Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı büyüme verilerini değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme oranıyla tamamlamasının, küresel ölçekte yaşanan tüm zorluklara rağmen önemli bir başarı olduğuna dikkat çeken Baran, bu performansın ekonominin dayanıklılığını bir kez daha gösterdiğini vurguladı.

Son 5 yılda en çok altın alan ülkeler açıklandı: Türkiye kaçıncı sırada?
Son 5 yılda en çok altın alan ülkeler açıklandı: Türkiye kaçıncı sırada?
İçeriği Görüntüle

Baran, yazılı açıklamasında 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Küresel ekonomide belirsizliklerin sürdüğü, sıkı para politikalarının uygulandığı ve jeopolitik risklerin devam ettiği bir dönemde elde edilen yüzde 3,6’lık büyümenin dikkat çekici olduğunu belirtti.

“Yüzde 3,6’lık büyüme, Türkiye ekonomisinin direncini, reel sektörümüzün üretim gücünü ve ülkemizin potansiyelini bir kez daha ortaya koydu” diyen Baran, dünya genelinde enflasyonla mücadele politikalarının sürdüğünü, finansmana erişimin zorlaştığını ve ticarette korumacı eğilimlerin arttığını hatırlattı.

Yakın coğrafyada süren savaş ve çatışmaların, artan enerji maliyetlerinin, yeşil dönüşüm yatırımlarının ve tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma sürecinin iş dünyası üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu ifade eden Baran, “Böyle bir ortamda 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile tamamlamamız son derece kıymetli. Bu tablo, özel sektörümüzün dinamizmini ve ekonomimizin sağlam temeller üzerinde ilerlediğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sanayi ve tarım sektörleri için tedbir çağrısı

Büyümeyi sektörler bazında da ele alan Baran, inşaat, bilgi-iletişim, ticaret ve konaklama gibi alanların ekonomiye katkısının sürdüğünü belirtti. Buna karşılık sanayi, gayrimenkul faaliyetleri ve insan sağlığı sektörlerindeki sınırlı büyümenin dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Bu alanlarda daralmayı önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesinin önemine işaret eden Baran, özellikle yüzde 8,8 oranında gerileyen tarım sektörünün mercek altına alınması gerektiğini vurguladı. İklim değişikliğinin etkilerine rağmen tarımı büyütecek politikaların gündeme taşınmasının elzem olduğunu kaydetti.

Sürdürülebilir büyüme için finansman vurgusu

Baran, 2025 yılının tamamında elde edilen yüzde 3,6’lık büyüme oranı ve 18 bin 40 dolarlık kişi başına milli gelirin, Orta Vadeli Program hedefleriyle uyumlu bir performansa işaret ettiğini belirtti. Ancak sürdürülebilir ve kalıcı büyüme için finansman imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Ekonominin omurgasını oluşturan, üretim, istihdam ve ihracatın ana taşıyıcısı konumundaki KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Baran, yatırım iştahını destekleyen ve verimlilik artışını hızlandıran adımların büyümenin devamlılığı açısından kritik olduğunu söyledi.

Enflasyonla mücadelede atılacak başarılı adımlarla birlikte finansman şartlarının daha elverişli hale gelmesinin, büyümeyi daha güçlü ve dengeli bir zemine taşıyacağını belirten Baran, iş dünyası olarak üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülke için değer oluşturmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Baran ayrıca, ekonomik istikrarın güçlenmesi ve reform adımlarının kararlılıkla sürdürülmesinin, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde daha yüksek ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına ulaşmasına katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Muhabir: Selim Ercan