rum Yönetimi lideri Hristodulidis’in politikalarına değinen Yayman, Rum tarafının Fransa, İsrail ve Hindistan ile yaptığı askeri işbirlikleri ve gelişmiş füze sistemleri anlaşmalarıyla adayı bir silah deposuna çevirdiğini söyledi. Bu durumun doğrudan Kıbrıs Türk halkına yönelik bir tehdit oluşturduğunu kaydeden Yayman, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceği Türkiye’nin geleceğidir. Türkiye bu konularda asla bir oldu bittiye müsaade etmeyecektir. Dün nasıl ki ‘Ya Taksim Ya Ölüm’ yaklaşımı gündeme geldiyse, Türkiye bugün bu noktadan bir milim dahi geri adım atmamıştır" dedi.
Provokasyonlar stratejik sabırla izleniyor
Metehan Sınır Kapısı’nda düzenlenen ve Kıbrıs Türk halkını tahrik etmeyi amaçlayan yürüyüş ile gösterilerin Türkiye ve KKTC tarafından yakından not edildiğini aktaran Yayman, iki ülkenin bu gelişmeleri stratejik bir sabırla izlediğini belirtti. Geçmişte Annan Planı ve Crans Montana süreçlerinde verilen sözlerin tutulmadığını hatırlatan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kıbrıs Türk halkını zarara uğratacak hiçbir önerinin kabul görmeyeceğini ifade etti. Yayman, açıklamalarının sonunda kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere varoluş mücadelesinin liderlerini ve harekat şehitlerini anarak adadaki Türk varlığının kararlılıkla süreceğini yineledi.




